BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Erol Yaşar!..

Erol Yaşar!..

Yeni yılın ilk yazısı “böyle mi olmalıydı”, sevgili Başkan, böyle mi olmalıydı? “Dostlar grubu ile” Karaburun’un Mordoğan Beldesi’nde mutlu geçirdiğimiz “Yılbaşı Gecesi’nin üzerinden henüz 10-15 saat bile geçmemişti; bir telefon!.”



Yeni yılın ilk yazısı “böyle mi olmalıydı”, sevgili Başkan, böyle mi olmalıydı? “Dostlar grubu ile” Karaburun’un Mordoğan Beldesi’nde mutlu geçirdiğimiz “Yılbaşı Gecesi’nin üzerinden henüz 10-15 saat bile geçmemişti; bir telefon!.” Sevgili Kemal Zorlu’nun “kutladığı yeni yılımızın sonrasında” gelmeye başlayan “kötü ve acı haberin” ilk belirtisiydi, titreyen sesi: “Öcal Abi, anlıyorum ki duymamışsın. Sana yeni yılın ilk gününde böyle bir haber vermek istemezdim, acı ve tatsız bir haber!.” Dura dura, tıkana tıkana konuşuyordu, sevgili Zorlu! İçim yana yana “Kim, acaba kim?” sorularıyla dolu bir film şeridi gözlerimin önünden geçip gidiyordu ve o film şeridinde hep “yaşlılar ve hastalar vardı!.” “Erol Yaşar’ı kaybettik” cümlesi gelince, inanamadım ve tam bir boşluğa düştüm!. Daha bir hafta önce Ankara’da Gökçe Karataş Vakfı yarışmasının ödül töreninde beraberdik. Ankara Devlet Konukevi’ndeki törende “meslek hayatımda aldığım ilk ve tek ödülü” sanki kendisi kazanmış gibi sevinçle ve mutlulukla karşılamış, beni defalarca kutlamış ve sonra elimden tutarak Türkiye Spor Yazarları Derneği Ankara Şubesi Tesisleri’ne götürerek, mutfağına kadar gezdirmişti! “Arkadaşlarıyla beraber neler yaptıklarını” anlatırken, mesleğe, derneğe, spor yazarlarına hizmet etmenin onda adeta bir “ibadet halini aldığını” hissetmiştim! Futbolculuk ya da antrenörlük hayatlarını ya da kulüp yöneticiliği dönemlerini “spor yazarlarına hatta hakaret ede ede geçirmiş olanların” baştacı edildiği ve paraya boğulduğu medyamızda yıllarını verdiği gazeteden ayrılmak zorunda bırakıldığından beri, “spor teşkilatı gazeteciliğinin en iyilerinden olan” sevgili Erol Yaşar, “kimseye boyun eğip, iş dilenmediği için” işsiz kalmış o da kendini dernek yöneticiliği ve başkanlığına adayarak, büyük hizmetlere imzasını atmıştı! İnanılmaz bir şevkle ve tempo ile, mesleğe ve derneğe kazandırdıkları 19 Mayıs Stadı Kompleksi içinde duruyor! “Konferans salonlu yeni eğitim binasının kolonları ise yükselmeye devam ediyor!” O binayı, inanıyorum ki, onun plânladığı zaman içinde arkadaşları bitirecekler! O binaya “Erol Yaşar Türkalp’in adı verilmeli!” Orada eğitilecek gençlerimiz, “Erol ağabeylerinin hatırasını ilelebet içlerinde yaşatmalı!” Sevgili Başkanımız, “Spor yazarlığı kimliğinin de yılmaz savunucularındandı!” O konudaki mücadele bayrağını hep dimdik tuttu! Artık görev “arkadaşlarının!.” Hepimizin! Çok genç yaşta gitti, aramızdan! En olgun, en çok hizmet vereceği bir yaşta, onu kaybettik! Yüce Allah, toprağını bol, ruhunu cennetlik etsin! Başta eşi olmak üzere geride bıraktıklarına Allah sabır versin! “Erol Yaşar gibi bir aile babası” kolay kolay unutulmaz! İçim yanıyor! Bir kardeşimi kaybettim; göz pınarlarım dolu, hatırlıyorum! Geçen ayın başlarında her gün telefon ederdi. “Öcal abi, bu tüzüğü değiştirelim, şubelere biraz nefes alma imkanı verelim!. Elbise artık dar geliyor!.” Genel kurul yapmış, tüzüğü değiştirmiş, elbiseyi bollaştırmıştık!. Sonra?. Daha uygulamaya koyamadan o tüzüğü bize bıraktın gittin!. Oldu mu ya? İçim yana yana soruyorum: Oldu mu ya?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT