BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sadece bayramlarda değil, pazar günleri de tek gazete...

Sadece bayramlarda değil, pazar günleri de tek gazete...

Dün pazardı; haftanın bu tatil gününün en azından öğleden öncesini evinizde geçirdiniz. Muhtemelen biraz da geç kalktınız.



Dün pazardı; haftanın bu tatil gününün en azından öğleden öncesini evinizde geçirdiniz. Muhtemelen biraz da geç kalktınız. Kalkınca, kahvaltıya başlamadan, kahvaltı sırasında ve kahvaltıdan sonra gazetenize yahut gazetelerinize önce hızlıca bir göz atıp sonra ilginizi çeken haberleri okumaya başladınız. Belki yüzünüzü dahi yıkamadan karşınıza çıkan haberlerle başladı içiniz kararmaya. Siz, bir, en fazla üç gazeteye bakmışsınızdır. Biz, her gün bir kucak dolusunu inceliyoruz. Dün de öyleydi. Belki bir çoğunuzun uykuda olduğu pazarın erken saatlerinde iş yerindeki odamızdaydık. Cumartesi mesai bittikten sonra gelen bir haberden Yönetim Kurulu Başkanımız sayın Enver Ören'in İhlas Holding şirketleri genel müdürlerini pazar öğlende toplantıya davet ettiğini öğrendik. Eğer makalemizi sabahtan kaleme alamazsak daha sonra yazıişlerini sıkıntıya sokabilirdik. Bu sebeple sahilyolunu takip ederek buzlannmış asfaltı arkada bıraka bıraka Bakırköy yeşilliğinden Yenibosna'ya vardık. Pazar tenhalığı ve tatil sükûnetinde gazeteleri karıştırırken doğrusu hayıflandık. Bu haberler insanları da ülkeyi de bunalıma sokar. Yazılanlar, sadece kötü değil aynı zamanda felaketti de. Siyaset, Ticaret, Partiler, Aile, Ve nerede ise hangi müessese varsa onlarıın tamamı çürümüş, kokuşmuş, yıkılmaya yüz tutmuştu. Haberler toplamının kare kökü buydu. Bu mânâ anlaşılıyor, ümid namına bir şey ayakta kalmıyordu. Medyanın böyle davranmaya hakkı var mı? Manşetler, neden el bombası halini almış? Hiç mi iyi haber yok? Yalnızca kötü haber mi haberdir? Bir pazar günü olsun, vatandaşa kafasını dinleme, 5-10 saati huzur içinde geçirme imkânı verilemez mi? Yetmezmiş gibi, çoğu kâğıt israfından başka bir şeye yaramayan ilaveler takviyeye geliyor, yetmezmiş gibi televizyonlar omuz veriyor, yetmezmiş gibi radyolar sesleniyor, yetmezmiş gibi internet mikrop saçıyor. Mali şartlar vatandaşı zaten yeteri kadar sıkıntıya sokmuşken böyle bir tarz sadece zarar vermektedir. Öyleyse... Teklifler: Pazar günleri haber unsurları menfi, yıkıcı, yıpratıcı haber vermeseler. Siyaset, ekonomi, aktüalite yazan yazarlar haftanın bu son günü sütunlarını daha farklı kalemlere bıraksalar. Veya bunların gerçekleşmesi zorsa -ki öyle- bir başka zor denense... Basının gündem tartışması şu: Deniyor ki: "Eskiden olduğu gibi dini bayramlarda gazeteler yayınlanmasın. Gazeteciler Cemiyeti gazete çıkartsın". Maksat bu sektörün çalışanlarına senede bir hafta olsun dinlenme yolu açmak. Hemen her kalem sahibi buna destek vermektedir. Biz, düşünceyi biraz daha ileri götürmek istiyoruz: Pazar günleri de gazeteler yayınlanmasa. Pazar günleri gazeteler ya ortaklaşa bir gazete çıkartsalar, veya her pazar sadece bir gazete yayınlansa yahut bu hak bayramlarda olduğu gibi cemiyete bırakılsa.. Ancak kim yayınlarsa yayınlasın huzur kaçırılmasın. Haberlere bakarsanız memlekette hiç namuslu, ahlaklı, dürüst... kimse yok. İstisnalar esas gibi gösterilirse manzara bu oluyor. Devlette de, siyasette de, bürokraside de, ticarette de... her alanda çok mükemmel insanlar var. Hele aile!.. Bin şükür ailemiz sapasağlam. Türkiye, mükemmel insanlarla hedeflerine varacaktır. Medyayı sorumlu ve şuurlu olmaya çağırıyoruz. İki lokma et için mangal yakarken ormanı tutuşturan kimseler gibi tiraj uğruna ortalığı yakıp kül etmeyiniz.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT