BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Son model erkekler

Son model erkekler

Biraz sonra yazacaklarıma kızmayın. Eğer kendinize benzetemediyseniz o zaman üzerinize alınmanıza gerek yok demektir. Ama sırf size benzemiyor diye birtakım gerçeklere yok muamelesi yapamazsınız. Ve gerçekler hoş değildir çoğunlukla.



Biraz sonra yazacaklarıma kızmayın. Eğer kendinize benzetemediyseniz o zaman üzerinize alınmanıza gerek yok demektir. Ama sırf size benzemiyor diye birtakım gerçeklere yok muamelesi yapamazsınız. Ve gerçekler hoş değildir çoğunlukla. Yeni bir tür erkek davranış modeli türediğini gözlemliyorum. Özellikle son birkaç yıldır artan bu davranış biçimi bana tuhaf geliyor. Benden çok da annem ve onun yaşıtlarına... Biliyorsunuz, bir zamanlar bu dünyada yaşayan ve adına centilmen denilen bir erkek türü yaşarmış. Bu erkekler hanımlarının ya da kız arkadaşlarının gözlerinin içine bakarlar, kırmaktan korkarlar, sevgilerini belli etmek uğruna olası bütün yollara baş vururlarmış. Hanım üşürse paltolarını çıkartır narin omuzlara yerleştirir, gerekirse yanlarında bulunan bayanı korumak için kavgadan bile çekinmezlermiş. Yaş günleri, yıldönümleri gibi özel günleri asla unutmayıp mutlaka pahalı ve zarif hediyelerle günün anlam ve ehemmiyetinin altını çizerlermiş. "Miş ve muş" takılarına benim şiddetle ihtiyacım var bu yazıyı yazarken çünkü ne yazık ki adı geçen bu türü gözlerimle görmek nasip olmadı hiç. Ancak kitaplarda okuduklarım, filmlerde izlediklerim ve annemlerden dinlediklerim var. Biz yetişemedik o mutlu zamanlara. Kadın erkek eşitliğini daha ziyade kadının sömürülmesi gibi algılayan erkeklere rastladık olsa olsa. Erkeğin bilincinin yükseltilmesi değil, kadının hantallaşması sonucuna ulaştı Türk feminizmi. Feministleri eleştirmiyorum. Bu onların suçu değil. İnsanlar öğrendiklerini bile art niyetle kullanabiliyorlarsa feministler ne yapsın? Benim ve yaşıtlarımın tanıdığı erkekler az önce anlattıklarımdan çok farklı. Kadının çalışmasına itiraz etmeyen, tam tersine getireceği paradan faydalanan bir cins biliyoruz biz. "Hayat müşterektir" sloganına sıkı sıkıya bağlı bu erkekler kadının eve getirdiği parayı afiyetle yemeyi eşitlik sayıyorlar. Bunu yaparken hiç yüksünmüyorlar. Eğer kadının gelirinde azalma olursa ancak o zaman üzülüyorlar. Kadının gelirinden faydalanan erkekler buna karşılık babadan kalma "hak"larından da imtina etmiyorlar. Yani eve gelince yemeği hazırlayan, sofrayı kuran, misafiri ağırlayan yine kadın oluyor. Banka işlerini takip etmekle yükümlü kadın ev işlerinden de sorumlu oluyor. Hele çocuk varsa tablo iyice hazinleşiyor. İşin içine bu kez çalışan annenin ailesi giriyor. Ne hikmetse torunlara illa ki anneanneler bakıyor. Babaannelerin sürekli baktığı torun örneği yok denecek kadar az. Bu arada damat bu yardıma sevinip teşekkür edeceğine şikayet ediyor. Sanki kadın bebeği evden getirmişçesine söylenip duruyor. Eskisi gibi gezemediklerini, evde yalnız kalamadıklarını durmadan hatırlatıp var olan huzuru yok ediyor acımadan. "Karım bizim için didiniyor" diyeceğine başka kadınlara göz süzüyor. Bir de bağırıp çağırmaları eklerseniz tablo tamamlanmış oluyor. Adına eşitlik dediğimiz bu manzara benim içimi sıkıyor. Hayır, kötümser falan değilim. Ben bu örneklerin aksini hiç yaşamadım. Eğer siz yaşıyorsanız kıymetini bilin derim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT