BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kısasa kısas

Kısasa kısas

Türkiye bugünden tezi yok Fransa'ya şiddetli bir tepki vermelidir. Öncelikle TBMM, Cezayir olayını gündeme getirmeli, ardından Türk halkı, Fransız mallarına ve Fransa seyahatine boykot uygulamalıdır. Eğer bütün bunlar yapılmaz ve pasif kalınırsa tazminat ve toprak talebi kapıdadır...



Hayır, Türkiye'nin artık bir saniye bile beklemeye tahammülü yoktur. Ermeni komitacılarının masallarına şakşak tutan Fransa'ya sözle değil, eylemle tavır takınılmalıdır. Ne mi yapılabilir? TBMM sadece bu gündemle toplanıp Fransa'nın Cezayir'de yaptığı soykırım lanetlenip yasa biçimine sokulmalıdır. Keza Korsika'daki Fransız alçaklığı kınanıp aynı tavır bu konuda da sergilenmelidir. Toplumsal boykot Bitmedi... En önemlisi toplumsal boykota gidilmelidir. Cumhurbaşkanı Sezer'le Başbakan Ecevit beraber TV'lere çıkıp milletimizden şunu istemelidir: "Lütfen Fransa'ya gitmeyin. Fransız mallarını almayın. Fransa damgalı olan her şeyi boykot edin." Böyle bir tavır devlet ciddiyeti ile bağdaşmaz demeyin. 60'lı yıllarda ABD Başkanı Johnson, Fransa ile aralarında çıkan bir ihtilafta ekranlardan ABD halkına şöyle seslenmişti: "Amerikalılar lütfen Paris'e gitmeyin ve Fransız şarabını içmeyin" İhaleler Bu çağrı Fransa'nın yüzmilyonlarca frank kaybına sebep olmuş ve Fransa, ABD ile ters düştüğü konuda geri adım atmıştı. Aynı şekilde biz de toplum olarak Fransız mallarına bugünden tavır almak durumundayız. Tepkiler bununla da sınırlı olmamalı. Fransa askeri ihalelerden dışlanmalı, Otomotiv ve diğer sanayi mallarına kuralına uygun olarak setler çekilmelidir. Kısacası Fransa'ya göstermelik olarak değil, çok somut bir biçimde büyük bir ticari zarara uğrayacağı hatırlatılmalıdır. Buna ilaveten bütün partilerin katılımı ile mitingler yapılmalı, ondan da önemlisi sivil toplum örgütleri sokağa dökülmelidir. Sahi olmadık olaylarda çığırtkanlık yapan bu örgütler neden şimdi susuyor? Sendikalarımız, Barolarımız, Tabipler Birliğimiz, İnsan Hakları Örgütlerimiz neredeler? 70 yıl önce olduğu ileri sürülen bir hayali safsataya karşı neden suskun kalınıyor? Galatasaray ya da Fener'in maç başarıları nedeniyle sokağa dökülenler niçin bu hadiseye tepki vermiyor? Soruyorum bu olay futbol maçından daha mı önemsiz? Ruhsuz bir toplum Yazıklar olsun hepimize ki ruhsuz ve sürü hüviyetli bir toplum olduk. Olmadık avantürlüklerde feveran eden bizler, bu hayati konuda dut yemiş bülbüle döndük. Medya bile bu alçaklığa yeterli tepkiyi verememiştir. Galatasaray-Leeds maçı için cihat açan anlı-şanlı kalemşörler şimdi niçin suskundurlar ve halkı neden protestoya çağırmıyorlar? Bazı okurlarım bütün bu teklifleri abartılı bulabilir. Hayır, meseleye duygusal bakıyor değilim, hadise gerçekten vahimdir. Somut tavırlar Bakınız eğer Fransa'ya gerekli tepki gösterilmez ve somut tavırlar takınılmaz ise bu gibi teklif ve yasalar bütün AB ülkelerinde gündeme gelecektir. Sadece o mu? Birkaç ay ya da yıl sonra da, önce tazminat istenecek ve ardından toprak talep edilecektir. Evet hadise açık ve seçik olarak Sevr'in yeniden vizyona sokulmasıdır. Hep idare-i maslahat, hep esneklik olmuyor. Türkiye artık bu Haçlı alçaklığı ve dayanışmasına başkaldırmalıdır. Efendim köprüleri atmayalım, belki Chirac imzalamaz demeyin. Chirac, Clinton değil, Fransa da ABD değildir. O adam dileriz yanılırız ama imzalayacaktır. Bu bakımdan hemen eyleme geçme zamanıdır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT