BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sokak çocuklarıyla arkadaştı o artık!..

Sokak çocuklarıyla arkadaştı o artık!..

Tuncer, babası da evden gittikten sonra akşamdan beri elinden bırakmadığı tahta parçasını ve kör, paslı çakısını aldı eline. Asiye ile Ümit kahvaltılarını ediyorlardı.



Tuncer, babası da evden gittikten sonra akşamdan beri elinden bırakmadığı tahta parçasını ve kör, paslı çakısını aldı eline. Asiye ile Ümit kahvaltılarını ediyorlardı. Zehra'nın bütün tembihlerine rağmen Yakup, çocukların karınlarını doyurmasını beklemeden çıkmıştı evden. Emine ise sabah annesinin şefkatli elleriyle temizlenmiş, karnı doymuş bir halde uyuyordu yatağın üzerinde. Tuncer dışarıdan gelen sesleri duyunca başını kaldırıp dinledi ortalığı. Hızla pencereye koştu. On iki, on üç yaşlarında üç çocuk bakıyordu pencereye doğru. Hemen kapıya atıldı. Ayakkabılarını ayağına geçirip fırladı dışarıya. Diğerlerine göre küçücük boyu, çelimsiz haliyle dikkati çekiyordu. Çocukların kılık ve kıyafetleri pejmürdeydi. Suratları kirden kararmış, saçları aylardır su görmemiş olduğu belli, keçeleşmişti. - Nasılsın? Yiyecek bir şeyler getirsene bize. Bugün hiçbir şey otlanamadık. Tuncer kaşlarını kaldırdı. Çakır gözleri tıpkı babasına benziyordu. Gülüşü, bakışları, şaşırdığı zaman yüzünü gerip, dudak kenarlarını aşağıya doğru kıvırması tıpkı Yakup'tu. - Yok ki... Bizim evde de bir şey yok.. - Olmaz mı be? Git bak! Yoksa aramıza giremezsin, almayız seni... Hızla döndü Tuncer, kapıyı bir tekmeyle açarak mutfağa daldı. Yarım somun ekmek kalmıştı. Hızla dolaştırdı gözlerini etrafta. Biraz siyah sele zeytini vardı bir plastik kabın içinde. Zehra köyden getirmişti. İçinde kırıntılar kalmış peynir tabağını da sofradan kaptı. Asiye hayretle baktı ağabeyine. Dışarıdaki çocuklar gelen yiyeceklerin üzerine panter gibi atladılar. Üçü de son derece pejmürde kılıklar içindeydiler. Suratları aylardır su yüzü görmediklerini ispatlar gibi simsiyahtı. Saçları keçeleşmiş, beyaz tüycükler oluşmuştu üzerinde. Tuncer'in getirdikleri, üç çocuğun dişinin kovuğunu bile doldurmazdı. Yine de epey bir zamandır aç olan karınlarını doyurmaktan ziyade, nefislerini biraz olsun köreltmelerine yetmişti. Büyük bir iştahla yediler iki dakika içinde ekmeği, zeytin ve peyniri. Uzun boylu ve sert bakışlı olanı ayağa kalktı, elinin tersiyle ağzını silerek başıyla işaret etti: - Haydi, gidip bir şeyler bulalım, ben doymadım. Tavırlarından üç çocuğun lideri olduğu belliydi. Ötekilerin ona bakışlarında bile tuhaf bir boyun eğiş ve saygı vardı. Tuncer de takıldı peşlerine. Hemen gözden kayboldular. Evde beş yaşındaki Asiye, üç yaşındaki Ümit ve daha bebek olan Emine tek başlarına kalmışlardı. Tuncer bir haftadır arkadaşlık ediyordu bu sokak çocuklarıyla. Elindeki paslı çakıyı da onlardan almıştı. Ama ne Zehra, ne de Yakup fark etmişti çocuğun elinden düşürmediği kesici aleti. O kadar dalmışlardı ki hayat mücadelesinin içine, çevrelerini göremiyor, küçük oğullarının yaşadığı başı bozukluğun ciddi sonuçlarını tahmin edemiyorlardı. Zehra birkaç kere kocasına söylemişti okul için. Bir keresinde okula kadar gitti Yakup. Ama okul müdürünün kayıt ve nakil için vermesini istediği parayı çok bularak bu senelik oğlunun okulunun kalmasının bir sakıncası olmayacağı fikrini benimsemiş, bunu biraz da dayatma ile karısına kabul ettirmişti. Zehra epey yaşamıştı bu olayın sıkıntısını. Çocuğun avare olmasından korkuyordu ama Yakup'un hiç olmazsa kendileri evde yokken kardeşlerine göz kulak olması gerektiği hakkındaki düşüncesi fazla da üstelememesine neden olmuştu. Zehra'nın da işine gelmişti bu fikir. Böylece evi beş yaşındaki Asiye'ye emanet edip gitmektense, hayatta üç senelik fazladan tecrübesi olan oğlu Tuncer'e bırakması daha tatmin edici gelmişti kendisine. Sert bakışlı çocuk durakladı. Ciddi bir tavırla: - İşe çıkmalıyız. Bir plan yapalım. Tuncer merakla baktı onlara: - Ne işine çıkacağız ya? Çocuklardan saçları sarıya çalanı güldü pis, sararmış ve yarısı çürük dişlerini göstererek: - Para kazanacağız aslanım, para... Tuncer heyecanlanmıştı. Merakla bir adım daha yaklaştı onlara doğru. DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT