BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa ve Dış Politika Vakfı Direktörü Dr. Thanos P. Dokos: Türk-Yunan ilişkileri siyasi kararlılığ

Avrupa ve Dış Politika Vakfı Direktörü Dr. Thanos P. Dokos: Türk-Yunan ilişkileri siyasi kararlılığ

NATO konularında Yunan Dışişleri Bakanlığı'na danışmanlık görevini de yürüten Dr. Thanos P. Dokos, Türkiye ve Yunanistan'ın yaptığı silahlanma harcamalarıyla, Batı'nın savunma sanayiini beslediğini belirtiyor.



Türkiye ve Yunanistan arasındaki askeri ve siyasi ilişkileri görüştüğümüz Dr. Thanos P. Dokos, iki ülke arasındaki güvensizliğin, tarihteki olaylardan kaynaklandığını belirtiyor. Dr. P. Dokos, ilişkilerin geliştirilmesi için siyasi kararlılığın olması gerektiğini ve muhtemel bir çatışmanın iki taraf için de çok pahalıya mal olacağının bilincine sahip olunması gerektiğini üstüne basarak vurguluyor. Kışlalı- Bulunulan noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Dokos- 1990'lı yıllar Türk-Yunan ilişkileri bakımından zor dönemdi. Kosova anlaşmazlığı sırasında, iki hükümet ilişkilerin geliştirilmesi konusunda mutabaka varınca durum değişmeye başladı. Türkiye ve Yunanistan'da vuku bulan korkunç depremler ile iki ülke dışişleri bakanlarının gayretleri ve bilhassa Türkiye'deki depreme çabuk Yunan reaksiyonunu takiben Türkiye'nin Yunan depremine ilgisi havayı adamakıllı değiştirdi. Kışlalı- Yunanistan Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği önünde engel olmaktan nasıl vazgeçti? Dokos- İki şartla; birincisi Ege'deki Kıta Sahanlığı problemleri 2004 yılına kadar çözümlenmediği takdirde konunun Lahey Uluslararası Adalet Divanı'na götürülmesi şartıyla. İkinci şart da G. Kıbrıs'ın AB'ye, Kıbrıs sorunu çözümlenmese de, üyeliğe kabulü idi. Türkiye'nin AB üyeliğine en büyük muhalifleri Yunanistan'da değil, Avrupa'nın diğer ülkelerinde aramak gerekir. Kışlalı- 2000 içindeki Türk-Yunan yakınlaşması ne noktada? Dokos- İki ülke dışişleri bakanları turizm, ticaret, kültür, çevre, organize suçlar, yasal olmayan göç, uyuşturucu ticareti ve terörizm konularında birçok anlaşma imzaladılar. Ama iki ülke arasındaki ciddi sorunlar; Kıbrıs problemi, Ege'yle ilişkili sorunlar hâlâ ortada. Yunanistan bu sorunların Türkiye'nin revizyonist iddialarından kaynaklandığını düşünüyor. “Askeri masraflar giderek artıyor” Kışlalı- İki ülke arasında silahlı çatışma ihtimali görüyor musunuz? Dokos- İki taraf da böyle bir ihtimalin, Kıbrıs'ı içine alsa da almasa da, Batı ve NATO için ne kadar yıkıcı olacağını anlamak zorunda. Taraflar marjinal askeri ya da araziyle ilgili kazançlar sağlasalar da bunların ardından revanşist çatışmalar zincirinin geleceği muhakkak. Bu da iki ülke ekonomisi ve toplumları üzerinde yıkıcı etkiler yapar. NATO'nun Güney kanadının çökmesine de yol açar. Kışlalı- İki ülkenin silahlanma yarışı hakkında ne düşünüyorsunuz? Dokos- Avrupa'da aksine gidiş var ama Türkiye ve Yunanistan askeri masraflarını arttırıyorlar. 1996 Nisan'ında Türkiye on yıllık 31 milyar dolarlık, daha önce de 150 milyar dolarlık 30 yıllık bir silahlanma programı ilan etti. Yunanistan Kasım'da beş yıl için 14 milyar dolarlık program kabul etti. Yunanistan'ın savunma giderleri yıllık 5 milyar dolar. Gayri safi milli gelirinin yüzde 5,6'sı. NATO üyeleri arasında en yüksek oran bu. Türkiye'ninki 8,5 milyar dolar; GNP'nin yüzde 4.5'i. Batı'nın savunma sanayiini besliyoruz. Kışlalı- Sizce iki ülke arasındaki güvensizlik nereden kaynaklanıyor? Dokos- Tarihten, geçmişin olaylarından gelen bir güvensizlik var. Ama benzer ülkeler gibi; Almanya-Fransa, Rusya-Almanya, geçmişin tutsağı olmaktan kurtulmak lazım. Bunu söylemek yapmaktan zor maalesef. Kuşkuyu ortadan kaldırmak uzun zaman ister. Karşılıklı bilgi eksikliği de işi güçleştiriyor. "Hellenic Foundation for European and Foreign Policy" vakfı bu konuda yararlı olacak "Çağdaş Türkiye'nin Siyasi Sistemi, Ekonomisi,Toplumu, Dış Politikası" isimli bir kitap hazırlıyor. Ama bu konularda fazla iyimser olmamak gerek. Kışlalı- Sizce başka nelere ihtiyaç var havanın yumuşatılması için? Dokos- Venizelos-Atatürk dönemi gibi olmasa bile, iki ülkede istikrarlı güçlü hükümetler ve liderler olmalı. ABD, NATO ve AB iki ülkeye, güvenlik sağlayıcı önlemler açısından dengeli yaklaşmalı. İlişkilerin geliştirilmesi için siyasi kararlılık olmalı. Olası bir çatışmanın iki taraf için de çok pahalıya mal olacağının bilincine sahip olunmalı. Yunan düşünürlerinin çoğu Türkiye'nin ilişkileri geliştirme niyetine pek inanmıyor. “Başbakanlar arasında kırmızı hat kurulabilir” Kışlalı- Elle tutulur önerileriniz var mı? Dokos- Başbakanlar ve belki genelkurmay başkanları arasında kırmızı hatlar kurulabilir. Papoulias-Yılmaz anlaşması uygulanabilir. Ege'de askeri manevralar 4 ay yapılmayabilir. Taraflar "casus belli" (savaş sebebi) ilanını topraklarının bütünlüğünün ihlali haline indirgeyebilirler. Birbirini tahrik edecek beyanatlardan kaçınılabilir. NATO manevralarında sorun oluşturan hususlardan kaçınılabilir. Karşılıklı olarak birbirinin ülkesindeki istihbarat faaliyetleri azaltılabilir. Ege'de hava ve deniz kuvvetlerinin sorun çıkmaması için dikkatli davranması sağlanabilir. Kışlalı- Sadece askeri alanla ilgili görüşleriniz neler? Dokos- Karşılıklı kuvvet indirimleri düşünülebilir. Türkiye, doğudaki güvenlik durumu dolayısıyla hava kuvvetlerinde indirimi kabul etmeyebilir ama deniz kuvvetleri için bunu düşünebilir. 1930'da Atatürk ve Venizelos deniz kuvvetlerinin sınırlandırılması için bir protokol imzalamışlardı. Kıbrıs'a BM kuvvetleri NATO kuvvetleriyle değiştirilip 5 bin Türk, 3 bin Yunan askeri getirilebilir. Bir İngiliz üssü NATO üssü haline getirilebilir. Kışlalı- Yumuşak tedbirler konusundaki görüşleriniz neler? Dokos- Bu konularda 2000 yılı başlarında bazı anlaşmalar yapıldı. Bunlara pofesyonel dernekler arası temaslar sağlama eklenebilir. Sendikalar, iş adamları dernekleri, gazeteciler, akademisyenler, bilhassa hudutlara yakın oturan sokaktaki vatandaşların temasları yararlı olur. Medya tartışmaları ikili ilişkilere etki yapar. Bunlarla birlikte Yunanistan'ın, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda Türkiye'yi desteklemesi aktif bir şekilde sürdürülmelidir. Aynı zamanda ABD'deki Yunan lobisi Türkiye'ye karşı daha az hasmane yaklaşım içinde olmalıdır. “Türk tarafı daha olumlu” Kışlalı- Davos, Camp David ya da Oslo benzeri görüşmeler yararlı olur mu? Dokos- Bu konuda fazla iyimser değilim. Kışlalı- İki ülke yönetimleri ve ülkelerdeki koşullar yakınlaşmaya müsait mi? Dokos- Yunanistan'da başbakanın önceliği ekonomi. Yunanistan'ın Helsinki'deki Türkiye yanlısı davranışına Türkiye'nin cevabından düş kırıklığına uğradığı görüldü. Papandreu'nun Cem ile iyi ilişkileri yararlı olabilir. Yunanistan'da muhafazakar parti de,uygulamada taktiklerde ayrılsa bile, Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesinden yana. Türkiye'de iç siyasi hava biraz belirsiz. Cem'in etkisi ve Avrupa kuşkuculuğunun gücü soru işaretleri oluşturuyor. Bundan dolayı askeri güvenlik artırıcı önlemler konusunda ve Türk-Yunan anlaşmazlıklarının çözümü bakımından karamsarım. Kışlalı- Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaklaşımını nasıl buluyorsunuz? Dokos- Daha olumlu. Çünkü onlar Türk-Yunan gerginliği arzulamıyorlar. İçteki sorunlar ile Türkiye'nin doğusunda oluşabilecek potansiyel problemlerle ilgililer. Türkiye'de askerin ağırlığı dikkate alındığında, bunun anlaşmayı kolaylaştıracağı düşünülebilir. Ama askerin AB'ye karşı takınacağı tavır, Türk-Yunan yakınlaşması konusundaki umutları yok edebilir. Kışlalı- İki ülke arasında bir güvenlik rejimi nasıl sağlanır? Dokos- Bunu başkası zorlayamaz. Bu konuda geçerli bir rejim ancak görüşmeler yoluyla sağlanabilir. Güvenlik sağlayacak önlemler yardımcı olur. Görüşmelere ABD'nin, NATO'nun ve AB'nin yumuşak ve dikkatli bir şekilde baskıları da işe yarayabilir. Dr. Thanos P. Dokos kimdir? Dr. Thanos P. Dokos 1993 yılında Cambridge Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Eğitim konusunda doktorasını almış; şimdi 1999 yılında direktörlüğüne getirildiği Avrupa ve Dış Politika Vakfı'nı yönetiyor. NATO konularında Yunan Dışişleri Bakanlığı'na danışmanlık yapıyor. Yunan Savunma Bakanlığı'nın Stratejik Konular Araştırma Direktörlüğü'nü de 1996-98 arasında yaptı. Yunanca yayımlanan eserleri arasında "Türkiye'nin Jeostratejik Rolü" isimli bir kitabı da var. 2001 içinde ise, editörlüğünü yaptığı, Türk ve Yunanlı düşünürlerin katkısıyla Modern Türkiye isimli bir kitap yayımlanacak. Dr. T. P. Dokos ile Türkiye ve Yunanistan arasında askeri ve siyasi alanda güvenilirliğin nasıl oluşturulabileceği üzerinde konuştuk.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT