BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emir Sultan "rahmetullahi aleyh" -4-

Emir Sultan "rahmetullahi aleyh" -4-

Bir Hıristiyan rahib, Bursa'daki bir dağda, İnziva ediyordu, yalnız bir mağarada. Senenin son ayında, Bursa'ya iniyordu, Bir ay, tenha bir yerde, inziva ediyordu.



Rahibin imanı... Bir Hıristiyan rahib, Bursa'daki bir dağda, İnziva ediyordu, yalnız bir mağarada. Senenin son ayında, Bursa'ya iniyordu, Bir ay, tenha bir yerde, inziva ediyordu. Aşağıya inince, bu rahib mağaradan, Ziyarete gelirdi, halk ona her taraftan. Zira hasta insanlar, inanırdı ki şöyle; Şifaya kavuşulur onun duası ile. O, bir dua edince, kör, başlardı görmeğe, Kötürüm, sağlam olur, başlardı yürümeğe. Vaktâ ki teşrif etti, Bursa'ya "Emir Sultan", O rahibi görmeğe gidiverdi bir zaman. Rahip; (Ey Emir Sultan, safa geldin) diyerek, Aldı hemen içeri, iltifat eyleyerek. Lakin Emir Buhari, sordu ki hemen ona; (Benim "Emir" olduğum nereden malum sana?) Dedi; (Gördüm rüyada, senin büyük ceddini, O Resul haber verdi, senin geleceğini.) Sordu Emir Buhari; (Ey rahip, öyle ise, Ne için gelmiyorsun, imana, söyle bize.) Dedi; (Ceddin Muhammed huzurunda ben o an, Kelime-i şehadet getirip ettim iman.) Yine Ulu Cami'nin yerinde tâ o zaman, Bir cami yaptırmayı istedi "Bayazid Han." Lâkin bir acûzenin evi vardı arsada, Bir türlü satmıyordu, evini ne olsa da. Verilip her arsanın ne ise değerleri, İstimlak edilerek, alınmıştı her biri. Onun evi kalmıştı, arsa içinde bir tek, Lâkin yaşlı kadını, zordu kabul ettirmek. Yıldırım Bayezid Han, kadına bizzat gidip, Rica etti ise de, vermedi inat edip. Kadın, padişaha da deyince; (Hayır, olmaz) Gidip "Emir Sultan"a bu işi eyledi arz. Dedi ki: (Çok muhtacız sizin himmetinize, Zira bunu halletmek, imkansız oldu bize.) "Emir Sultan" dinleyip, üzüldü buna O da, Gece namaz kılarak, Rabbine etti dua. Kadın, şöyle bir rüya gördü gece bu kere; Mahşer olmuş, insanlar toplanmış hep bir yere. Müslüman olanlardan, Cennete gitti herkes, Sırf o gidemeyince, üzülüp duydu bir ses. Diyordu ki; (Cennete istiyorsan gitmeyi, Sat evini sultana, bırak inat etmeyi.) Uyanınca, kalbinde buldu bir ulvi huzur, Ve gördü ki, evini, kaplamış büyük bir nur. Sabahleyin sultana giderek sonra hemen, Dedi ki; (Bu evimi, hibe ettim sana ben.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT