BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vatandaşa bu eziyeti yapmayın

Vatandaşa bu eziyeti yapmayın

Sayın İGDAŞ Yetkilileri, Ben Yenibosna’da oturan bir İGDAŞ abonesiyim. Son ödeme günü olan doğalgaz faturamı ödemek için bu sabah 2 saatimi Yenibosna ve Şirinevler bölgesinde banka avcılığı yaparak harcamama rağmen faturamı yatırmayı başaramadım.



Sayın İGDAŞ Yetkilileri, Ben Yenibosna’da oturan bir İGDAŞ abonesiyim. Son ödeme günü olan doğalgaz faturamı ödemek için bu sabah 2 saatimi Yenibosna ve Şirinevler bölgesinde banka avcılığı yaparak harcamama rağmen faturamı yatırmayı başaramadım. Öncelikle kendi hesabım bulunan İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası ile sözleşmeniz yok. Halbuki bu yaygın bankalarla anlaşsanız otomatik ödeme talimatı verir rahat ederiz. Fatura bedeli yatırabilirsiniz diye ilan ettiğiniz bankaların pek çok yerde şubesi bile yok. Çoğu belki de toplam 3 tane şubesi olan banka. Onları oraya para yatırabilirsiniz diye yazmanın pek anlamı yok. Bu sabah önce Yenibosna’yı dolaştım. Para yatırabilecek bir banka burada yok. Sonra Şirinevler’e gittim. Fatura ödeme kuyruğuna girdiğim Vakıfbank’ta tahsilat yapan tek memur var ve kuyrukta en az 50 kişi. 15 dakika bekledim. Baktım bu hızla 2 saatte sıra gelmez. Kuyruktan çıktım. Karşı köşedeki Toprakbank’ta bankanın dışında metrelerce uzunluktaki kuyruğu görünce oraya yönelmedim bile. E-5’e paralel sokaktaki Kentbank ve Türkiye Ekonomi Bankası’nı aradım. Kentbank’ın yerinde yeller esiyor. Öbürünün de kapısında başka yere taşındıklarını gösteren bir yazı var. Aynı sokaktaki Şekerbank santral arızası sebebiyle sisteme bağlanamadığı için işlem yapamıyor. Yanındaki Emlakbank’ta kuyruk en az 50 kişilik. Döviz bürolarının bulunduğu ara sokaktaki Pamukbank saat 10’a kadar tahsilat yaptığı için oradan da boş döndük. Sayın yetkililer! Elinizi vicdanınıza koyun. Fatura borcunu ödemek için elinde parası, buz gibi havada dolaşan emekli bir vatandaşa reva görülen bu muamele sizce uygun mudur? Ben 3 sene önce emekli olarak Ankara’dan İstanbul’a taşındım. Orada modern bir uygulamayla kartla çalışan elektronik sayaç kullanılıyordu. Fatura derdi yoktu. Paranı peşin ödeyip paran kadar gaz harcıyorsun. Bu uygulamaya İstanbul’da neden geçilmez? Yukarıdaki konudan ayrı diğer bir tenkidim de faturaları gönderdiğiniz zarflarla ilgili. Bildiğim kadarıyla İstanbul’da 2 milyona yakın aboneniz var. Faturalarınız bu abonelere, adres kısmı şeffaf, üzerinde amblemleriniz basılı gayet lüks zarflarda gönderiliyor. Son aylarda ağzı bile kapatılmıyor. Açık olarak gönderiliyor. Bu zarflara bize göre hiç gerek yoktur. Nitekim elektrik ve su faturalarımız zarfsız gelmektedir. Bu zarfların tanesi 100 bin lira olsa ayda 200 milyar TL tasarruf yapılır. Faturaları zarflara koyan personele de gerek kalmaz. Biz de belki gazın metrekübünü daha ucuza alabiliriz. Yukarıdaki eleştirileri göz önüne almanızı diler, çalışmalarınızda başarılar dilerim. ¥ İ. P. (Elektronik Yüksek Mühendisi- Emekli Kd.Binbaşı) - İSTANBUL Neden bize de doğalgaz verilmiyor? Ben, Eyüp Sultan, Düğmeciler Mahallesi, Şifa Yokuşu, No: 5/7’de ikamet eden bir kimseyim. Yıllardır tüm apartman sakinleri olarak İGDAŞ’a yaptığımız sayısız doğalgaz kullanma isteğimiz kabul edilemedi. Apartmanımızın etrafındaki her binada doğalgaz kullanılmaktayken apartman sakinleri olarak biz bu konuda gerçekten çok sıkıntılıyız. Belediye Başkanımız değerli insan Sayın Ahmet Genç’e, mahalle ziyaretleri sırasında bu konudaki üzüntülerimizi belirttik ve o da bu konuda gereken her şeyi yapacağını belirtti. Fakat herhangi bir sonuç çıkmadı. Yetkililerin bir an önce bu konuya eğilmelerini bekliyoruz. ¥ Nuri Kartal - İSTANBUL Bu ne biçim “enflasyonla mücadele”? Ekonomide uygulanan sıkı para politikası, enflasyonla sıkı mücadele, tek haneli rakkamlara indirilmeye çalışılan enflasyon... Buna inanmak istiyoruz, hükümet ile biz vatandaşların işbirliğiyle bunu başarmayı can-ı gönülden diliyoruz. Ama bu mücadele ile uygulama arasında çok fark görüyorum. Bir örnek verecek olursam; eğer enflasyon düşüyor ise, elektrikte alınan bu anormal ücretler neyin nesi? Sanayiden 5-10 milyon, meskenlerden 1-2 milyon, işyerlerinden 2-4 milyon lirayı güç bedeli adı altında almak da neyin nesi? Bunun yanısıra her ay otomatikmen yükselen elektrik fiyatları da cabası. Bu ne biçim “enflasyonla mücadele” programı? ¥ Hamid Şenol Huzurumuz kaçıyor Bugünlerde huzurumuzu kaçıran o kadar çok olay oluyor ki... Üstüne üstlük, aşağıda yazacağım iki olay da bunlara eklenince moralimiz daha da bozuldu. 1- 25 Ocak tarihli gazetede ve TGRT haberlerinde de zikredildiği gibi, otomobil vergilerinde yaş haddi yerine, motor gücü uygulanacakmış. Bu durumda, 1400 motor olan 1999 model bir Honda’dan; 1984 model, Honda’nın 1/7 fiatı olan 1600 motor 131 Tofaş daha fazla mı vergi verecek? Bu nasıl adalet? Hanımın bilezikleri, çocukların harçlığıyla aldığımız bu 18 yaşına girmiş arabanın vergisi, nasıl olur da 1 yaşın altında ve 12 milyarlık arabadan fazla olur? 2- İki yıl önce kapatılan Sümer Kayseri Bez Fabrikası işçileri, başka yerlerde istihdam edilmediği gibi, özel işlerini görüyor. Bazıları torpil bulmuş, gidip boş oturuyor, primini de alıyor. Çalışmadan 400 milyonluk maaş, ilave olarak da prim. Türkiye’nin bu zor şartlarında, yetkililer buna nasıl göz yumuyor? ¥ İsmi Saklı Bir Okuyucu - KAYSERİ
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108803
    % 0.82
  • 3.8321
    % -0.08
  • 4.5157
    % 0.23
  • 5.1311
    % -0.11
  • 154.002
    % -0.04
 
 
 
 
 
KAPAT