Fransa'nın güneyindeki Beziers kentinin aşırı sağcı belediye başkanı Robert Menard'ın sığınmacılar aleyhinde yürüttüğü kampanyaya şehirdeki siyasetçi ve aktivistler sert tepki gösterdi. Menard'ın şehrin La Deveze mahallesinde Suriyeli sığınmacıların yaşadığı bir eve baskın düzenlemesi ve belediye bülteninden sığınmacılara yönelik olumsuz kampanya yürütmesi kentteki siyasetçileri ve göçmen derneklerini ayağa kaldırdı. Sığınmacılara sahip çıkan dernekler kentin merkezindeki Belediye Tiyatrosu önünde "sessiz halka" oluşturarak sığınmacılara destek eylemi düzenledi.  
Sığınmacı haklarını savunan bölgedeki politikacı ve aktivistler konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Beziers'in bulunduğu Languedoc-Roussillon Bölgesi Başkan Yardımcısı ve iktidardaki Sosyalist Parti (PS) üyesi Claude Zemmour, Menard'ın tavrına ilişkin, "Menard, Beziers'deki seçmeni yanılttı. 2014 seçim kampanyasında 'Ulusal Cephe Partisi'yle (FN) alakam yok' dedi. Bu konuda şüpheciydik. Sonunda seçildi ve saygı duyuyorum. Ancak zaman zaman partisinin arkasına saklanmaya çalıştı" dedi.
Zemmour, Menard'ın medyayı kötüye kullandığını belirterek, "Büyük bir hata yapıyor. İletişim üzerinden çok oynuyor. Medyayı çok kullanıyor. Zira kendisi de 'Sınır Tanımayan Gazeteciler' üyesiydi" diye konuştu.
- "Menard insanları bölüyor, ateşle oynuyor"
Beziers'in sığınmacı karşıtı bir şehir olmadığını vurgulayan Zemmour, kentte birlikte yaşam kültürünün her zaman var olduğunu söyledi. Zemmour, Menard'ın seçilmesiyle yönetimdeki hoşgörünün eskisi gibi devam etmediğine dikkati çekti. Zemmour, şu ifadeleri kullandı: "Menard insanları bölüyor. Fransızları bile bölüyor. Adeta ateşle oynuyor. Ben Musevi inancına sahip bir insan olarak bunu söyleyebilirim. Bunu yaptığını da biliyor. Kendisi aynı zamanda Kuzey Afrika kökenli birisi. Siyasi geçmişi aşırı solla başladı. Şimdi ise aşırı sağda yer alıyor."
Belediye Başkanı'nın sığınmacıların eğitim alma hakkına karşı çıktığını söyleyen Zemmour, Milli Eğitim Bakanı'nın Menard'ı konuyla ilgili uyarması gerektiğini ifade etti.
Sığınmacılarla ilgili herhangi bir dini ayrımın doğru olmaması gerektiğinin altını çizen Zemmour sözlerine şöyle devam etti: "Bu topraklara 24 bin kişi gelecek. Fakat Menard sadece Hristiyanlığı dikkate alıyor. Bütün dinler iyidir. Karşı çıkmamız gereken bir din yoktur. Dinler savaşı içinde değiliz. Şu anda fikir mücadelesi yürütemiyoruz. Karşımızda tamamen kontrolünü yitirmiş bir kişilik var." 
- "Irkçılık ve yabancı düşmanlığı durumu özetliyor"
Eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin lideri olduğu Cumhuriyetçiler Partisi milletvekili ve Menard'ın seçimlerdeki rakibi Elie Aboud ise Menard'ın sığınmacıların gelişini siyasi malzeme olarak kullandığını iddia etti.
Aboud, "Menard hakkında söyleyecek söz bulamıyorum. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı durumu özetliyor. Beziers her zaman misafirperver bir şehir olmuştur. Herhangi bir talebi olmayan iki Suriyeli aileye bile tahammül edemiyor" şeklinde konuştu.
Beziers'de daha önce İspanya'dan gelmiş mültecilerin yaşadığını hatırlatan Aboud, "Hepsi topluma entegre oldu. Şimdi gelecek sığınmacılar ise durumları düzelinceye kadar bekleme durumunda kalacaklar. Onlar zaten burada kalmak istemiyorlar" ifadelerini kullandı.
Menard'ın sığınmacıların gelişini "demagoji" ve "popülizm" için kullandığını belirten Aboud, belediye bülteninde kullanılan sığınmacı fotoğrafına ilişkin, "Sığınmacılar 1940'lardaki gibi şehirlere akın ediyor gibi göstermek için tren fotoğraflarını kullanmak kabul edilir gibi değil. Bu Fransa'nın ruhu değil" değerlendirmesinde bulundu.
- "Olay, Beziers halkının çoğunluğunun sığınmacıları istemediği anlamına gelmiyor"
Göçmen ve Sığınmacılara Yardım Derneği (CIMADE) Bölge Başkanı Jacqueline Bosc da Menard'ın sözlerinin Beziers halkının genel kanaatini yansıtmadığına işaret etti. Bosc, "Beziers halkının çoğunluğunun sığınmacıları istemediği anlamına gelmiyor. İnsanların yardımlaşmak ve evinde ağırlamak için talepte bulunduğu maillere baktığımızda bunu görüyoruz" diye konuştu.
Menard'ın bir konuşmasında "benim şehrim" ifadesini kullandığını hatırlatan Bosc, "Burası onun şehri değil, bütün vatandaşların kenti. Vatandaşların bu konu hakkındaki görüşlerini paylaştığını düşünmüyorum" dedi.
CIMADE Beziers bölgesi Hukuki İşleri Bernadette Bourset ise, dernek olarak sığınmacıların ve iltica başvurusu olanların hukuki durumlarıyla ilgilendiklerini aktardı. Bourset daha çok herhangi bir resmi belgesi olmayanlara ağırlık verdikleri ve La Deveze'de yaklaşık 30 kadar kişinin iltica talebinde bulunduğu bilgisini paylaştı.
Bourset, Menard'a ilişkin ise, "Menard'ın açıklamaları çok ses getirse de sığınmacalara yönelik herhangi bir şey yapamaz. Hiçbir iltica başvuru dosyasına müdahale etme yetkisi yok. Dosya belediyeden değil valilikten geçiyor" ifadelerini kullandı.
Akdeniz Yenilik Derneği  (MedEcoNov) Başkanı Nadir Choudar ise Menard'ın sığınmacılara karşı olumsuz davranışlarının sebebinin İslam karşıtlığıyla ilgili olduğunu savundu. Choudar, "Menard'ın sığınmacılarla ilgili tavrının sebebi onların özellikle Müslüman olmasıyla ilgili. Bu insanlar çok zor durumdalar. Unutmamak gerekiyor ki 2014 yılında Menard'ın girişimiyle Suriye'nin Malula kenti Beziers'le kardeş şehir yapılmıştı. Kardeşlik varsa iyi günde de kötü günde de birlikte olmak gerekir" şeklinde konuştu.
- "Belediye'den sözlü tehditler alıyoruz"
Culture Solidaires Derneği'nin Suriyeli sığınmacılardan sorumlu üyesi Linda Mendy ise Menard'ın sığınmacılara yönelik tavrının sürpriz olmadığını belirtti. Menard'ın kendi politikası doğrultusundaki fırsatları değerlendirdiğine işaret eden Mendy, belediye başkanından sığınmacılara destek beklemediklerini ifade etti.
Mendy, belediye yetkililerinin sığınmacılara yardım edenleri sözlü uyarılarla engellemek istediğini vurgulayarak, "Menard ve belediye yetkililerinden sözlü tehditler alıyoruz. Elindeki gücü kötüye kullandığını düşünüyorum. Fransa bayrağını kuşanarak silahlı polislerle baskın düzenlemesi ancak bir propaganda yapma ihtiyacından ileri geliyor" diye konuştu.
Beziers Belediyesinin resmi internet sitesinde Menard'ın, Suriyeli sığınmacıların La Deveze mahallesinde yaşadığı bir devlet lojmanına, Ulusal Cephe partisinin milletvekilleri ve zabıtalar ile gerçekleştirdiği baskının görüntüleri yayınlanmıştı. "Kentimize hoş gelmediniz" başlığıyla yayınlanan görüntülerde Menard, yüzü gösterilmeyen bir sığınmacıyla tartışarak "Buraya hoş gelmediniz. Polise haber vereceğim, burayı terk edin" ifadesini kullanmıştı.
Belediyenin ücretsiz dağıtılan dergisinin kapağında ise kalabalık bir sığınmacı grubunun trenle gelişinin gösterildiği bir fotoğraf yer almıştı. Fotoğrafa "Beziers- 3865km", "Eğitim ücretsiz, herkes için sosyal yardımlar ve barınma" ifadesi fotomontajla eklenmişti. Fransız Haber Ajansı (AFP) ise abonelerine dağıttığı fotoğrafın manipüle edildiği gerekçesiyle belediyeye dava açmıştı.
Marine Le Pen'in liderliğini yaptığı aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi'nin üyesi Menard'ın, katıldığı bir televizyon programında "Okullardaki öğrencilerin yüzde 64'ünün Müslüman olduğu" açıklaması tepkilere yol açmıştı. "Öğrencilerin mensup olduğu dinle ilgili istatistiki bilgi topladığı" iddia edilen Menard hakkında soruşturma başlatılmıştı.
Bir başka olayda da, Menard'ın yönetiminde yer aldığı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütünün (RSF) Haziran 2002'de Paris'te açtığı ve "basın özgürlüğünü ihlal ettiği" ileri sürülen ülkelerin liderlerinin portresinin bulunduğu sergide, eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun portresi de yer almış, bu Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkilerde krize yol açmıştı.