Suriye Kürtlerinden ve Cenevre 2'ye muhaliflerin üyesi olarak katılan Badini, PYD'nin yürüttüğü politikalar, Rusya'nın hava saldırıları ve Suriye'deki Peşmergenin terör örgütü DAEŞ'e karşı görevlendirilmesine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
"PYD, kendinden olmayanı kabul etmiyor"
PYD'nin, Suriye'nin kuzeyinde "tekçi ve baskıcı" bir politika izlediğini, kendisinden başka bir partiyi ve gücü kabul etmediğini dile getiren Badini, "PYD, izlediği siyaset ve politikalarla orada başkalarının barınmasına izin vermedi. PYD, Suriye'deki Kürtlerin ekseriyetini temsil etmiyor. Kürtler arasında olumlu ve yumuşak bir siyaset takip edebilirdi. Fakat yapmadı" ifadelerini kullandı.
Badini, Suriye'deki Kürtlerin, sürecin başından itibaren Türkiye ile muhatap olması durumunda sorunların bu kadar çetrefilleşmeyeceğini savundu.
"Esed diktatörlüğün sembolü"
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in, kendi halkından 300 binden fazla insanı öldürdüğüne ve 5-6 milyon kişinin de göç etmesine sebebiyet verdiğine dikkati çeken Badini, "Esed, dünyada diktatörlüğün, tiranlığın ve kan dökücülüğün sembolü oldu. Artık barışçıl bir yol izleyemez. Fakat ne yazık ki Suriye'deki krizin çözümü de ona bağlanmış durumda. Tüm dünya bu sorunla yoruldu" görüşlerini dile getirdi.
"Çözüm süreciyle Kürtler resmen tanındı"
Türkiye'deki çözüm sürecinin kendileri için de çok önemli olduğunun altını çizen Suriyeli Kürt akademisyen Badini, "Çözüm sürecinin durması bizleri üzmüştür. Kürtlerle Türklerin iyiliğini istemeyen bazı güçler, bu sürecin durmasını istiyordu. Şiddetin ve karışıklığın çıkmasına da onlar sebebiyet vermiş ve zemin hazırlamıştır" diye konuştu.
Çözüm süreciyle, Kürtçenin üzerindeki yasakların kalktığını ve özgürlük ortamının oluştuğunu vurgulayan Badini, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu süreçle yasaklar kalktı. Kürtçe seçmeli dil oldu. Üniversitelerde Kürtçe bölümler açıldı. TRT KURDÎ açıldı. İşte gördüğünüz gibi Anadolu Ajansı'nda Kürtçe konuşuyorum. Anadolu Ajansı, Kürtçe yayın yapıyor. Bunlar büyük kazanımlardır. Şahsen birçok Türk aydın ve akademisyenle görüşme fırsatım oldu. Karşılıklı bir içselleştirme oldu."
"Cumhuriyet tarihi boyunca ilk defa Kürt kimliğini kabul eden Erdoğan olmuştur" diyen Badini, şöyle devam etti:
"Daha önce Kürtlerin varlığı kabul edilmiyordu. Erdoğan'ın yaptıklarını görmezden gelirsek hakikate uygun davranmış olmayız. Bunları görmemiz gerek. Cumhuriyet tarihinde Erdoğan'ın yaptığını yapan bir devlet yöneticisi olmamıştır. Herşey bir günde olmaz. Sorunun 100 yıllık bir geçmişi var. Bu süreçte çok yanlışlar yapıldı. Erdoğan ve Davutoğlu'nun başlattığı bu girişim yarı yolda kalmamalı ve desteklenmelidir. Ümit ve temennilerimiz de bu yöndedir."
Türkiye'deki 7 haziran seçimlerinde HDP'nin 80 milletvekili çıkarmasıyla insanların "PKK artık şiddete başvurmaz, sorunlar mecliste çözülür" diye düşündüğüne vurgu yapan Badini, sözlerini şöyle tamamladı:
"PKK, Suruç saldırısından sonra gitti 2 günahsız polisi öldürdü. Terör saldırısını AK Parti hükümetinin yaptığını iddia etti. Eğer elinde delil-belge varsa onları ortaya koy. Fakat yoksa, hemen saldırıdan 1 saat sonra bunu Türkiye devleti yapmıştır demek sorunlu bir yaklaşımdır."