Mısır'ın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesi, Abdülfettah es-Sisi'nin mimarı olduğu darbe rejimine uluslararası camiada meşruiyet kazandırma çabası olarak değerlendirildi.
Londra merkezli düşünce kuruluşu Cordoba Vakfı Başkanı Dr. Enes El-Tikriti, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır'ın BMGK geçici üyeliğine seçilmesine basında pek fazla yer verilmediğine işaret ederek, “Bu da uluslararası toplumun, kendi halkının özgürlüklerini bastıran, medyayı kısıtlayan, yargıyı kendi denetimine alan, baskıcı ve anti demokratik rejimler karşısında başarısızlığını gösteriyor. Tersine, bu rejimler BM'de ve diğer uluslararası platformlarda geniş yer bulabiliyor, kendi ülkelerinde mahrum oldukları hüsnü kabulü görüyor, güvene mazhar oluyor, meşruiyeti kazanıyor” dedi.
BM rejime hak etmediği saygınlığı verdi
Ortadoğu ve Kuzey Afrika uzmanı olan Tikriti, BM'nin, kurucu unsuru olarak dünya halklarını zikrettiğine dikkati çekerek, “Ama Mısır halkı askeri rejimin gerçekleştirdiği seçimlere bazı sandıklarda yüzde 2'nin altında katılımla, kendi yönetimlerini nasıl gördüğü konusunda açık bir mesaj verdi. Mısır'da insanlar kendi hayatlarını ve güvenliklerini riske atarak yeni doğmuş bir demokrasinin kalıntısı üzerinde yükselen bir hükümeti reddettiğini ilan ederken, BM bu rejime hak etmediği saygınlığı veren bir tavırla davranmayı sürdürüyor” ifadelerini kullandı.
“Mısır modeli teşvik edilecek”
“Batılı güçlerin en önemli sorunu şu: Demokrasiyi koşulsuz bir şekilde kabul etmeye razılar mı?” diye soran Tikriti, "Eğer Mısır örneğine bakarsak, buna verilebilecek yanıt: 'Hayır.' Bu sadece Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesinde değil, çok daha ötesine uzanacak şekilde tehlikeli bir iklim yaşatıyor. Sıradan insanlar demokrasinin gerçekliğine ve geçerliliğine inançlarını yitirmeye başlıyorlar ve DAEŞ, El Kaide ve benzeri yapılarda alternatif yaklaşım ve ideolojiler aramaya başlıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.
Sisi yönetimindeki Mısır'ın ekonomi, insan hakları, özgürlükler alanında başarısız bir devlet olduğunun görüldüğünü söyleyen Tikriti, şöyle devam etti:
“Nüfusun sadece küçük bir bölümünün katılmayı tercih ettiği seçimler Mısır halkının, Sisi'yi başlangıçta destekleyenler de dahil, ona ve genel olarak işlerin gidişatına bütün güvenlerini kaybettiğini gösteriyor.”
"Uluslararası toplumun anladığı tek dil güç"
Mısır modelinin başka yerlerde teşvik edileceğini hayal etmenin imkansız değilse bile zor olduğunu kaydeden Tikriti, "Bununla birlikte, bu Batılı güçleri geçmişte durdurmadı. Örnek görmek isteyenler Suriye rejimine bakabilir. Bütün başarısızlığına, yüz binlerce insanı öldürmesine, Suriye halkının yarısını yerinden etmesine rağmen uluslararası güçler Esed'in iktidarını konsolide etmek için mesai yapıyor. Maalesef, uluslararası toplum dediğimiz şeyin ahlaktan, ilkeden yoksun olduğunun git gide daha çok netleştiği bir zamandayız. Uluslararası toplumun anladığı tek dil menfaat ve güç” şeklinde konuştu.
"BMGK geçici üyeliği hak ihlallerini normalleştirir"
Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi Koordinatörü François Burgat da Mısır'ın BMGK geçici üyeliğine seçilmesiyle ilgili olarak, “BMGK'ya seçilme uluslararası toplumun Mısır rejimi tarafından yapılan uygulamaları ve temel hak ihlallerini normalleştirdiği, kabul ettiği hatta desteklediği anlamına gelebilir” şeklinde konuştu. 
“BM tarafından verilen bu 'onur'un Mısır'ın bölgedeki gücünü artırmaya yeteceğini düşünmüyorum” diyen Burgat, “Özellikle genel seçimlere katılımın çok düşük olması Sisi'nin halk düzeyinde etkisinin son derece kırılgan bir noktaya vardığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Sisi'nin kendisine verilen bu "onuru" elbette ki değerlendirmeye çalışacağını belirten Burgat, “Ama bu da iki ucu keskin bir kılıca benziyor. Çünkü Sisi şimdiye kadar ABD etkisinde olduğunu söylediği uluslararası camiayı düzenli olarak kızdırıyor. Mısırlılar tarafından başlatılan siyasi sürece ihanet eden BM'nin, Mısır'da olumlu intiba bırakan bir kurum olarak algılandığı söylenemez” görüşünü savundu.
"Mısır'ın BMGK üyeliği rastgele değil”
Mısır'da darbeyle görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi dönemi hukuk ve parlamento işlerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Vasat Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Mahsub da "Mısır'ın BMGK geçici üyeliğine seçilmesi rastgele olmadı. Bu beş büyük ülkenin özellikle de Batılı olanların, Berlin duvarının yıkılmasından beri son 20 yıldır dillerde dolanan demokrasi ve insan hakları söyleminin rafa kaldırıldığının göstergesidir" dedi.
Eski uluslararası gözlemci, aktivist ve akademisyen Enver Malik ise BMGK geçici üyeliğinin Sisi yönetimine değil, Mısır devletine verildiğini ifade ederek, “Ancak yine de Sisi bunu bir başarı olarak kullanmaya çalışacak” dedi.
BM Genel Kurulu'nda geçen hafta yapılan oylamada, Mısır ile birlikte Japonya, Ukrayna, Uruguay ve Senegal gerekli oyu alarak BMGK geçici üyeliğine seçilmişti.