Ezher Şeyhi Ahmet et-Tayyib ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın din işlerinden sorumlu danışmanı Mahmud el-Habbaş, Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldi. 
Tayyib, görüşmesinin ardından yaptığı yazılı açıklamada, "barışsever ülkeleri", Filistin halkının yanında yer almaya ve tekrarlanan saldırılar karşısında Mescid-i Aksa'yı müdafaaya" çağırarak, "Salt Müslümanlara ait bir mescit olması hasebiyle Mescid-i Aksa'nın zaman ve mekan olarak bölünmesi kabul edilemez. Gayrimüslimlerin orada dini ritüeller ifa etme ya da kontrolü altına alma hakkı yok" ifadelerine yer verdi. 
İsrail'in 1967'de Mescid-i Aksa'nın da içinde bulunduğu Doğu Kudüs'ü işgalinin ardından Müslüman olmayanların ziyaretleri başta olmak üzere kutsal mekanın denetimi 2000'e kadar Ürdün'e bağlı Mescid-i Aksa Vakfı tarafından düzenlenmişti. Vakıf, Eski İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un 2000'de yüzlerce korumasıyla Aksa'ya girmesine tepki olarak söz konusu ziyaretleri yasaklamıştı ancak İsrail'in, 2003'te tüm itirazlara rağmen gayrimüslim turistleri tek taraflı Harem-i Şerif'in avlusuna almaya başlamasıyla, Mescid-i Aksa'nın statüsü, Müslümanlar aleyhine bozulmuştu. 
İsrail yönetimi, 2003'ten itibaren Yahudi yerleşimcileri polis korumasında Aksa'nın avlusuna alıyor ve zaman zaman Müslümanların girişlerine yaş sınırlaması getiriyor. Birçok radikal İsrailli örgüt ve siyasetçi, üzerinde daha önce iki kez yıkılan bir Yahudi tapınağının bulunduğuna inandıkları Harem-i Şerif'in, kendileri için de ibadete açılması çağrısında bulunuyor. İsrail yönetimi ise Aksa'nın avlusuna girmesine izin verdiği Yahudilerin burada ibadetine müsaade etmiyor.
İsrail'in her geçen gün daha fazla radikal Yahudi yerleşimciyi Aksa'ya alması ve Müslümanların girişine sınırlamalar getirmesi, Harem-i Şerif'in de tıpkı daha önce El-Halil'deki İbrahim Camisi'nde olduğu gibi Müslümanlar ile Yahudiler arasında bölünmek istendiği yönündeki endişeleri artırıyor.