Konuyla yakından ilgilenen sivil toplum örgütlerinin yetkilileri derme çatma kulübelerden oluşturulan kamp alanındaki koşulları "yetersiz" ve "insanlık dışı" olarak tanımlıyor.
Son bir ay içinde bölgedeki sayıları yaklaşık üç binden altı bine çıkan sığınmacılar için, hükümetin geçtiğimiz hafta yaptığı "daha fazla yardım" açıklaması da beklentilerin çok gerisinde kaldı.
AA muhabirinin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Dünya Doktorları Örgütü Fransa Bürosu Başkanı Jean-Francois Corty, hükümetin sığınmacılara ısıtmalı çadırlar önermesinin, İngiltere'ye geçişleri önlemek için 460 polis memuru daha görevlendirmesinin, "yetersiz ve kampı hapishaneye dönüştürme girişimi" olarak tanımladı.  
Corty, "Buradaki sığınmacılar, yiyecek, su ve barınma gibi temel ihtiyaçlara ulaşamıyorlar. Yetkililerin önerdikleri şey yetersiz ve bu insanların yaşamak için gereksinim duydukları şeyle ilgisi yok" diye konuştu.
Sığınmacılar, İngiltere'ye geçmeye çalıştıkları Fransa ve İngiltere arasındaki Manş Tüneli'ne yaklaşık 10 kilometre mesafedeki kamp alanında 1999 yılından beri toplanmaya başlamışlardı. 
"Sağlık koşulları tam bir felaket"
Kamp alanındaki koşulları "ürkütücü" olarak tanımlayan Corty, bu insanlara yardım için bölgeye savaş alanlarına ve felaket bölgelerine kurdukları tesislerden kurduklarını kaydetti.
Corty, "Kış yaklaştıkça, durum daha da kötüleşiyor. Sığınmacılar, soğuk, çamur ve nemle birlikte hastalıklara daha fazla maruz kalacaklar. Bölgedeki sağlık koşulları tam bir felaket" dedi.
Sığınmacıların pek çoğunun "psikolojik problemler yaşadığına" da dikkati çeken Corty, bu problemlerin kamp alanındaki olumsuz koşullarla daha da kötüleştiğini ifade etti.
Hükümet, Calais ile ilgili önlemler kapsamında, AB yardımı ile bin 500 kişinin barınacağı bir kamp kurmayı planladığını açıkladı.
Calais Dayanışması Örgütü de kurulması planlanan kampla ilgili benzer kaygıları dile getirdi. 
Örgütün yaptığı yazılı açıklamada, kurulacak kampın bin 500 kişi için olduğu ancak bölgede şu anda 6 bin insanın bulunduğu hatırlatıldı.