Fransa'da bölgesel seçimlerin ilk turunda bazı bölgelerde birincilikle çıkan ancak ikinci turda hiçbir bölgeyi kazanamayan aşırı sağcı Ulusal Parti (FN) 2017 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için sosyal politikalar ve güvenlik konularındaki tutumuyla avantajlı konumda.

FN'in 6,8 milyon seçmenden oy alarak önemli bir kazanım elde ettiği geçtiğimiz pazar yapılan bölgesel seçimin sonuçları uzmanlar tarafından bazı yönleriyle FN için başarısızlık bazı yönleriyle de başarı olarak yorumlanıyor.

"Avrupa'da Aşırı Sağ" kitabının yazarlarından Jean-Yves Camus ve Jean-Jaures Vakfı'ndaki Radikal Politikalar Gözlemevi Araştırmacısı Nicolas Lebourg seçim sonuçlarını AA'ya değerlendirdi. 

Bölge meclislerine 300'den fazla üye sokabilen ve toplamda yüzde 28 oranında oy alan FN için "başarısız" denilemeyeceğinin altını çizen Camus, ancak yine de FN'in toplumun geneli tarafından sevilmeyen bir parti olduğunu söyledi.

Camus, "Bölgesel seçimler FN için tarihi bir başarıydı ancak partiye destek veren başka bir siyasi kanat yok ve seçmenin büyük bir kısmı da FN'in güçlenmesini istemiyor. Bu noktada Le Pen tarafından 2011'den bu yana yürütülen imaj düzeltme çabası da sonuçsuz kalıyor. FN sevilmeyen bir parti" ifadelerini kullandı.

"Göçmen karşıtı söylemler oy kazandırıyor"

FN'in, Fransız kamuoyunda geniş yer bulan göçmenler, İslam ve sığınmacılar gibi konularla puan topladığını dile getiren Camus, Charlie Hebdo ve Paris saldırılarının partinin bugün geldiği noktada belirgin bir katkısı olmadığı görüşünde.

Jean-Jaures Vakfı'ndaki Radikal Politikalar Gözlemevi Araştırmacısı Lebourg ise FN'in pazar günkü seçimler sonrasında siyasi hayatında yeni bir eşiğe vardığını dile getirdi. 

FN Lideri Marine Le Pen'in 2017'deki cumhurbaşkanlığı seçimleri için ise avantajlı olduğunu kaydeden Lebourg, her cumhurbaşkanlığı seçiminde öne çıkan farklı konular olduğunu söyledi.

"2017'de güvenlik ve sosyal politika vaatleri belirleyici olacak"

"2017'deki cumhurbaşkanlığı yarışında güvenlik ve sosyal politikalar konusundaki vaatler belirleyici olacak. Bu bakımdan Le Pen'in 2017 için her iki konuda da eli güçlü" diyen Lebourg, bu iki sorunu çözmeye yönelik vaatlerde bulunmayan adayların başarısız olacağına işaret etti.

Terör saldırıları sonrası öne çıkan güvenlik sorununun sadece 2017 yılı için değil bugün de turnusol kağıdı görevi gördüğünün altını çizen Lebourg, "Fransızların yüzde 40'ı daha sert ve gerekirse otoriter bir hükümet istiyor. Güvenlik şu an her şeyin önünde. Charlie Hebdo ve Paris saldırılarının FN'in oy oranında doğrudan payı olmasa da bu gergin havadan faydalandıkları kesin" ifadelerini kullandı.