Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD, Halep'in kuzeyinde Türkiye sınırında güvenli bölge ilan edilmesi planlanan Azez-Cerablus hattında iki yönlü ilerlemeye çalışıyor.

PYD, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında halihazırda kontrol ettiği Afrin ve Kobani'yi (Ayn el-Arab) birleştirmek için baskısını artırıyor.

ABD öncülüğündeki koalisyonun ve Rusya’nın hava saldırılarından da istifade eden örgüt, ittifak halinde olduğu bazı grupları ileri harekat için kullanıyor.

PYD, ABD öncülüğündeki koalisyonun hava saldırılarının yardımıyla Halep'in doğusundaki Sırrin beldesinin güneyindeki DAEŞ'i gerilettikten sonra Fırat nehrine ulaşmıştı. Örgüt, 27 Aralık’ta koalisyonun hava saldırısının ardından Fırat Nehri üzerindeki Tişrin Barajı'nı DAEŞ'ten almıştı. Ardından, PYD öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) içinde yer alan bazı Arap ve Kürt gruplar, Fırat nehrinin batısında Tişrin Baraji'nin 9 km kuzeybatısındaki Ebu Kalkal bölgesine dayanmışlardı.

PYD, Fırat'ın batısında DAEŞ'in kontrolünde bulunan Cerablus'a ilerlemeye odaklanmış durumda.

Bölgede terör örgütü DAEŞ ile SDG güçleri arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. DAEŞ'in savunmadan saldırı pozisyonuna geçtiği, PYD'nin ilerlemesinin ise şimdilik durduğu ifade ediliyor. 

Ayrıca PYD'nin Kobani'den getirdiği zırhlı araçlar da barajda tedbiren bekletiliyor. 
Yerel kaynaklar, PYD'yle çalışan unsurların bölgede yığınak yaptığını, gelecek hafta büyük bir saldırı başlatmalarının beklendiğini bildirdi.

Halep koridoruna ikinci saldırı hattı Afrin'de

Kasım ayının sonunda bu yana PYD, bir yandan Rus savaş uçaklarının önünü açmasıyla Afrin’den muhaliflerin Azez'deki cephe hatlarına saldırıyor.

Afrin'in doğusunda, Halep'in kuzeyinde bulunan ve muhaliflerin kontrolündeki Deyr Cemal, Meryemeyn, Malikiye ve Ziyara beldeleri havadan Rus savaş uçaklarının, karadan ise SDG'nin saldırısına maruz kalmıştı. Saldırılar zaman zaman devam ediyor.

SDG, PYD'ye yakınlığıyla bilinen Kürt ve Arap grupların birleşerek oluşturduğu ve ABD'nin desteğini alan bir kuvvet. PYD'nin liderliğindeki SDG içinde Devrim Ordusu, İdlib Şehitleri Tugayı, Ayn Calur Tugayı, 99. Piyade Tümeni, Hamza Tugayı, Kaka’a Tugayı, 455. Özel Kuvvetler Tugayı, Selçuklu Tugayı, 102. Alay, Ahrar Şimal, Halep kırsalı Aşiretleri, Kürt cephesi, Şeyh Maksud Savunma Birlikleri, Şeyh Maksud Kadın Savunma Birlikleri adlı gruplar bulunuyor.

ABD öncülüğündeki koalisyonun DAEŞ'e karşı yürüttüğü Doğal Kararlılık Operasyonu Sözcüsü Albay Steve Warren, geçen hafta DAEŞ ile mücadelede "Mümbiç cebi" olarak adlandırılan bölgenin büyük sorun oluşturmaya devam ettiğini, bu bölgenin örgütten temizlenmesi için bölgenin doğusunda SDG olarak adlandırılan gruplarla, batısında ise ABD'nin eğit-donat programında eğitilen gruplar tarafından desteklenen dost güçlerle çalıştıklarını söylemişti. 

PYD kuşağıyla Halep-Türkiye koridorunu kapatmak 

PYD güçleri, koalisyonun hava desteğiyle Ocak 2015'te Türkiye sınırındaki Kobani'yi (Ayn el-Arab) ele geçirmiş, Mayıs'ta da Tel Abyad'ı DAEŞ'ten almıştı. Böylece ülkenin kuzeyinde birbirinden kopuk olan Haseke ve Kobani bölgelerini birleştiren PYD, bir sonraki hedefine yoğunlaşmıştı. Örgütün sonraki hedefi, Fırat'ın batısına geçip Cerablus-Azez hattında ilerleyerek Kobani ve Afrin'i birleştirmek.

PYD, bu hedefi gerçekleştirmek için ABD'nin yanı sıra Rusya ile de yakınlaşmıştı. Kasım ayının sonundan itibaren, ABD'nin hava desteğine Rusya'nın etkili saldırıları eklenmişti.

Örgüt, hedefine ulaşabilmesi halinde Suriye'nin kuzeydoğu sınırından başlayarak Türkiye sınırı boyunca ilerleyen hakimiyet kuşağı, Halep-Türkiye bağlantısını da keserek, Reyhanlı ilçesinin karşısına dayanacak.

PYD'ye siyasi süreçte de güç kazandırma çabası

Suriye kriziyle ilgili BM Güvenlik Konseyi kararı çerçevesinde başlatılması öngörülen rejim-muhalefet müzakerelerinde tıkanıklık yaşanıyor.

Muhalefet adına hangi grupların davet edileceği konusunda anlaşmazlık sürüyor.

Rusya ve Esed rejimi, PYD gibi muhalif saflarında olmayan grupları muhalif adı altında kabul ettirmekte ısrarcı.

Rejime muhalif gruplar ise Rusya ve Esed'in söz konusu işbirlikçi grupları "truva atı" olarak kullanmaya çalıştığına dikkati çekiyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu da önceki gün Londra'da İngiliz gazetecilere verdiği ve Guardian gazetesinde yayımlanan röportajında, "PYD'nin, barış görüşmelerine katılamayacağını, çünkü Esed rejiminin suç ortağı olduğunu" söylediği kaydedilmişti. Davutoğlu'nun, "PYD gerçek bir muhalif değil. PYD ve rejim arasında yakın bir işbirliği var" ifadelerini kullanmıştı.