ABD'nin 2011 ile 2014 yılları arasında Şam Büyükelçisi olarak görev yapan ve Washington merkezli Ortadoğu Enstitüsü'nde kıdemli uzman olarak Ortadoğu üzerine makaleler yazan Robert Ford, Suriye'deki gelişmelere ilişkin bir analiz kaleme aldı.

Kendisinin de Şam'da büyükelçi olarak görev yaptığı dönemde 2011 ve 2012'de ateşkesin mümkün olmadığını hatırlatan Ford, mevcut koşulların çok daha ağır olduğunu ve bu durumda işleyen bir ateşkesin çok zor olacağını vurguladı.

Esed rejimi ile Rusya ve İran'ın muhalifleri adeta teslim olmaya zorladıklarını ifade eden Ford, ortada müzakere koşullarının olmadığına ve bu durumda ateşkesin devreye giremeyeceğine işaret etti.

Mevcut koşullarda PYD'nin Suriye'deki durumdan istifade ederek Halep'in bir bölümünü ele geçirmeye çalıştığına dikkati çeken Ford, Kürtlerin ülkenin kuzeyinde otonom bir bölge hayallerini koruduklarını belirtti.

"Muhaliflerle savaşan PYD, Esed rejiminin müttefiki"

Böyle bir ortamda muhaliflerle savaşan PYD'nin, yeterli asker bulmakta zaman zaman zorlanan Esed rejiminin yardımına koşmuş olduğunu kaydeden Ford, bu durumun birkaç gün önce Suriye'nin BM temsilcisi tarafından itiraf edildiğini hatırlattı.

İster PYD, isterse Esed rejimi tarafından olsun Türkiye ile Halep arasındaki bağlantının bir şekilde koparılması halinde Türkiye'ye şimdikinden daha fazla sığınmacının gelme ihtimalini anımsatan Ford, "Ankara'nın hem PYD hem de yeni sığınmacı akınıyla ilgili endişelerine" dikkati çekti.

Özellikle Azez'de yoğunlaşan mücadelede Rus hava saldırılarının da yardımını gören PYD'nin, ABD'nin "gerilimi artırma", "kaos ortamında yeni yerleri ele geçirmeye çalışma" türündeki çağrılarına kulağını tıkadığını ifade eden Ford, bölgenin hassasiyetinin farkında olan Türkiye'nin de PYD militanlarını top atışlarıyla vurmaya devam ettiğini hatırlattı.

Rusya ve İran destekli bir Esed'in Suriye'deki kaostan bugün için "karlı" çıktığını ve son dönemde yeniden ele geçirdiği bölgeleri kaybetmesinin zor olduğunu savunan Ford, bu üçlünün ülkede bir "oldubitti" ile askeri bir çözüme ulaşmaya çalıştığı görüşünü dile getirdi.

"Suriye'deki mevcut kaos DAEŞ'e de yarıyor"

Ülkedeki kaosun aynı zamanda DAEŞ'e de yaradığını kaydeden eski büyükelçi, DAEŞ'in iki düşmanının (Esed rejimi ile Suriyeli Kürtlerin) üçüncü düşmanını (Suriyeli muhalifleri) yok etmek için uğraştığını belirtti.

Kürtlerin geri çekilmesiyle rejim güçlerinin ve İran destekli Şii milislerinin sahada DAEŞ'e karşı savaşan unsurlar olarak kalacağı düşüncesini ifade eden Ford, "DAEŞ, 'Şiilere karşı savaşıyoruz' söylemiyle kendine yoğun şekilde yeni eleman sağlıyor" tespitinde bulundu.

Suriyeli silahlı muhalifleri yok etmenin savaşı bitirmeyeceğini, aksine DAEŞ ve el-Nusra saflarına yeni katılımları artıracağını kaydeden Ford, "Bu yüzden Rus müdahalesi değil, ABD öncülüğündeki DAEŞ karşıtı mücadele Suriye'deki gerçek bataklık olacaktır" ifadelerini kullandı.