Çevik, BMGK'daki Suriye görüşmesinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Uluslararası Suriye Destek Grubu'nun bir üyesi olarak Türkiye'nin, Suriye'nin egemenlik ve toprak bütünlüğünü desteklediğini ve soruna siyasi çözüm bulunmasını istediğini söyledi.

Türkiye'nin Suriye'den kaynaklı terör tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ve bunun gi̇derek arttığını vurgulayan Çevik, "Kendimizi savunmak için uluslararası hukuk altındaki haklarımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz. Türkiye, sınırlarını ve vatandaşlarını koruma konusundaki kararlılığını defalarca mektupla Konsey'e iletti" dedi.

Türkiye'nin Haziran 2012'de kabul ettiği angajman kurallarını uyguladığını ve bu kapsamda Suriye'den gelen ateşe karşılık verdiğini vurgulayan Çevik, Türkiye'nin bu tehdide karşı gerekli önlemleri aldığını ifade etti.

"PYD DAEŞ'le savaşmıyor"

Çevik, gazetecilerin, "Türkiye'nin Suriye'ye kara operasyonu düzenleme ihtimalini" sormaları üzerine de "Bu konuda liderlerimiz defalarca açıklama yaptı. Türkiye, BM Güvenlik Konseyi kararı ya da parçası olduğumuz uluslararası koalisyonun kolektif bir eylemi olmadan Suriye'ye kara gücü göndermeyecek" diye konuştu.

Büyükelçi Çevik, PYD'ye ilişkin sorular üzerine de PYD'nin "Kürt gücü" değil terör örgütü olduğuna vurgu yaparak, "Onlar rejim ya da DAEŞ'e karşı savaşmıyor. Elde ettikleri toprakları DAEŞ ya da El Nusra'dan değil ılımlı muhaliflerden aldılar. Türkiye buradan gelen ateş üzerine angajman kuralları uyarınca karşılık veriyor" dedi.

Rusya'nın yeni bir karar tasarısı getirmesine ilişkin de konuşan Çevik, "Zaten 2254 sayılı karar tasarısı kabul edilmişti. Bu kararın bir maddesi çatışmaların durması. Ancak bu madde BMGK'nın önemli bir üyesi tarafından ihlal ediliyor. Rusya'nın müdahalesinin ardından Suriye'de hastaneler ve okullar vuruldu, çok sayıda sivil hayatını kaybetti" değerlendirmesinde bulundu.