Orban, Bild gazetesine verdiği demeçte, sığınmacıların AB içinde dağıtılması konusunda ülkesinde referandum yapılacağına ilişkin soruya karşılık, söz konusu halk oylamasının AB içinde sığınmacı alımı konusunda zorunlu kotalar getirilmesini engellemek için yapılacağını belirtti.

Halkı bilgilendirmeden bu kararların alınamayacağını ifade eden Orban, söz konusu kotaların ülkesinin ve Avrupa’nın karakteristik özelliklerini değiştireceğini vurguladı.
Orban, “AB 7 Mart’ta Türkiye ile özel bir zirve yapacak. Angela Merkel'in sığınmacı konusunda Türkiye en önemli müttefiklerinden biri. Ankara’ya, Erdoğan’a güveniyor musunuz?” şeklindeki soruya “Cumhurbaşkanı Erdoğan uzun zamandan beri dostlarım arasındadır. Türkiye ile ilişkilerimiz yakın ve güven içindedir” dedi.

Bundan bağımsız olarak AB’nin Türkiye’nin karşısında dilenci gibi davrandığını ifade eden Orban, “Para ve vaatler karşılığında kendimizin koruyamadığı sınırların güvenliği konusunda mütevazi bir şekilde Sayın Erdoğan’a yalvarıyoruz. Bu iyi bir politika değil. Avrupa’nın geleceğini ve güvenliğini Türkiye’nin teveccühüne bağımlı hale getiriyoruz” görüşünü savundu.

Türkiye’den sığınmacıların alınıp AB içinde dağıtılabileceğine inanmayan Orban, “Brüksel Türkiye’ye, yerine getiremeyeceğimiz veya yerine getirmek istemediğimiz vaatlerde bulunuyor. Türkiye’den yüz binlerce göçmenin Avrupa’ya alınması ve dağıtılması planı bir hayaldir. Çünkü hiçbir AB ülkesi bu konuda istekli ve bunu gerçekten uygulayabilecek halde değil. Buna onay verirsem beni Budapeşte’de sokak lambasına asarlar” şeklinde konuştu.

Orban, Yunanistan’ın Avrupa’da serbest dolaşımı öngören Schengen Anlaşması’dan çıkartılmasına ilişkin bir soruya “Sözleşmeler burada açık. Kim dış sınırlarının güvenliği konusunda kendi sorumluluğunu yerine getiremiyorsa sorumluluğu üstlenmesi lazım. Yunanlılara şans diliyorum ancak hukuk ve yasalara uyulması lazım” yanıtını verdi.