Rusya’nın Kırım'ı tek taraflı ilhak etmesiyle, önce Kırım Tatar halkının yöneticilerine yarımadaya giriş yasağı konuldu, 26 Nisan'da Kırım Tatar Milli Meclisi’nin (KTMM) yasaklanması ile Kırım Tatarlarının iradelerine öz yurtlarında yasak getirildi.

KTMM Başkanı Refat Çubarov, Meclis’in Kırım’da yasaklanması üzerine, Kırım Tatar yönetim ve temsil organlarının olağanüstü hal rejimi uygulamasına geçişi ile ilgili bir karar açıkladı. Buna göre, 26 Nisan’dan itibaren Milli Kurultay delegelerinin, Kırım Tatar Milli Meclisi’nin ve üyelerinin, kurultay tarafından seçilen diğer organlar ile bölge meclislerinin faaliyetleri ile ilgili “olağanüstü hal rejimi” uygulaması başlatıldı.

Olağanüstü hal rejiminin uygulanmasından itibaren Meclis tarafından yeni bir karara kadar hem Meclis’in hem de kurultayın diğer organlarının faaliyeti, Meclis Başkanı tarafından organize edilecek. Karar ile Kırım’da Akmescit şehrinde bulunan Kırım Tatar Milli Meclisi’nin merkezi Kiev’e taşınıyor.

"İkinci Katerina dönemine geri döndük"

Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Riza Şevkiyev, AA muhabirine, karar uyarınca meclis üyelerinin herhangi bir faaliyette bulunmaları halinde cezalandırılacağını belirterek, "İkinci Katerina döneminde üç Tatar bir araya gelince Çariçe’nin askerleri gelip onları kırbaçlamaya başlarmış. İkinci Katerina dönemine geri döndük. O dönemde de Kırım Tatarlarını göçe zorluyorlardı, şimdi de aynı şekilde göçe zorluyorlar." dedi.

"Maksat Kırım'da aktif olan insanları yarımadadan göndermek"

Kırım Tatar Milli Meclisi üyesi Gayana Yüksel ise, mahkeme kararı ile sözde Rus savcılığının ve polisin Kırım Tatarlarını suçlu durumuna düşürmek için elinin güçlendiğini söyledi.

Sözde mahkemenin kararında yer alan ‘faaliyet’ ifadesinin çok geniş yorumlanabileceğine dikkati çeken Yüksel, “Kararda yer alan faaliyet kelimesinden kasıtın ne olduğu bilinmiyor. Bir Meclis üyesi birisine mektup yazıp bir istekte bulunsa, bu bile faaliyet kapsamına alınabilecek. Bu, Kırım Tatarları üzerinde baskının artması demektir. Maksat, Kırım’da aktif olan insanları ya hapse attırmak ya da yarımadadan göndermek." diye konuştu.