Başkent Tunus'taki Radis Kapalı Spor Salonu'nda Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan kongreye Cumhurbaşkanı Baci Kaid Sibsi, Meclis Başkanı Muhammed Nasır, Nida Tunus Partisi Başkanı Hafız Sibsi, yabancı ülke misyon şefleriyle Türkiye’den TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanvekili ve AK Parti Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Sefer Turan katıldı.

Yoğun ilgi gören kongre “Halk yeniden Nahda istiyor” sloganları ile başladı.

Cumhurbaşkanı Sibsi, kongrede yaptığı konuşmada, gelirken yaşadığı tereddüte işaret etti ve şunları kaydetti:

“Gerçeği söylemem gerekirse başlangıçta buraya gelme konusunda tereddüt ettim. Cumhurbaşkanı olarak herkese aynı mesafedeyim. Tunus’ta 204 parti var. Bu kadar partinin tümünün kongresine gitmem mümkün değil ama buraya geldim. Ülkede ulusal uzlaşı ve milli mutabakat için yaptıklarından dolayı Nahda Hareketine takdirlerimi sunmak için bu kongreye geldim. Gannuşi ve partisine ülkemiz için almış oldukları uzlaşmacı tavır ve hiç kimseyi ötelemeden devletin devamı için izlemiş oldukları tutumdan dolayı teşekkür ediyorum.”

Nahda'nın her anlamda medeni bir parti olduğunu vurgulayan Sibsi “İslam demokrasiyle çelişmez. Tunus’ta İslami akım demokrasiye karşı bir tehlike teşkil etmez. Ben bunu tüm dünyada da söyledim. Tunus sonsuza kadar özgür ve bağımsız olarak yaşayacaktır.” diye konuştu.

Gannuşi: Tunus bir istisna gerçekleştirdi, Ötekileştirme ve intikamı reddetti
Kürsüye en son çıkan Nahda Hareketi Lideri Raşid Gannuşi ise “Tunus bir istisna gerçekleştirdi, ötekileştirme ve intikamı reddetti. Tunus gemisini, güvenlik sahiline çıkarmada başarılı oldu.” ifadelerini kullandı. 

Nahda Hareketinin gelişimine işaret eden Gannuşi “Bizler gelişen bir hareketiz. Kendi hatalarımızı dile getirerek bundan utanacak bir hareket değiliz. Her şeyden önce beşeriz. Nahda Hareketi yetmişli yıllardan bu güne gelişmekten hiçbir zaman geri kalmamıştır. Kimliğin tehdit altında olduğu dönemde kimlik için mücadele veren akaidi bir hareketten, totaliter rejime karşı demokrasi için mücadele veren protesto hareketine ve oradan da İslami referanslara ve değerlere sahip ulusal, demokratik Müslüman bir partiye dönüşmüştür.” şeklinde konuştu.

Sürgün yıllarını da anlatan ve konuşmasını kendi hikayesiyle bitiren Gannuşi şunları söyledi:

“Uzun yıllar Tunus’a girişim yasaktı. Batı ülkelerindeki havalimanlarında Tunus Havayollarına ait bir uçak gördüğümde gerçekleşmesi zor bir hayale dalıyordum. Acaba vatanım Tunus’a tekrar dönebilecek miyim, cezaevlerinde ve sürgünlerde yaşayan vatan evlatlarıyla tekrar bir araya gelebilecek miyim diye. Hatta bazen Müslüman mezarlığında gömülmek üzere mezar satın almayı bile düşündüm. Ancak çok şükür bu rüyam gerçekleşti. Bu dönüş rüyası şimdi benim için Tunus'un yeni başlangıcına katkıda bulunma rüyasına dönüştü. Birlik ve beraberlik içinde bir Tunus hayali kurmak daha güzel, Tunus’ta terör ve kaosa karşı, gelişme ve demokrasi için hayal kurmak daha da güzel.”