Çek Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Lubomir Zaoralek, Avrupa içerisindeki şüpheciliğin kaynağının Rusya olduğunu belirterek, "Bizler, Kremlin'in propagandasına ve vekalet savaşlarına karşı daha fazla şeyler yapmalıyız" dedi.

Zaoralek, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da, Avrupa Birliği'nin geleceğinin tartışıldığı "Prag Avrupa Zirvesi" kapsamında düzenlenen "Krizdeki Avrupa Birliği: Birliktelik daha iyi mi?” başlıklı panelde yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği'nin çok ciddi krizlerle karşı karşıya olduğunu belirterek, krizlere karşı birlikte mücadele etme zorunluluğunu vurguladı.

Sığınmacı krizi, Yunanistan'ın borç krizi, İngiltere'nin AB referandumu, Rusya'nın saldırganlığı, aşırı sağcıların yükselişi, İslamafobi ve terör olaylarını örnek gösteren Zaoralek, Rusya'nın Avrupa Birliği'ni (AB) çökertmek için bazı hareketleri desteklediğini söyledi.

Avrupa içerisindeki şüpheciliğin tek kaynağının Rusya olduğunu ileri süren Zaoralek, "Bizler, Kremlin'in propagandasına ve vekalet savaşlarına karşı daha fazla şeyler yapmalıyız" dedi.

İngiltere'nin AB'den ayrılma referandumunun üzücü olduğunu belirten Zaoralek, İngiltere'den AB'ye karşı şüpheciliği bırakması ve AB içerisinde kalması yönünde çağrı yaptı. Zaoralek, İngiltere'nin AB'den ayrılması halinde bugün olduğu gibi Avrupa piyasasına kolayca giremeyeceğini belirtti.

AB üyelerinin sığınmacı sorununun çözümü için ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Zaoralek, "Sığınmacı sorununu çözmenin sadece tek bir yolu var; oda ortak Avrupa çözümüdür" dedi. Hiçbir ülkenin tek başına sığınmacı sorunun çözemeyeceğini kaydeden Zaoralek, ülkesinin kota sistemi de dahil olmak üzere bütün çözüm önerilerine açık olduğunu ifade etti.

Avrupa Komisyonu Bütçe ve İnsan Kaynakları Komiser Yardımcısı Kristalina Georgieva, AB'nin, üye ülkelerin birlikte hareket etmesi halinde dünyanın en büyük ekonomisi olduğunu söyledi. Georgieva, "Biz, eğer birlikte hareket edersek dünyanın en büyük ekonomisiyiz, bölünürsek değil" ifadesini kullandı.

Georgieva, AB'nin genç bir birlik olduğunu ve tehditlere karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı.

Eski Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Balazs ise AB'nin son dönemde pek popüler olmadığını belirterek, AB'nin gerçek problemler ile sembolik siyaset arasında bir farklılık yapmak zorunda olduğunu söyledi.

AB içerisinde sığınmacılara karşı en insani yaklaşımı Almanya'nın gösterdiğini belirten Balazs, Macaristan'ın sığınmacı karşıtı yaklaşımla aksi yönde bulunduğunu vurguladı.