İrfan Özfatura - Gevzcan Vilayetinin Kızılayak köyünde bayram namazı ve Kızılayak Halife’nin ziyaretinden sonra çorba ikramı yapılıyor.  Günün erken saatlerinde gönüllülerin pişirdiği çorbanın içinde domates, biber, soğan, sarımsak, kabak ve bir koca koç var. Yer sofraları kuruluyor, Afgan ekmekleri (nanlar) dağıtılıyor. Gençler büyük bir hızla kaseleri dağıtıyor, ibrik ve peşkir tutuyorlar.  
Ve geliyoruz bayram yerine…
Onlar henüz bilgisayar oyunları ile tanışmadılar. En büyük zevkleri üzerine biber serpilmiş haşlanmış nohut yemek ve Çin malı oyuncaklara para saymak. Neredeyse hepsinin gözünde naylon gözlük ve alayının elleri kınalı.

Bu çocuklar lunapark görmediler daha. Amaaan keyfin yerinde olsun. “Atağaç” yetiyor da artıyor. Atağaç dedikleri bir döner salıncak, motoru filan yok, sahibi bilek gücüyle çeviriyor. Bizdekiler gibi göklerde uçmasa da çocukları kahkahaya boğmaya yetiyor.  Kızlar boyanmış süslenmişler... Aman o küpeler kolyeler... Elbette altın değil, adi metaller ama neşeleri yerinde olunca... Taliban sonrası rahatlama var ama bazı şeylerin de çivisi çıkıveriyor...  Gırgırouk bir nevi rulet... Altın dişli bir uyanık kumar öğretiyor çocuklara... İkindiye doğru bayram yeri kalabalıklaşıyor. Aba güreşi yapılıyor... Bu hem güç, hem denge isteyen bir spor. Yiğitler harman oluyor.