Batı ülkelerinde artan İslamiyet düşmanlığı, göçmen karşıtlığı ve ırkçılık korkunç bir hâl aldı. “Özgürlükler Adası” diye yansıtılan Yeni Zelanda, dün utanç verici bir katliama sahne oldu. Christchurch şehrinde 28 yaşındaki Brenton Tarrant isimli bir genç ellerinde makineli tüfeklerle cuma namazı kılınan ibadethaneleri bastı ve 17 dakika arayla iki camiyi kan gölüne çevirdi. 49 Müslüman dua ederken şehit düştü. Üçü Türk en az 48 kişi yaralandı.
Yeni Zelanda hükûmetinin “terör saldırısı” diye nitelendirdiği vahşetin ardından kan donduran detaylar çıktı.

FACEBOOK’TAN CANLI YAYINI
Müslüman katliamını uzun süredir planlayan Tarrant, dün harekete geçti. Aracını silah ve mühimmatla doldurup camilere yöneldi. Katliama, Bosna kasabı Karadzic’i öven Sırp Marşı eşliğinde gelen canavar, en-Nur Camii’nin bahçesine girince tetiğe bastı. Önüne gelen herkesi kurşun yağmuruna tuttu. Katliamı kaskına yerleştirdiği kamera ile Facebook’tan canlı yayımladı. Silahını ve şarjörlerini sıklıkla değiştirdi. Ortalığı kan gölüne çevirdi. Daha sonra Linwood’daki camiye gitti. Aynı sahneyi orada da tekrarladı. Saldırgan kısa sürede yakalandı.
Katliam için asla pişman olduğunu söylemeyeceğini saldırıdan kısa süre önce “8chan” adlı forumda duyuran terörist Tarrant “İstilacılara saldıracağım, Facebook’ta da canlı yayımlayacağım. Eğer ölürsem elveda. Tanrı sizi korusun. Cennette görüşürüz” mesajını bıraktı. Çoğu yorumcu da bunu coşkuyla destekledi. Buna rağmen tedbir almakta geciken Yeni Zelanda hükûmeti ise şikâyet etmekle yetindi.

BOMBALARI DA BULUNDU
Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern bunun “ayrıntısıyla planlanmış bir terör saldırısı olduğunu” ifade ederek teröristlere ait araçlarda el yapımı patlayıcılar bulunduğunu ve güvenlik güçlerinin bunları etkisiz hâle getirdiğini açıkladı. Terör saldırılarıyla ilgili dört kişinin gözaltına alındığını ifade eden Ardern, teröristlerden birinin Avustralya vatandaşı olduğunu belirtti. Yeni Zelanda polisi, gözaltındakilerden birinin kadın olduğunu duyurdu. Twitter hesabından yaptığı paylaşımda saldırı karşısında “dehşete düştüğünü” ifade eden Avustralya Başbakanı Morrison “Biz, aşırı sağcı bir terörist tarafından yapılan saldırıları kesinlikle kınıyoruz” ifadesini kullandı. Yeni Zelanda Emniyet Genel Müdürü Mike Bush, Christchurch’ün Hagley Park bölgesindeki en-Nur Camii ve Linwood’daki camiye düzenlenen saldırıların ardından ülkedeki bütün camilere kapılarını kapatması uyarısında bulundu.

ÖLÜ TAKLİDİ YAPARAK KURTULDU
en Nur camisindeki katliamda yaralanan üç Türk’ten ikisi Mustafa Boztaş ve Zekeriya Tuya idi. Yaşadıklarını anlatan Boztaş “Hoca vaaz verirken sesleri duyduk. Hepimiz kaçmaya çalıştık, ama en önde kenarda sıkıştık. Bir iki kişi ölü taklidi yaptık, ancak taklit yaptığımızı anlayınca bize de sıktı. Pencereden kaçtık” dedi.

BULUN ŞU EKŞİ'NİN ALÇAĞINI
Yeni Zelanda’daki katliam İslam dünyasını ayağa kaldırdı. Milyonlarca kişi sosyal medyadan tepkisini dile getirdi. Türkiye’deki bazı İslam düşmanları ise vahşeti alkışladı. Ekşi Sözlük’te mukemmeligindayanilmazhafifligi kullanıcı adıyla yazan bir kişi, saldırıyla ilgili açılan konu başlığına saldırı anının videosunu kastedip “Videoyu izlerken keşke Türkiye’ye gelip bu cuma günü camileri temizleseydi diye iç geçirdim” şeklinde yorum yazdı. Zaman zaman bu tür nefret suçlarına aracılık eden Ekşi Sözlük, kullanıcıyı engelledi, paylaşımını sildi. Sosyal medya kullanıcıları alçak paylaşımı yapanın bulunup adalete teslim edilmesini istedi.

BATI CANAVARI
Yeni Zelanda’da yaptığı katliamla dünyayı sarsan Brenton Tarrant isimli teröristin, korkunç planını iki sene önce yaptığı ve bunları YouTube kanalında 73 sayfalık manifesto ile duyurduğu belirlendi. Katil, manifestosunda geçmişi, planları ve düşünceleri hakkında da detaylı bilgiler paylaştı.
Kendisini “sıradan bir beyaz adam” olarak tanımlayan 28 yaşındaki terörist, manifestosunda düşük gelirli bir aileye mensup olduğunu “Halkının geleceği için bir şeyler yapmaya karar verdiğini” ifade ediyor. Yeni Zelanda polisi tarafından sabıkası araştırılan terörist, katliamı doğrudan “Avrupalı topraklara olan yüksek göç oranını azaltmak için” işlediğini dile getiriyor.

DÜNYA TURUNA ÇIKTI
2010’da babası kanserden ölen Tarrant, yedi sene süren dünya turuna çıktı. Arkadaşları, onun bu seyahatler sırasında radikalleştiği kanaatinde.  Teröristin Twitter hesabının üstünde Fransa’nın Nice şehrinde 2016’da işlenen ve 84 kişinin katledildiği terör saldırısının kurbanlarının fotoğrafları var. Manifestosunda İskoç, İrlanda ve İngiliz soyundan geldiğini belirten terörist, katliamın gerekçelerini “İşgalcilere topraklarımızı asla ele geçiremeyeceklerini, topraklarımızın bize ait olduğunu göstermek” olarak belirtiyor.

İNTİKAM ALMIŞ
Terörist, saldırı yeri olarak Yeni Zelanda’yı seçmesini de şu sözlerle açıklıyor: Yeni Zelanda’daki bir saldırı, dikkatleri medeniyetimize yapılan saldırıya, dünyanın hiçbir yerinin güvenli olmadığına, her yerde topraklarımızın işgal edildiğine ve dünyanın en uzak yerinin bile kitlesel göçten azade olmayacağına dikkat çekecektir.
Kendisini “milyonlarca Avrupalı ve diğer etno-milliyetçi insanların” temsilcisi olarak gösteren terörist “Halkımızın mevcudiyetinin devamını ve beyaz çocukların geleceğini sağlamalıyız. Bu eylem, tarih boyunca yabancı istilacıların Avrupa topraklarına saldırıp yüz binlerce kişiyi öldürmesine, milyonlarca Avrupalıyı köleleştirmesine, Avrupa çapında terör saldırılarıyla binlerce Avrupalının öldürülmesinin intikamıdır” ifadesini kullanıyor.

ÇOCUĞU BAHANE ETTİ
Tarrant, saldırının 2017’de Stockholm’de terör saldırısında 11 yaşındaki Ebba Akerlund’ın da intikamı olduğunu söylüyor. Terörist, saldırı için kendisine ilk ilhamı da işte bu kızın ölümünün verdiğini dile getiriyor. “Ebba’nın işgalcilerin eliyle vahşi şekilde ölümü, benim buna mâni olamamam, bir balyoz gibi kafama indi. Artık saldırıları görmezden gelemezdim.”
Saldırı için bir başka ilhamı da 2017’de Fransa’ya yaptığı ziyarette aldığını belirten terörist “Hep Fransa’nın beyaz olmayanların işgalinde olduğunu işitirdim. Ziyaretimde bunun hiç de mübalağalı olmadığını fark ettim, aksine az bile söylendiğini gördüm. Her şehir her kasabada istilacılar vardı” diyor.

CAMİLERE BİNLERCE SALDIRI
Yeni Zelanda katliamı Batı ülkelerindeki Müslüman toplumunu endişeye sevk etti. Yaklaşık 25 milyon Müslüman’ın yaşadığı Avrupa’da 2017 yılında İngiltere’de 2 binden fazla İslamofobik saldırı gerçekleşti. Almanya’da 950, Polonya’da 664, İspanya’da 546, İsveç’te 439, Hollanda’da 364, Avusturya’da 256, Fransa’da ise 121 saldırı kayıtlara geçti. Yaklaşık 3,4 milyon Müslüman’ın yaşadığı ABD’de 2017 yılında 2 bin 600 saldırı olurken; bir milyon Müslüman’ın yaşadığı Kanada’da ise 70 İslamofobik saldırı meydana geldi. En son İsveç’te ‘Yakınındaki camiyi yak’ sloganı yazılı tişörtler yapılmış, bunlar internet üzerinden satışa sunulmuştu. İsveç’te 2018 yılında 38 cami ve mescit saldırıya uğradı.

HEPSİNİN DERDİ DE AYASOFYA
Avrupa Parlamentosunun skandal Türkiye Raporu’nda, “Ayasofya’nın camiye dönüştürülmemesi” ifadesi yer almıştı. Yeni Zelanda’da onlarca kişiyi öldüren Brenton Tarrant da ‘katliam manifestosu’nda “Ayasofya’yı minarelerden kurtaracak ve Konstantinopol’ü yeniden bir Hristiyan şehri yapacağız” satırlarına yer verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alırken "Ona, İstanbul'un adının Konstantinopol olduğunu ve Türk işgalinden önceki bin yıl boyunca Bizans İmparatorluğu'nun ve Ortodoksların başkenti olduğunu hatırlatırım” diyerek saldırıda bulunmuştu.

SUÇU İSLAM DÜNYASINA YÜKLEDİ
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda’daki Müslüman katliamından İslam dünyasını sorumlu tuttu. Yalova’da konuşan Kılıçdaroğlu saldırıyı lanetlerken “Dönüp İslam coğrafyasına da bakmamız gerekiyor. İslamiyet üzerinden insanların birbirlerini nasıl katlettiklerini görüyoruz. IŞİD dediğimiz terör örgütü, el-Kaide dediğimiz terör örgütü kendi Müslümanlık anlayışlarını zorla dayatmaya çalışıyor. Düşünebiliyor musunuz, bir taraf saldırıyor ‘Allah Allah’ diye öldürmeye. Öbür taraf da saldırıyor ‘Allah Allah’ diye karşı tarafı öldürmeye. Nasıl oluyor bu? Bu tuzağa artık İslam dünyasının düşmemesi lazım, uyanması lazım” dedi.

HEDEFİNDE ERDOĞAN VAR
∂ Camiye saldıran terörist Tarrant’ın nefret manifestosundaki suikast listesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Londra Belediye Başkanı Sadık Han gibi isimler de bulunuyor. Terörist, Erdoğan’la ilgili olarak “İnsanlarımızın en eski düşmanı ve Avrupa’daki en büyük İslami grubun lideri” yorumunu yapıyor. Katil, Avrupa’da yaşayan Türkleri “etnik düşman” diye niteliyor. Terörist, Türkler için “Topraklarınızda huzur içinde yaşayabilirsiniz, size zarar gelmeyecek. Boğaz’ın doğu yakasında. Ama Boğaz’ın batı yakasında bir yerde yaşamayı denerseniz Avrupa’ya gelirseniz sizi öldüreceğiz’ ifadelerine yer veriyor.

CAMİ DEMEDEN KINADILAR
Yeni Zelanda’daki katliam dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Dünya liderleri açıklamalarla katliamı kınadı. Onlardan biri olan ABD Başkanı Donald Trump, Yeni Zelanda’ya taziyelerini illetti ancak İslam dünyasına yönelik tek kelime etmedi. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun, Müslüman veya cami kelimelerini kullanmadan taziye mesajı yayımlaması tepki çekti.
İşte o mesajlar:
∂ İngiltere Başbakanı Theresa May: İngiltere adına Yeni Zelanda halkına en derin başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
∂ Almanya Başbakanı Angela Merkel: Huzur içinde ibadet edilen camide ırkçı nefret sebebiyle öldürülenler için yas tutuyorum.
∂ NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg: Camilere yönelik korkunç terör saldırılarını şiddetle kınıyorum.
∂ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin: Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrenç ve acımasız. Bu suça karışan herkesin hak ettiği cezayı almasını umuyorum.
∂ Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani: Teröristler camilere saldırılar düzenleyerek hiçbir dine mensup olmadığını, insanlığın düşmanı olduğunu gösterdi.
∂ Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev: Küresel güvenliğe ve barışa karşı olan terörizm ve aşırılığın tüm tezahürlerini şiddetle kınıyoruz.
∂ Japonya Başbakanı Şinzo Abe: Kalpten dayanışmalarımızı bildiririz. Sebebi ne olursa olsun, terör asla tasvip edilemez.

TAM BİR TÜRK DÜŞMANI
Teröristin katliama imza attığı makineli tüfekleriyle şarjör ve yeleklerini yazılarla donattığı belirlendi. Yazılarda geçmişte Avrupa’nın Müslümanlara karşı verdiği savaşların tarihleri, bu savaşlarda yer almış Batılı figürlerin isimleri, Nazi sempatizanı ve İslam karşıtı ifadelerin yer aldığı görüldü. Tarihte Osmanlılara karşı savaşmış Lazar Hrebeljanovic, Milos Obilic, Baja Pivljanin ve Novak Vujosevic gibi Sırp figürlerin isimleri ile Osmanlı donanmalarını yok eden muharebelerin tarihleri ve amirallerin isimlerinin yer alması “Katil, Batı’da artan İslam düşmanlığının bir yansıması. Mesajlarla ırkçıların reklamını yapıyor” dedirtti.
∂ Şarjörlerden birinin üzerinde Kiril alfabesiyle Miloş Obiliç yazıyor. Obiliç, Kosova Savaşı’nda Sultan Murat’ı şehit eden Sırp olarak biliniyor.
∂ Yine aynı şekilde 1683 Viyana yazısında ise başarısız olan II. Viyana Kuşatması’na atıfta bulunuyor. Silahın üzerinde yer alan “14” yazısı, bu kuşatma sırasında öldürülen 14 bin Hristiyan’ı temsil ediyor.
∂ Silahta yer alan bir diğer isim ise Antonio Bragadin... O da Osmanlıda esir aldıkları bütün Türkleri öldüren, ardından Lala Mustafa Paşa’nın emriyle ağaca asılan Venedikli bir komutan.
∂ Dmitry Senyavin ise 1787-1792 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Rus cephesinde yer alan bir amiral...
∂ Silahtaki 1770 tarihi ile de Rusya-Osmanlı arasında yapılan ve Osmanlı donanmasının yok edildiği Çeşme Deniz Muharebesi’ne atıf yapılıyor.
∂ Hunyadi János ise II. Murad’a karşı Belgrad Kuşatması sırasında direnen Macar bir komutandı.
∂ Alexandre Bissonette de Kanada’da 2017 yılında yine bir camiye girip silahlı saldırı düzenleyen bir katil.