İşgalci İsrail ile Birleşik Arap Emîrlikleri (BAE) arasında yıllardır perde arkasında sürdürülen yakın ilişki önceki gün yapılan “normalleşme anlaşması” ile alenileştirildi. Anlaşmayı ABD Başkanı Donald Trump duyurdu. Trump “Bugün büyük atılım. İki muhteşem dostumuz İsrail ve BAE arasında tarihi barış anlaşması. Büyük bir ilerleme. Şimdi bölgede benzer anlaşmaların gerçekleşeceğini umuyorum” dedi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien, İsrail - BAE anlaşma için liderlerin katılımıyla Beyaz Saray’da resmî bir imza töreni yapılabileceğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da sosyal medya hesabından Trump’ın paylaşımını alıntılayarak “Bu tarihî bir gün” değerlendirmesi yaptı. İsrail Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin ise Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’i İsrail’e davet etti. BAE, Mısır ve Ürdün’ün ardından işgalci İsrail rejimi ile anlaşma imzalayan üçüncü Arap ülkesi oldu.

FİLİSTİN, ELÇİSİNİ ÇEKTİ
Anlaşmaya Filistin yönetimi başta olmak üzere İslam dünyasından tepki yağdı. Filistin Abu Dabi Büyükelçisi’ni geri çeken Dışişleri Bakanı Riad el-Malki “Bu halkımızın sırtına saplanmış bir hançerdir” açıklamasını yaptı. 

ÜMMETİN SIRTINA HANÇER
Libya Başkanlık Konseyi Üyesi Muhammed Amari Zayid, BAE’nin İsrail ile anlaşmaya varmasını “şaşırtmayan bir ihanet” olarak değerlendirdi. Zayid “BAE’nin bu adımı ümmetin sırtına vurduğu başka bir hançerdir” değerlendirmesinde bulundu.

ANLAŞMA BÜYÜK İHANET
Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh İkrime Sabri, Mescid-i Aksa’nın kutsiyetine halel getiren hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini bildirdi.
Dünya Müslüman Âlimler Birliği, anlaşmayı büyük ihanet olarak değerlendirerek,  “Bu anlaşma, Siyonist işgalcilerin Mescid-i Aksa ve Filistin haklarına karşı işledikleri suçlara karşı verilmiş büyük bir ödül” ifadesiyle tepki gösterdi.

TRUMP’IN SEÇİM MANEVRASI
Lübnan’daki Dürzi lider Velid Canbolat, İsrail-Körfez anlaşmasını Trump’ın çıkarına olacak “seçim manevrası” olarak nitelendirdi. İran Dışişleri Bakanlığı ise anlaşmanın bölgedeki “direniş cephesini” güçlendirecek stratejik bir “aptallık” olduğunu bildirdi.

CUMA ÇIKIŞI BAE'YE ÖFKE
İşgal altındaki Batı Şeria ile abluka altındaki Gazze Şeridi’nde cuma namazı sonrası meydanlara çıkan binlerce Filistinli, BAE ve Abu Dabi Veliaht Prensi Muhammed bin Zayid’i protesto eden gösteriler düzenledi. Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Filistinliler Batı Şeria’nın El Halil kentine bağlı Yatta beldesi ile Nablus ve Selfit kentlerinde gösteri düzenledi. Üzerine çarpı işareti atılmış Muhammed Bin Zayid’in posterlerini taşıyan göstericiler, ABD, İsrail ve BAE aleyhine sloganlar attı. Yatta beldesinde bir grup Filistinli, BAE bayrağını ateşe verirken, Nablus şehrinde de ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve bin Zayid’in posterleri yerlerde çiğnendikten sonra Filistinlilerce ateşe verildi. Gazze Şeridi’nin merkez bölgesinde de cuma namazından sonra BAE’nin normalleşme anlaşması protesto edildi.
Cuma namazından sonra Mescid-i Aksa’daki Kubbetü’s-Sahra’nın ön kısmında bulunan revaklarda toplanan Filistinli bir grup ise  "Kahrolsun BAE", "Ey Zayid ey korkak, ey ABD iş birlikçisi" şeklinde sloganlar attı.

BAE'NİN RİYAKÂRLIĞI UNUTULMAZ
Dışişleri Bakanlığı, Birleşik Arap Emîrliklerinin (BAE) İsrail ile yaptığı normalleşme anlaşmasına tepki gösterdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2002'de Suudi Arabistan öncülüğünde Arap Ligi tarafından geliştirilen ve İslam İş Birliği Teşkilatınca da desteklenen Arap Barış Planı'nın BAE tarafından tek yanlı bir tasarrufla ortadan kaldırılmaya çalışılmasının son derece endişe verici olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
Zaten ölü doğan ve hiçbir geçerliliği olmayan ABD planı üzerinden gizli hesaplar yapmaya çalışan BAE, bu şekilde Filistin'in iradesini de yok saymaktadır. BAE liderliğinin, Filistin halkının ve yönetiminin rızası hilafına Filistin adına İsrail ile müzakereler yürütme ve Filistin açısından hayati önem taşıyan konularda taviz verme yetkisi hiçbir şekilde yoktur. Kendi dar çıkarları uğruna Filistin davasına ihanet ederken bunu âdeta Filistin için yapılan bir özveri gibi takdim etmeye çalışan BAE'nin bu riyakâr davranışını tarih de bölge halklarının vicdanı da unutmayacak ve asla affetmeyecektir.