OSMAN SAĞIRLI

Monarşik bir yönetimle idare edilen ve herhangi bir siyasi muhalefete müsamaha göstermeyen Suudi Arabistan’ın kuruluş yıl dönümünde Ulusal Meclis Partisinin kurulması açıklaması ciddi gerginliklere yol açacak görünüyor. 2007 ve 2011'de siyasi olarak örgütlenme girişimlerini bastıran ve hareket üyelerini tutuklayan Suudi yönetimine tepki gösteren muhalifler örgütlenmelerini “Suudi Arabistan Krallığında bir hükûmet biçimi olarak demokrasiyi benimsiyoruz. Bu amaçla Ulusal Meclis Partisinin kuruluşunu duyuruyoruz” şeklinde duyurdu. Muhaliflerin bu girişiminin düşük ham petrol fiyatları ve koronavirüs salgını ile mücadele eden üstelik de kasım ayında G20 zirvesine ev sahipliği yapmak için hazırlık yapan Suudi Arabistan'ın yöneticileri için yeni bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Partiye Londra merkezli tanınmış insan hakları aktivisti Yahya Assiri başkanlık ediyor ve üyeleri arasında akademisyen Medevi er-Reşid, araştırmacı Said bin Nâsır el-Gamdi, ABD merkezli Abdullah el-Eûd ve Kanada merkezli Ömer Abdülaziz var. Partinin sözcüsü Raşit, kurucularının “iktidardaki aile ile şahsi düşmanlığı olmadığını” belirtirken partiden yapılan açıklamada “Hükûmet, artan sayıda siyasi tutuklama ve suikast, bölgesel devletlere karşı giderek daha agresif politikalar, zorla kaybetmeler ve ülkeden kaçmaya zorlanan insanlar, sürekli şiddet ve baskının partinin oluşumunda en önemli etkenler” denildi. Suudi Arabistan, insan hakları sicilinden dolayı uzun süredir uluslararası eleştirilerle karşı karşıya. Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Haziran 2017'de Suud tahtının vârisi olarak tayin edilmesinden dolayı ciddi suçlamalar yöneltiliyor. Son olarak, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın İstanbul'daki Suud Konsolosluğunun içinde Ekim 2018'de öldürülmesi, krallığa yönelik eleştirilere sebep olmuştu.