Hükümetten yapılan yazılı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Sudan'ın adını terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarması ve İsrail-Sudan normalleşmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu.

Halkın onurlu bir yaşamı ve tam egemenliği hak ettiği belirtilen açıklamada, Sudan’ın terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkartılmasının, uluslararası toplumdan uzak geçen 30 yıllık bir sayfayı kapatıp, özellikle ekonomik açıdan büyük fırsatların kapısını açtığı, en fakir ve borçlu ülkeleri muaf tutma girişimi kapsamında ülke ekonomisi için ağır bir yük olan, çoğu eski rejim döneminde ihmal edilen 60 milyardan fazla dış borçtan Sudan’ı muaf tutma sürecini başlatacağı belirtildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Sudan’ın terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkartılması, ülkenin uluslararası finans kurumlarıyla çalışmaya başlaması, kalkınmaya yönelik hibelerden ve küresel yardımlardan tam olarak yararlanmasına imkan tanıyor, altyapı, tarım ve sanayi sektörlerini geliştirmek, ülkenin zenginliklerinden tam olarak yararlanmak için adil ve şeffaf sözleşmelere uygun küresel finansal yatırımların geri dönüşü için güçlü bir sinyal gönderiyor. ABD'nin kararı, banka transferlerini kolaylaştıracak, bankacılık kısıtlamalarını kaldıracak, küresel bankacılık sistemine dönüşe olanak tanıyacak, Sudanlılara dünya çapında seyahat özgürlüğü getirecek. Sudanlılara yasaklanan tüm teknik ve teknolojik ürünlere doğrudan aracısız erişime izin verecek."

- Normalleşme konusunda son kararı henüz kurulmamış meclis verecek

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'un geçen ağustosta Hartum'u ziyaretinde Sudan’ın adının terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkartılması için İsrail ile normalleşmeyi şart koştuğu aktarılan açıklamada, Başbakan Abdullah Hamduk hükümetinin, iki meselenin birbirinden ayrılması gerektiğini belirterek bu şartı reddettiği ve Sudan’ın gerekli şartları yerine getirdiğinde bu listeden çıkartılmasını istediği ifade edildi.

Sudan hükümetinin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

"Hükümet, Sudan halkının İsrail ile ilişkilerde henüz tamamlanmayan anayasal kurumları aracılığıyla karar verme hakkına sahip olduğuna inanıyor. İki konunun birbirinden tamamen ayrı olduğuna dair inancımızla ABD hükümetiyle müzakereleri sürdürdük ve 23 Ekim’de Sudan’ın adının terörü destekleyen devletler listesinden çıkaracak ve Sudan’ı gelecekte ABD mahkemelerinde tazminat taleplerinden koruyacak bir anlaşmaya vardık. ABD tarafı, Sudan hükümetine, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan ve Başbakan Abdullah Hamduk’u tebrik etmek ve Sudan İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmek için ilkeler anlaşmasını ilan etmek amacıyla 4’lü telefon görüşmesi önerdi.

Sudan İsrail ilişkilerinin yeniden kurulması amacıyla taraflar arasında bir anlaşma hazırlanması konusunda mutabık kalındı. Bu karar, yasama meclisi tarafından kesinlik kazanacak. Sudan hükümeti, iki konunun birbirinden ayrılması, Sudan ve halkının terörizmle bir bağlantısı olmadığı konusundaki ısrarını kesin bir dille vurguluyor. Sudan dünya ülkeleri ile ilişkilerini Sudanlıların menfaatlerine dayalı olarak geliştirecek."