Azerbaycan karşısında tarihî hezimet yaşayan Ermenistan'da Başbakan Nikol Paşinyan'a tepkiler sürüyor. Ermenistan'ın ilk cumhurbaşkanı Levon Ter-Petrosyan’ın danışmanlarından ve 1990’lı yıllarda Karabağ müzakerelerine katılan Zhirayar Liparityan, BBC'ye mülakat verdi. Karabağ konusunun iki ana unsuru olduğunu söyleyen Liparityan "Bunlar, Dağlık Karabağ'ın statüsü ve Azerbaycan'a ait olup Ermenistan güçlerinin kontrolü altında olan yedi bölgenin durumu. Uluslararası toplum, bize 30 yıldır Karabağ'ın bağımsızlığını tanımayacağını söyledi. Türkiye, Rusya, ABD, Fransa ve İran bize Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü üzerinden seçenekler sundu. Dünyada hiç kimse bu yedi bölgeyi tutacağımızı beklemiyordu. Her zaman belirli şartlar altında geri verilmelerini bekliyorlardı" dedi.

KAZANMA ŞANSIMIZ YOKTU

"Uzlaşmaya giden süreci ne kadar uzattıysak, savaş o kadar yaklaştı ve bu savaşı kazanma şansımız da o kadar azaldı" değerlendirmesinde bulunan Liparityan "Savaş öncesinde hatalar yapıldı. Ermenistan tarafı, gereksiz şekilde ve Türkiye ile Azerbaycan’ı kışkırtacak adımlar attı. Mesela, Karabağ’ın geleceğini tartışırken Azerbaycan kendi çözümünü sunuyordu, ‘Karabağ Azerbaycan'dır.’ Bu, uluslararası toplumun da yaklaşımı. Biz ise ‘Müzakereleri unutun, Karabağ Ermenistan’dır.’ dedik. Paşinyan ayrıca Türkiye’nin de toprak bütünlüğüne karşı açıklamalarda bulundu. Paşinyan, uluslararası toplumun Ermenistan'ı demokrasi yolunda ilerlediği için yedi bölgedeki konumunu değiştirerek ödüllendireceğini düşünüyordu ancak bu tür adımlar yalnızca onun dünya hayal gücünde gerçekleşti.

HAYALLERİ ÇOK SEVİYORUZ

Paşinyan’ın Dağlık Karabağ’ın bağımsızlığının tanınması için uluslararası kamuoyuna yaptığı çağrıları da eleştiren Liparityan, "Zihniyet değişmedi. Siyasi düşüncemizin temel meselesi bu ve bu problem en az 200 yaşında. Hayalleri çok seviyoruz, adil bir kararın, mükemmel bir çözümün muhtemel bir çözüm olduğunu düşünmeyi seviyoruz. Rüya görmek, Ermenistan’ın yaşam stratejisidir. Ancak rüya görmek bir strateji değildir" ifadelerini kullandı.