2016 yılı küresel ekonomik tahminlerine ilişkin olarak AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Kenningham, 2016'da gelişmiş ülkelerin ekonomik iyileşmelerini istikrarlı bir şekilde sürdürebileceğini ancak Avro Bölgesi ve Japonya'nın ABD ve İngiltere'nin biraz gerisinde kalabileceğini ifade etti.

ABD'de enflasyon artışının hızlanabileceğini ancak diğer ekonomilerde hedeflenen seviyenin altında kalabileceğini aktaran Kenningham, bundan dolayı küresel çapta para politikası uygulamalarının her ekonomide farklı olabileceğini dile getirdi.

Kenningham, gelişmekte olan piyasaların büyüme hızının da biraz artış kaydedebileceği öngörüsünde bulundu.

- "ABD'de enflasyon toparlanabilir"

ABD'de büyümenin 2016'da yüzde 2 civarında gerçekleşebileceğini vurgulayan Kenningham, bu büyümeyle çalışan ücretleri ve enflasyonda sert yükselişler görülebileceğini, parasal sıkılaşmanın devam edebileceğini, düşük petrol fiyatları ve güçlü dolardan kaynaklanacak deflasyon şoklarının azalabileceğini kaydetti.

Kenningham, oluşabilecek bu koşullar sonrası Fed'in politika faiz oranını beklenenden fazla artırabileceğini dile getirerek, politika faiz oranının 2016 yılında yüzde 2 seviyesine yaklaşabileceğini belirtti

Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faaliyetlerine de değinen Kenningham, bankanın 2016 yılında parasal genişlemenin miktarını artırabileceğini ifade etti.

Kenningham, Avro Bölgesinde büyümenin 2016'da yüzde 1 seviyelerine kadar gerileyebileceğini aktardı. Enflasyon oranının hedefler altında olduğunu ve işsizlik oranının hala bölgenin birçok ülkesinde beklentilerin üstünde olduğunu dile getiren Kenningham, bu şartlarda ECB'nin parasal genişlemeyi artırabileceğini anlattı.

Kenningham, Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) da ECB gibi bir eylemde bulunabileceğini söyledi. Japonya'da enflasyonun 2016'da gerileyebileceğini kaydeden Kenningham, bunun sonucu BoJ'un parasal genişleme miktarında artışa gidebileceğini vurguladı.

Kenningham, İngiltere'nin ise ekonomik büyümedeki istikrarını koruyacağını belirtti.

Ülkede enflasyonun artış eğiliminde olduğunu ve İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz artırımına yakın olduğunu ifade eden Kenningham ancak bu artışın Fed'in eyleminden daha kademeli olabileceğinin altını çizdi.

Avrupa Birliği (AB) referandumunun İngiltere'deki yatırımcı güvenini olumsuz etkileyebileceğini aktaran Kenningham, AB'de yer alsa da almasa da ülke ekonomisinin iyi bir seyir izleyeceğini dile getirdi.

-Çin ekonomisinde yükseliş seyri

Kenningham, Çin'deki yatırımcı güveninin aşağı yönlü olmasına rağmen, ülke ekonomisinin 2016'da toparlanacağı ve yükselişe geçeceği öngörüsünde bulundu. Ülkedeki aşırı borçlu firmaların endişeye sebep olduğunu anlatan Kenningham son aylarda kredi büyüme hızının arttığını vurguladı.

Çin Merkez Bankası'nın (PBoC), parasal teşvikte bulunabileceğini kaydeden Kenningham, bankanın yuanı ticaret ağırlıklı döviz kurunda sabit tutacağını ifade etti.

Kenningham, 2016'da yuanda devalüasyon yaşanmasının da söz konusu olmadığını aktardı.

Hindistan ekonomisine değinen Kenningham, ülkedeki genişlemeci para politikasının sona erebileceğini dile getirdi. Hindistan Merkez Bankası'nın 2015 yılında politika faiz oranında toplam 125 baz puan indirime gittiğini anımsatan Kenningham, ileriki aylarda ülkede enflasyonun toparlanabileceğini ve bankanın politika faiz oranında uzun bir süre değişikliğe gitmeyebileceğini dile getirdi.

Kenningham, Hindistan'ın ekonomik büyümesinin 2016 yılında güçlü kalmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.

Brezilya'da ise problemlerin daha da derinleşebileceğini anlatan Kenningham, emtia fiyatlarında toparlanma olsa bile en iyi ihtimalin ülkede ekonominin durağan bir hal alması olduğunu kaydetti. Brezilya'da enflasyonun hedeflen seviyenin üzerinde olduğunu, kamu borç oranının yüksek ve hala artmakta olduğunu vurgulayan Kenningham, Brezilya Devlet Başkanı Dilma Rousseff'in ülkede sıkı para politikasını uygulayabilme konusunda yeterli olmadığını ifade etti.

Kenningham, Rusya ekonomisinin ise 2016'da durgun olabileceğini belirtti. Rusya'da çok zayıf ilerlemeler kaydedilebileceğini aktaran Kenningham, "Rusya'da enflasyon 2016'da gerileyebilir ancak yine de Rusya Merkez Bankası'nın hedefleri üzerinde gerçekleşecek. Petrol fiyatlarında toparlanma gerçekleşse bile fiyatlar bu son 10 yıla göre düşük seviyelerde kalacak ve Rusya'ya fazla faydası olmayacak. Ülkenin kemer sıkma politikalarına ihtiyacı olacak. Aynı zamanda derin yapısal ve demografik problemlerden dolayı Rusya'daki düşük büyüme trendi 2016 yılında devam edecek" dedi.

-"Petrol fiyatlarında düzelme görülebilir"

Kenningham, 2016'da petrol fiyatlarında toparlanma görülebileceğini dile getirdi. Brent petrolün varil fiyatının 40 doların altında seyrettiğini anımsatan Kenningham bu düşüşün daha fazla devam etmeyeceği öngörüsünde bulundu.

Güçlü küresel taleple beraber petrol fiyatlarında iyileşme görülebileceğini anlatan Kenningham, Çin'in toparlanması durumunda değerli metal fiyatlarında da toparlanma olabileceğini vurguladı.

Capital Economics Kıdemli Piyasa Ekonomisti John Higgins ise ABD'de şu anda 2,2 seviyelerinde olan 10 yıllık tahvil faizlerinin 2016'da yüzde 3 seviyelerine çıkabileceğini belirtti. Enflasyon ve ücretlerin artış kaydettiği sürece Fed'in politika faizini artıracağını ifade eden Higgins,ABD'de 10 yıllık tahvil faizlerinin yükselişe geçmesi için geniş bir alan olacağını aktardı.

Higgins, ABD'de piyasaların 2016 yılında güç kazanabileceğini dile getirdi. ABD'de hisse senedi piyasalarında kazançların artabileceğini ve hisselerin değer kazanabileceğini söyleyen Higgins, S&P 500 endeksinin 2016'da yüzde 9 civarında yükseliş kaydedebileceğini ifade etti.

Higgins, doların avro ve yen karşısında tırmanışa geçebileceğini aktardı. 2016'da avro/dolar paritesinin 1 seviyesinin altına ineceği ve dolar/yen paritesinin 140 seviyelerine ulaşacağı öngörüsünde bulunan Higgins, dolardaki bu tırmanışın merkez bankalarının farklı politikalarından kaynaklanacağını vurguladı.

Higgins, gelişmekte olan piyasa hisse senetlerinin de iyi performans sergileyebileceğine dikkati çekti.

Bu performansın Çin'deki endişelerin azalması ve emtia fiyatlarındaki düşüşün son bulmasıyla gerçekleşebileceğini belirten Higgins, Fed'in parasal sıkılaştırmasının da gelişmekte olan piyasa varlıkları üzerinde önemli bir baskı oluşturmayacağını ifade etti.