Türkiye'nin geç kalması halinde İran pazarından pay almada kayıp yaşayabileceğini kaydeden Gülle; İtalyanların, Almanların, Fransızların Japonların ve Korelilerin hep ülke bazında anlaşmalar yaptığını ifade etti. Bu ülkelerin inşaat, taşeronluk, hizmet sektörü anlaşmalarını hükümet bazında yaptığına işaret eden İsmail Gülle, şöyle devam etti:
“Ondan sonra iş aşağıya iniyor. Biz ise aşağıdan uğraşıyoruz. İşi yukarıda toplayamıyoruz. Şimdi orada ticaret merkezleri açıyoruz. Ticaret merkezleri Türkiye’deki bütün ihraç ürünlerini oraya koyarak sattırma imkanını sağlayacak. Devletin üsten anlaşma ve bir takım tavizlerle alması ve arkasından da özel sektörün bu işlere girerek tamamlaması çok daha iyi mesafe alacaktır. Yoksa Türkiye’deki bütün sivil toplum kuruluşlarının hemen hemen hepsi İran'a gitmiştir. Ne oluyor? İlişki yorgunluğu yapıyor. İTO gidiyor, İSO gidiyor. Bu kadar çok STK gidiyor hep aynı insanlarla görüşüyor. Bu da işin sonuç almasında kafa karışıklığı oluşturuyor. Sadece bir kişiyle bunların hepsi bitmiş olsa yapılan işin arkasından da tamamlamış olsa çok daha hızlı ve organize gideriz. Biz şu anda organize değiliz.”