Anasayfa | Arşiv | NEDEN?

NEDEN?

Ülkeyi kahreden korkunç kaza arkasında cevap bekleyen çok sayıda soru bıraktı...

> Haber Merkezi



1- Uçağın enkazı bulunmaması gereken yerde. Rotayı kim ve niçin değiştirdi?
2- Görüş mesafesi uygun, hava da açık olduğuna göre pilotaj hatası mı var?
3- Teknik bakımı yeni yapılan arızası olmayan uçağa sabotaj mı düzenlendi?
4- Kazanın, nükleer enerji uzmanı 6 bilim adamının uçakta olmasıyla ilgisi olabilir mi?



Sırlarla dolu facia

Atlasjet Havayolları’na ait İstanbul-Isparta seferini yapan yolcu uçağı, Keçiborlu ilçesi yakınlarında düştü. Düşüş sebebi henüz belli olmayan kazada, 1’i bebek 50 yolcu ve 7 mürettebatın bulunduğu uçaktan kurtulan olmadı.


İSTANBUL- İstanbul-Isparta seferini yapan Atlasjet Havayolları’na ait 4203 sefer sayılı MD 83 tipi yolcu uçağı, gece saat 01.45’te Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’na iniş yaparken düştü. İçinde biri 1.5 aylık bebek olan 50 yolcu ve 7 mürettebat bulunan uçaktan kurtulan olmadı. İniş sırasında henüz belirlenemeyen bir sebepten kuyruğu tepeye çarptığı sanılan uçağın tam düşüş sebebi kara kutuların deşifre edilmesinden sonra belli olacak. İstanbul-Isparta seferini yapmak için saat 00.51’de İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan kalkış yapan uçakla, Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’na inmek üzereyken saat 01.45’te irtibat kesildi. Yapılan incelemede, uçağın Keçiborlu ilçesinin 6-7 kilometre güney batısında, havalimanından yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta Çukurören ile Yenitepe köyleri arasında bulunan 1830 metre rakımlı Türbetepe mevkiine düştüğü tespit edildi. Uçağın Priştina’dan geldiği için İstanbul’dan 1.5 saat gecikmeli kalktığı açıklandı.

“Hava çok güzeldi”
Kazanın ardından ilk açıklamayı yapan Atlasjet Havayolları CEO’su Tuncay Doğaner, uçağın World Focus Airlines’tan kiraladığını belirterek, pilotların da bu şirketin elemanları olduğunu söyledi. Doğaner, hava şartlarının, görüş şartlarının uçuşa son derece elverişli olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam etti: “Uçak normal şartlarda Isparta Süleyman Demirel Havalimanı’na gelmiş. Meydanın görüldüğünü ve yaklaşmaya devam ettiklerini kuleye bildirdikten sonra uçakla temas kaybolmuştur. Hava şartları, görüş şartları herhangi bir yağmur, rüzgâr yoktu, uçuşa son derece elverişli. Bundan daha güzel bir hava olamaz. Ancak meydan, pist görüldükten sonra uçağın buraya nasıl düştüğü bir araştırma konusudur. Teknik bir arızayla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. 1996 model MD83 tipi uçağın bakımları yerindedir. Pilotlar da son derece deneyimliydi.”
Öte yandan, havaalanı kulesinin, pilotlara “yaklaşmaya devam edin” uyarısı yaptığı sırada uçakla bağlantının kesildiği, ancak bağlantının kesilmesinden önce uçaktan acil durumlar için gönderilen sinyalin gelmediği belirtildi. Bu sinyal sayesinde düşen uçağın yerinin çok daha kısa sürede tespit edilebileceği ifade edildi.


Piste inişe geçtiği sırada düştü
Atlasjet’e ait uçak, havalimanına yaklaşık 12 kilometre uzaklıkta bulunan Çukurören ile Yenitepe köyleri arasındaki 1830 metre rakımlı Türbetepe mevkiine düştü. Uçağın iniş esnasında kuyruğunun tepeye çarptığı tahmin ediliyor. İnişe geçerken uçaktan acil durum sinyali de gelmediği belirtildi.


Pilot-Kule arasındaki son görüşme...
“Pisti gördük, iniyoruz...”
Düşen uçağın kaptan pilotu Serhat Özdemir, inişe hazırlanırken Isparta’daki Süleyman Demirel Havalimanı’yla bağlantıyı kurdu. Kaptan pilot, kuleye “In-bound olduk” (pisti karşıladık) derken, kule ise “Anlaşıldı. Yaklaşmaya devam edin” diye cevap verdi. Bu noktada uçağın pist başından uzaklığı sadece 18 kilometreydi. Uçağın bundan sonra alçalma yaparak piste iniş yapması gerekiyordu ancak irtibat kesildi. Görüşmenin detayları ise şöyle:

* Kaptan pilot: Isparta kule,
iyi geceler.
* Isparta Kule: İyi geceler, devam edin.
* Kaptan pilot: Atlasjet KK 4203, Isparta VOR (havaalanındaki sinyal verici) üzerindeyiz.
* Isparta Kule: Anlaşıldı.
In-bound oluş ikaz.
* Kaptan pilot: Isparta kule,
In-bound olduk
(Pisti karşıladık).
* Isparta Kule: Anlaşıldı Atlasjet. Yaklaşmaya devam edin.


İnternetten mesaj yağmuru
Düşen Atlasjet uçağında hayatını kaybedenler için arkadaşlık sitesi Facebook üzerinde de grup açıldı. “30.11.2007-Isparta’da Kaybettiklerimiz” isimli gruba kısa süre içinde çok sayıda kişi üye olurken, yolcu ve mürettebat yakınları taziye mesajları yağdırdı. Pilot ve kabin görevlilerinin fotoğraflarına yer verilen grupta yolcuların isimleri de bulunuyor.

Uzmanlar: Türbülans olabilir
Türkiye Havayolu Pilotları Derneği (TALPA) Başkan Yardımcısı Altay Yıldırım, Atlasjet uçağının düşmesiyle ilgili olarak, “Pist görüldü, yaklaşıyoruz) denildikten sonra uçağın bir yere vurması anlaşılır gibi değil” dedi. “Uçağın düşüşü bilinmezliklerle dolu” diyen Yıldırım, “İnişte ‘hava boşluğu’ dediğimiz türbülans olabilir. Sonra da irtifa kaybı yaşanmıştır” şeklinde konuştu.


DNA testi için kan ve dişler toplandı
İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan 6 kişilik heyet, Isparta’da düşen uçakta hayatını kaybedenlerin ailelerine teslimi sırasında herhangi bir karışıklık yaşanmaması için hemen olay yerine gitti. Ulaştırma Bakanlığı’nın isteği üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan Uzman Dr. Keramettin Kurt başkanlığında 6 kişilik heyet cesetlerden kan, doku ve diş örnekleri aldı. Ekip, kazada hayatını kaybeden ve çoğu tanınmaz halde olan cesetlerin kimlere ait olduğunu DNA testi ile belirleyerek ailelerine verilmesini sağlayacak.


Kazanın sırrını kara kutular çözecek
Düşen uçağın kara kutularına öğlen saatlerinde ulaşıldı. Kazanın sebeplerini araştırmak üzere oluşturulan kaza kırım heyetinin, enkaz bölgesinde yaptığı arama çalışmaları neticesinde kara kutu olarak adlandırılan CVR ve FDR cihazlarına ulaşıldı. Uçağın kesin düşüş sebebi bu kutuların incelenmesinden sonra belli olacak.


Termal kameralı helikopter buldu
Uçağın düştüğü bölge dağlık ve gece yarısı hava karanlık olduğundan, ilk etapta olayda canlı olup olmadığı netlik kazanmadı. Bunun üzerine Ankara’dan Hava Kuvvetleri’ne ait Cougar tipi helikopter bölgeye gönderildi. Helkikopter, termal kamerayla uçağın düştüğünü teyit ederken kurtulan olmadığını da tespit ederek yetkililere rapor etti.


Uçuş rotasından çıkmış!
Düşen uçağın enkazı üzerinde helikopterle inceleme yapan Isparta Valisi Şemsettin Uzun, “O bölge uçağın geçiş noktası değil” dedi. Vali Şemsettin Uzun, şunları söyledi: “Uçak oraya nasıl indi anlamak mümkün değil. Sırtın öbür tarafına düşmüş. Ağaçlık ve biraz kayalık bir bölge. O bölge uçağın geçiş alanında değil. Uçağı kuleden görmüşler. Hâttâ hava raporlarını vermişler. İniş için müsait denilmiş. Burdur üzerinden dönüş yapacaktı. Orada bir irtibatsızlık oldu.”

Kuyruğu tepeye çarpmış olabilir
Düşen uçağın iniş sırasında kuyruğunun tepeye çarptığı sanılıyor. Uçağın kanat ve motor bölümü tepenin üst kısımlarında, gövde kısmı da tepenin hemen aşağısında yaklaşık 150 metre mesafede bulundu.


Seferler 31 Aralık’ta bitecekti
Daha önceleri THY ve Fly Air tarafından gerçekleştirilen Isparta-İstanbul uçuş seferleri, yolcu azlığı sebebiyle durdurulmuştu. Bunun üzerine harekete geçen Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, Atlasjet’le anlaşma yaparak, 10 bin kombine bilet satın alıp 28 Mayıs 2007’de uçuşları tekrar başlatmıştı. Ancak, kombine biletlerin 4/1 i bile satılamadığı için Atlasjet seferleri 31 Aralık 2007’de sonlandıracağını açıklamıştı.


Korkunç şüphe

Uçak kazasında can verenler arasında bulunan 6 bilim adamının Türkiye’nin nükleer araştırmalarında çok önemli role sahip oldukları ortaya çıktı.

İSTANBUL - Isparta yakınlarında düşen Atlasjet uçağında ölen bilim adamlarının nükleer araştırmalar konusunda çok önemli role sahip olduğu ortaya çıktı. 1 ton toryumun 1 milyon varil petrole denk geldiğini iddia eden Prof. Dr. Arık, “900 bin ton toryum rezervine sahip Türkiye, bu madeni kullanırsa petrol satın almaz” tezini savunuyordu. Kazanın Nükleer enerji konusunun hararetli bir şekilde tartışıldığı ve Türkiye’nin nükleer güç kullanımına ilk adımlarını attığı günlere denk gelmesi soru işaretlerini artırdı. Prof. Dr. Engin Arık’ın, İsviçre’nin Cenevre şehri yakınlarında kurulu, “European Organization for Nuclear Research (CERN)”deki “Atlas Deneyi”nde çalıştığı öğrenildi. Arık başkanlığındaki grup, aynı zamanda nükleer fizikle ilgili, “Karanlık madde” arayan “CAST deneyi”nde de çalışıyordu.

Kongreye gidiyorlardı
Vefat eden yolcular arasında Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr. Engin Arık, Araştırma Görevlisi Özgen Berkol Doğan, Yüksek Lisans Öğrencisi Engin Abat ile Doğuş Üniversitesinden Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, Doç. Dr. İskender Hikmet ve Araştırma Görevlisi Mustafa Fidan’ın da bulunması dikkat çekti. Nükleer Enerji Santralleri’nde uranyum yerine kullanılabilecek olan toryumun 21. yüzyılın en stratejik maddesi olacağını ve Türkiye’nin dünya toryum rezervlerinde 2. sırada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arık, “Japonya, elinde hiç toryum bulunmamasına rağmen, toryumla çalışacak nükleer enerji santrallerine yönelik çalışma yapan üç ülkeden biri” diyordu. Prof. Dr. Engin Arık’ın kuvvetli bir bilim kadını olduğunu söyleyen BÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Gülmez, “Üzerinde çalıştığı proje Nobel Ödülü alabilecek nitelikteydi” diye konuştu.


57 insanımızı kaybettik

Mürettebat: Serhat Özdemir (Kaptan Pilot), Fahir Aksoy (2. pilot), Çağatay Şirin (Kabin amiri), Mana Topçu (Hostes), Sinem Hatice Vurgun (Hostes), Mümine Bulut (Hostes) ve Alaattin Çelik Gürtürk (Teknisyen).

Yolcular: Özlem Karataş, Nuri Tığlı, Bahri Öndürücü, M.Rafi Taşkent, Muhsin Öndürücü, Şakir Özsoy, Kasım Mehmet Saygılı, Perihan Kutlu, Sinem Kutlu, Aysun Fatime Balcı, Mustafa Zengi, Davut Demirkurt, Hayri Tokgöz, Tevfik Büyükçaylı, Mehmet Yiğitbaşı, Zeliha Yiğitbaşı, Özgen Berkol Doğan, Engin Abat, Engin Arık, Sibel Ünsal, Mehmet Yılmaz, Necati Kartal, Saniye Kartal, Hakan Ulutaş, İskender Hikmet, Fatma Şenel Boydağ, Fahrettin Oğurlu, Özcan Oğurlu, Hakan Yakup Tullu, Alp Tezcan, Oğuz Cafer Çiftçi, Yusuf Çiftçi, Nazire Kurnaz, Gözen Polat, Mustafa Fidan, Doğan Göktaş, Hazal Kaynak, İsa Çobankaya, Saniye Çobankaya, Yaşar Çobankaya, Burhan Tepebaşı, Ruşen Mustafa Hamza Hemreli, Fuat Güler, Mustafa Çalışkan, Kenan Büyük, Süleyman Hilal, Ayşe Cantürk, Melike Ceylan, Ceren Ceylan, Sadettin Baysal.


Feryat ve gözyaşı
ISPARTA - İçinde 50’si yolcu ve 7 mürettebatı ile Isparta’da düşen uçakta hayatını kaybeden yolcu yakınları dün sabah 11.00’de THY’ye ait uçakla İstanbul’dan Isparta’ya götürüldü. Gözyaşların arasında Isparta Havaalanı’na inen yolcu yakınları, otobüslerle Süleyman Demirel Tıp Fakültesi Hastanesi’ne geçti. Hastane yetkilerinden kurtulan yolcu olmadığını öğrenen aileler, son umutlarının tükenmesiyle gözyaşlarına boğuldu. Hastane bahçesi yolcu yakınlarının ağıt ve feryatlarıyla matem havasına büründü. Acılı ailelerden biri Afyon Dinar’dan gelmişti. Yusuf ve eşi Meral Ünsal, dün gece kızları Sibel Ünsal’ı karşılamak için Isparta Havaalanı’na gelmişti. Acılı anne Meral Ünsal uçağın inişe geçtiğini gördüğünü belirterek, “Uçak inişe geçti. Ben gördüm. Fakat tekrar havalanarak alanın üzerinden geçti gitti. Saatler sonra uçağın düştüğünü söylediler” diye gözyaşı döktü. Kızını önceki akşam rüyasında gördüğünü ve uçağının tekerlerinin çalışmadığı için uçakta mahsur kaldığını söyleyen anne, “Kızımı arayıp rüyamı anlattım. Sibelim beni teselli ederek, ‘Korkma anne’ dedi” diye konuştu. Hastanenin önünde evlatlarının acısıyla sinir krizleri geçiren aile sağlık ekipleri ve yakınları tarafından sakinleştirilirken bu sırada İstanbul’da okuyan oğlu 23 yaşındaki Abdullah Ünsal geldi. Acılı aile geride kalan tek evlatlarına sarılarak gözyaşlarına boğuldu.

İlk defa uçağa binmişti
Hastane kapısında ağlayanlardan Gülşen Sapak ise, kardeşi 38 yaşındaki Tevfik Büyükçaylı’nın geride 2 çocuğu olduğunu ve iş için İstanbul’a gittiğini belirterek, “İlk defa uçağa binmişti. Çok merak ediyordu. Ve çok heyecanlanmıştı” diye konuştu. Bir başka trajedi ise uçağın tek bebeği olan 1.5 aylık Ceren’in ölümüydü. Annesi Melike ile birkaç gün önce İstanbul’a anneannesinin yanına gitmiş, 2 gün kaldıktan sonra tekrar Isparta’ya geri dönmek için uçağa binmişlerdi. Polis memuru baba havaalanında onları karşılamak için erkenden geldi, çok geçmeden acı haberle yıkıldı. Bu arada kazadan sonra ekibiyle birlikte olay yerine gelen Afyonkarahisar İl Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliği Müdürü Turhan Ala, “Uçaktaki insanların çarpma anında öldüklerini gözlemledik. Karşılaştığımız korkunç bir manzaraydı” dedi. > Bekir Yeniay


Cenazeler gönderiliyor
ISPARTA Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Taşkaya, cenazelerin kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü, DÜ Öğretim Görevlisi Mustafa Fidan’ın cenazesinin dün akşam THY uçağıyla İstanbul’a gönderildiğini söyledi. Taşkaya, İstanbul’a gönderilecek diğer cenazelerin ise bugün 10.00-12.00 ve 14.00 saatlerinde uçaklarla gönderileceğini ifade etti. Kimlik tespiti yapılan cenazeler ailelerine teslim edilirken, cenazelerini almak için Isparta’ya giden yakınlarından bazıları dün akşam İstanbul’a getirildi. Öte yandan, cenazeler için Isparta Otogar camisinde bugün öğle namazının ardından toplu cenaze namazı kılınacağı bildirildi.


Gül: Milletçe acımız büyük
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Atlasjet uçağının Keçiborlu yakınlarında düştüğü kazaya çok üzüldüğünü belirterek, yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı diledi. Cumhurbaşkanı Gül yayımladığı mesajda şunları kaydetti: “Milletçe acımız büyüktür. Ailelerimizin üzüntüsünü yürekten paylaşıyorum. Kazada hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine ve milletimize içten başsağlığı dileklerimi iletiyorum.”

“Üzüntülerini paylaşıyoruz”
TBMM Başkanı Köksal Toptan da yayımladığı mesajda mesajında şunları kaydetti: “50’si yolcu, 7’si mürettebat toplam 57 vatandaşımızın hayatını kaybetmesinden büyük üzüntü duydum. Böylesine elim bir kazada yakınlarını kaybeden tüm ailelerin acısını yürekten paylaşıyorum. Bu kaza, 7’den 70’e tüm vatandaşlarımızı yasa boğmuştur.”

“İncelemeler devam ediyor”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Isparta’da meydana gelen uçak kazası ile ilgili olarak, “Bu müessif kazadan dolayı milletçe acımız büyüktür” dedi. Başbakan Erdoğan yayımladığı mesajda şunları kaydetti: “Bu elim kazanın meydana geliş nedenleriyle ilgili teknik incelemeler devam etmektedir. İnceleme sonucu ortaya çıkacak sonuçlar, benzer elim kazaların tekrarlanmaması için yol gösterici olacaktır.”


MD 80’lerin sicili kabarık

Isparta’da düşen Mcdonnell Douglas 80 serisi uçaklar bugüne kadar toplam 966 kişinin öldüğü 22 farklı kazaya karıştı.

İSTANBUL - Mcdonnell Douglas (MD) 80 serisi, orta mesafeli seyahatler için 130 ila 170 yolcu kapasiteli uçaklar olarak tasarlandı ve 1980 yılından itibaren ticari seferlere başladı. Üretimine 1999 yılında son verilen MD-80 serisi uçaklar, halen American Airlines, Delta ve Alitalia gibi büyük hava yolu şirketleri kullanmaya devam ediyor.
Alaska Havayolları’na ait MD-83 tipi bir uçak, 2000 yılında Pasifik’e düşmüş ve kazanın ardından yapılan incelemede bu uçaklarda teknik bir hata tespit edilmişti. Bunun üzerine Amerikan Havacılık Dairesi MD-83’lerin 2000 saatte bir olan bakım limitini 650 saate çekmişti.
2005 yılında meydana gelen Swissir kazasının ardından ise, MD serisi uçaklarda kullanılan yalıtım materyalinin yanıcı olduğu ortaya çıkmıştı. Amerikan Havacılık Dairesi, bu materyalin yenilenmesini istemişti. Ancak bu değişiklik çok pahalı olduğu için bazı hava yolu şirketler uçakları seferden kaldırmayı tercih etmişti.


Şimdiye kadar 907 vatandaşımız öldü
> 1963 1 Şubat - Middle East Airlines’a ait Vickers Viscount tipi yolcu uçağı Ankara üzerinde, THK’ya ait askeri yolcu uçağıyla çarpıştı. 87 kişi hayatını kaybetti.
> 1974 26 Ocak - THY’nin F-28 tipi uçağı, İzmir’den kalkışı sırasında yere çakıldı. 66 kişi öldü.
> 1974 3 Mart - THY’nin DC-10 tipi Ankara adlı uçağı Paris’ten havalandıktan bir süre sonra Ermenonville Ormanlarına düştü. Toplam 346 kişi öldü.
> 1975 30 Ocak - THY’nın İzmir-Istanbul seferini yapan F-28 tipi uçak Marmara Denizine düştü. 41 kişi hayatını kaybetti.
> 1976 19 Eylül - İstanbul - Antalya seferini yapan THY’ye ait Boeing 727 tipi yolcu uçağı Toros Dağlarına çarptı. 155 kişi öldü.
> 1979 23 Aralık - THY’nin Samsun - Ankara seferini yapan F-28 tipi uçağı, Ankara yakınlarında düştü. 39 kişi öldü.
> 1983 16 Ocak - THY’nin Boeing 727 tipi uçak, Ankara’da yere çakıldı. 47 kişi hayatını kaybetti.
> 1994 29 Ocak - THY’nin Boeing 737 tipi uçak, Van yakınlarında tepeye çarptı. 55 kişi öldü.
> 1999 7 Nisan - THY’nin Boeing 737 tipi uçak, Adana’dan Cidde’ye giderken Ceyhan’da düştü. Uçağın 6 mürettebatı öldü.
> 2003 8 Ocak - THY’nin Avro RJ-100 tipi yolcu uçağı Diyarbakır’da piste çakıldı. 75 kişi öldü.

Yorumlar

Yazan: Aslanparçası, Tarih: 5.10.2013 16:27:34
"Tam yerinde bir makale olmuş. Tebrikler Yıldıray Bey."