İsmail Sonsuz ANKARA
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Doğu ve Güneydoğu'dan gelen STK temsilcileriyle önceki gün Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdiği toplantıda ilginç diyaloglar yaşandı. Edinilen bilgilere göre, aralarında HAK PAR ve KADEP'in de bulunduğu siyasi partiler ile STK yöneticilerinin olduğu 44 isimle buluşan Başbakan Davutoğlu katılımcıların değerlendirmelerini kurmaylarıyla birlikte tek tek alırken, kimi iddialara da cevap verdi. Basına kapalı bölümde bazı STK temsilcileri, yurt dışında öldürülen PKK'lıların ailelerine teslimi konusunu gündeme getirdi. Yaşanan gecikmelerin önlenmesi konusundaki değerlendirmeler üzerine Davutoğlu'nun, "Biz son dönemde hiçbir cenazeye engel olmamıştık. Cenazelerin de, gereğine uygun şekilde defnedilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak, birçok yerde cenazeler gerçek anlamda siyasi propaganda ve olay çıkarma malzemesi haline getirildi. Terör örgütlerinin gösteri noktası oluşturuldu. Bu cenazeler üzerinden kutuplaşma meydana getirilmeye çalışıldı. Biz buna müsaade edemeyiz, etmeyeceğiz" dediği öğrenildi.
HARAÇÇILARA TAVİZ YOK
 Cenazelerin götürüldüğü şehirlerde olaylar çıkarıldığını ve halkın mağdur edildiğini belirten Davutoğlu'nun, "Türkiye'nin her noktasında kamu düzeni esastır. Bu operasyonlar da durduk yerde başlatılmadı. Bölge halkından haraç kesenlere, insanlara baskı uygulayanlara taviz veremeyiz" ifadesini kullandığı bildirildi. 
Toplantıda bazı STK temsilcileri, TSK operasyonlarında sivil yerleşim yerlerinin vurulduğu yönünde yürütülen propagandayı da gündeme getirdi. Bu iddiaların tamamen Türkiye'yi uluslararası arenada zor duruma düşürmek ve operasyonların önünü kesmek için ortaya atıldığını vurgulayan Davutoğlu'nun, "Vurulan hedefler, her türlü araştırma yapılarak, titizlikle belirlenmiş noktadır ve tamamen terör örgütüne ait yerlerdir. Kesinlikle siviller hedef alınmamıştır ve korunmuştur. Gerçekten böyle bir durum olsa, biz her türlü adımı atar, gerekirse özür diler ve tazminat da ödemekten çekinmeyiz" mesajı verdiği kaydedildi. 
Toplantıda, bazı STK temsilcileri de 1990'lı yıllara dönülmesi endişesini dile getirdi. Davutoğlu'nun da bu değerlendirmelere, "90'lı yıllarda STK'lar Başbakan'la kahvaltıda olamazdı. Bu tür olaylar yaşandığında, Jandarmada ifade veriyor olurlardı. Bu dönemle o dönemi kıyaslamak doğru değil" cevabı verdiği öğrenildi.
Toplantıda STK temsilcilerinin, devletin çatışma ve operasyon heveslisi olmadığı kanaatinde olduklarını belirterek çözüm sürecini bitiren ve süreci sıkıntıya girmesini yol açan tarafın PKK olduğu görüşünü dile getirdiği belirtildi. Temsilcilerin, "Çatışmaların bitmesini ve tekrar çözüm sürecinin rayına oturmasını istiyorsak, PKK'nın kayıtsız şartsız silahları bırakması gerekir. PKK'nın, Türkiye Cumhuriyetine karşı silah doğrultmayacağını ve silahlı mücadeleyi bırakacağını bir toplantı ile ilan etmesi gerekir" dediği öğrenildi.