Basın mensuplarına gündemi değerlendiren Ağrı Valisi Musa Işın, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Makamında gazetecilerle bir araya gelen Vali Işın, "Kürtler'in hakkını savunduğunu iddia eden PKK terör örgütü Kürtler'i öldürüyor. Kürt çocuklarını dağa kaçıran, ölüme sürükleyen, Kürt köylerini basarak çocuklarını öldüren, Kürtler'in namusuna musallat olan PKK, çocuk ölümlerinin üzerinde ajitasyon ve karalama kampanyası yürütüyor" dedi.

Son iki yılda PKK'nın sadece Ağrı'da 147 eylem gerçekleştirdiğine dikkati çeken Vali Işın, "Çözüm sürecinde silahları bırakması gereken PKK terör örgütü, şehir yapılanmalarını oluşturarak, devlete karşı bir başkaldırı planı yapmıştır. İki yıl içerisinde sadece Ağrı'da 147 eylem gerçekleştiren PKK, çözüm süreci boyunca araç yakma, adam kaçırma, haraç alma, yağmalama, tehdit, güvenlik güçlerimize silahlı, molotoflu ve bombalı saldırı, doğalgaz boru hattına saldırı, yol, elektrik, su gibi halkın temel ihtiyaçlarını karşılayacak çalışmaları yürüten devletin araçlarını yakma, hizmeti götüren görevlileri kaçırma, tehdit etme gibi eylemlerini sürdürmüştür. Devletin vatandaşa yaptığı hizmetleri engelleme yoluna gitmiştir. Kürt çocuklarını dağa kaçırarak dağdaki kadrosunu genişletmiştir. Şehir yapılanmalarına giderek halkı devlete karşı kışkırtma yoluna gitmiştir. Sözde kantonlarla halkı yönetmeyi amaçlayan terör örgütü, bu tutmayınca da şimdi her türlü eylemi yaparak vahşice ölümlere sebep olmaktadır" diye konuştu.

"PKK, KÜRTLER'İ TEMSİL EDEMEZ, KÜRTLER'İN CANINA VE NAMUSUNA MUSALLAT OLMUŞTUR"

Vali Işın, "Kürtler'i savunduğunu iddia eden PKK terör örgütü Kürtler'i öldürüyor. Kürtçülük perdesi altında vatandaşlarımızın canına, malına, namusuna, mukaddesatına düşman olan ve Kürtler'i yok etmeye çalışan cani bir örgütle karşı karşıyayız. Sizin adınıza sizi öldüren, haraç toplayan, araçlarınızı yakan, gencecik kızlarınızı iğfal eden, dağdaki baronlarına peşkeş çeken, Kürt halkının kutsal bildiği bütün değerlerine savaş açan bir örgütün Kürtler'in hakkını savunduğunu aklını, izanını, vicdanını, insafını kaybetmemiş hiç kimse iddia edemez. Bir ilçemizde kadınlar gece vakti toplantı var diyerek evlerinden alınıyor, kocaları karşı çıkınca da ölümle tehdit ediyorlar. Bir ilimizde 40'a yakın genç kız dağa kaçırılarak iğfal ediliyor ve siz bu halde ailelerinize dönemezsiniz diyerek orada zorla tutuluyorlar. İnsanlarımız namuslarıyla tehdit ediliyor. İslam dininin insanları köleleştirdiği savını ortaya atarak, inançlı vatandaşlarımıza Marksist, Leninist bir düşünce biçimini aşılamaya, onları kendi emelleri için kullanmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

"PKK'NIN DAĞ KADROSUNDA 6 BİN CİVARINDA ÇOCUK BULUNUYOR"


Vali Işın, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"PKK'nın dağ kadrosunda 6 bin civarında çocuk bulunuyor. Sadece son iki yıl içerisinde bölgemizde 20 yaşın altında 22 kişi ya teslim olmuş, ya kaçırılmış ya da güvenlik kuvvetlerimize yapılan saldırılarda yer almıştır. Geçtiğimiz yıl 10 tane üniversite öğrencisi, 2 tane lise öğrencisi kız terör örgütü tarafından dağa kaçırılmıştır. Şehir yapılanmalarında bir sürü gencimiz kandırılarak, ellerine silah verilerek çatışmaya sokulmuştur. Ama PKK bu vahşi yüzünü kapatmak için çatışmalarda ölü olarak ele geçirilen kişilerin üzerinden ajitasyon yaparak karalama kampanyası yürütüyor. Seçimden önce kaçırılan 21 kişinin, 2 lise ve 10 üniversite öğrencilerinin, seçimin hemen akabinde kaçırılan 70 kişinin yaş ortalamasını sormak lazım. Bunların çoğunluğu 15-19 yaş arası. Kürtler'in hakkını savunduğunu iddia eden PKK, şu anda Kürtler'in yaşam haklarını ellerinden alıyor. Kürtler'in hakkını gasp ediyor. Halkımız bütün bu olup bitenlerin kendilerinin lehine değil, aleyhine oynanan bir oyun olduğunu, ilmiyle, aklıyla, irfanıyla bertaraf edecektir. Yapılan her eylemde en çok Kürtler zarar görüyor. Burada onların araçları yakılıyor, dükkânları yakılıyor, hayatları ellerinden alınıyor. Bütün siyasi kazanımları bir tarafa iterek, ülkeyi 90'lı yıllara götürmeye çalışan terör örgütüne Kürt halkı gençlerini ve geleceğini terk etmeme kararlığındadır. Bu kararlılık devlet eliyle de en etkin biçimde desteklenmeye devam edecektir. Barışı bombalayan güçlü ve müreffeh Türkiye'yi sabote ederek her etnik gurubun huzur içinde yaşadığı devletimizi, vatanımızı bölmeyi amaçlayanlara bugüne kadar fırsat verilmediği gibi bugünden sonra da fırsat verilmeyecektir. Vatandaşımız terörün ürettiği korku psikolojisini kırmış ve gelecekten umutludur. Devletine güveniyor. Yalan ve vahşet üzerine bir yapı inşa etmek isteyen örgüt ve onların siyasi uzantılarına rağmen vatandaşlarımız devletin sunduğu tüm yatırım ve imkânların farkında olarak, imanın ve inancının gereği ile örgüte gereken tepkisini fert fert göstermeye başlamış durumdadır. Bugün ülkede teröre başvurulacak hiçbir gerekçe yoktur. Siyasi zeminde söylenmeyecek veya talep edilemeyecek hiçbir meselede yoktur. Devletimiz vatandaşımızın mutlu ve müreffeh bir yaşam sürdürmesi için var gücüyle çalışıyor. Ülkemizde barışın inşa edilmesini, istikrarın sağlanmasını, bu ülkede yaşayan bütün etnik grupların, kader birliği yapmış, kenetlenmiş halkımızın bir arada yaşama iradesini istemeyen kirli güçler, bunun önüne geçmek için her türlü yolu deniyorlar. Ama bu devlet merhametin, şefkatin ve hukukun temel alındığı şanlı duruşundan ödün vermeyerek çocuklarımızın, askerimizin, polisimizin katili, Kürt kadınlarının namusuna, ırzına halel getirmek derdindeki bu alçak örgütle mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir. Bin yıldır etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu milletin içine kin ve nefret tohumunu şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da kimse ekmeyi başaramayacaktır. Biz hep birlikte barışı inşa edeceğiz."