Kalın, PYD'nin Cenevre'de yapılacak toplantıya davet edildiği iddiaları üzerine "Orada müzakerelere kimlerin katılacağı günler öncesinden belirlenmişti. Bunlar ilan edildi. Bunlardan Suriye istişare heyeti oluşturuldu. Bu dediklerimiz Aralık ayında yapıldı. O süreçte PYD devre dışı bırakılmışken, tekrar PYD'yi Cenevre'ye dahil etmek, şu andaki müzakerelere aykırı bir durum" dedi.

İbrahim Kalın'ın açıklamalarından satır başları:

KÜLLİYE BİR SENEDE 26 BİN KİŞİYİ AĞIRLADI

20 devlet başkanı, 15 başbakan ve birçok bakan düzeyinde misafir ağırlandı. Resepsiyon, yemekler, kanaat önderleriyle buluşma ve kabullerde yaklaşık 26 bin kişi külliyede 1 yıl boyunca ağırlandı. Geçen yıl iki önemli uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. İstanbul ve Çanakkale'de devlet başkanı, başbakan, meclis başkanının katılımıyla çok büyük bir anma programı yapıldı. Geçen sene Antalya'da Cumhurbaşkanımızın başkanlığında G-20 zirvesi yapıldı. Bu Türkiye'de bir ilk toplantıydı. Kendisini koşturan, terleyen bir Cumhurbaşkanımızdır. Külliyede camimiz açıldı, kongre salonumuz da önümüzdeki aylarda açılacak. Cumhurbaşkanlığı kütüphanesinin inşaat çalışmaları başlayacak. Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi'nin fiziki gelişimi devam edecek.

YENİ ANAYASA MİLLETİN ANAYASASI OLACAKTIR

Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi tartışmalarıyla ilgili olarak son dönemde yakalanan ivmeden memnuniyet duyuyoruz. STK, üniversite ve düşünce kuruluşların yönlendirmesiyle tablo şekillenecektir. Yeni anayasa milletin anayasası olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu anayasayı teşvik etmek için bir dizi programları olacaktır. Her türlü vesayetten kurtulmuş, özgürlükçü bir anayasanın yazılması bizim önceliğimiz olacaktır.

BAŞKANLIK TARTIŞMALARINDAN MEMNUNİYET DUYARIZ

Başkanlık sistemi Türkiye için yeni değildir. Rahmetli Özal, Demirel ve Türkeş tarafından bu konu gündeme getirilmişti. Buradaki en temel konu başkanlık sistemi tartışmasının milletin devletle ilişkisini belirleyecek bir model tartışması olmasıdır. Kuvvetler ayrılığı prensibinin en net bir şekilde ortaya koyacağı siyasi sistemi ifade etmektedir. Başkanlık sistemi kişisel ikbal konusu değildir. Başkanlık sistemi önümüzdeki haftalarda, aylarda yoğun bir şekilde tartışılmaya devam edecektir. Biz bu tartışmalardan memnuniyet duyuyoruz.

TERÖRE DESTEK AÇIKLAMALARINDAN UZAK DURULMALI

Terörle mücadelede gündemimizi yoğun bir şekilde gündemimizi işgal ediyor. Türkiye aynı anda birkaç terör örgütüyle mücadele etmektir. Bunlardan biri DAEŞ, diğeri PKK'dır. Bunların birini tercih edip, diğerini az ya da çok göstermek sözkonusu değildir. Burada terör örgütleri hiyerarşisi yapmak sözkonusu değildir. Terörle mücadelede müttefiklerimizin bizim yanımızda olduklarını ifade etmelerinden memnuniyet duyarız. Aynı şekilde Türkiye'nin terörle mücadelesini zaafa uğratacak türden açıklamalardan uzak durulması aynı şekilde önem arzetmektedir. Terörün propagandasını yapmakla ilgili konuların hassasiyetle ele alınması gerekmektedir.

ÇAĞRI YAPANLAR TERÖR ÖRGÜTÜNE SESLENMELİDİRLER

Çağrı yapanlar terör örgütüne seslensin. Terörle mücadelede aldığımız önlemler meşru ve destek görüyor. Terör örgütü ve onların mecraları tarafından istismar edilen konu şudur; terörle mücadele hiçbir zaman Kürtlerle mücadele değildir. Bu mücadeleyi Kürtlerle, Türkler arasında bir ayrılık vesilesiymiş gibi sunmaya çalışanların bilerek ve bilmeyerek terör örgütü propagandasına alet olduğunu ifade etmeliyiz. Terör örgütü silah bırakmak için önüne gelen pekçok fırsatı itmiştir. Silahı bırakmak yerine tekrar teröre sarılmayı tercih etmiştir. Terör örgütü koşulsuz silah bırakmalıdır.

125 ÜLKEDEN 36 BİN 650 KİŞİYE GİRİŞ YASAĞI KONDU

DAEŞ terörü vahşettir PKK terörü direniştir şeklinde güzellemelere hiçbir şekilde taviz verilmeyeceği bilinmelidir. Güvenlik güçlerine yapılan saldırılar terör değildir, sivillere yapılan davranışlar terördür diye bir anlayış ortaya çıkıyor. Nasıl DAEŞ'le mücadelede birileri çıkıp meşrulaştırmak adına adımlar atsa buna herhalde herkes tepki gösterir. Bunların arasında bir ayrım sözkonusu değildir. Terör terördür. Terörün etnik, dini, ideolojik kökeni olamaz. 125 ülkeden 36 bin 650 kişi için ülkeye giriş yasağı konuldu.

PYD SURİYE'DEKİ KÜRTLER'İ TEMSİL ETMEMEKTEDİR

BM Güvenlik Konseyi'nin Cenevre'deki görüşmelerinin amacı Suriye'deki geçiş sürecinin sağlanmasıdır.Suriye rejimine suni teneffüs çabaları var. Suriye'de 18 aylık bir geçiş süreci planlanıyor. Bu rejim insan hakları raporlarına göre büyük savaş suçları işlemiştir. Bu çerçevede savaşın sona erdirilmesi, gerek terör, gerek mülteci krizi hayati bir önem arzetmektedir. Cenevre'de Suriyeli Kürtler de Arap ve Türkmenler gibi temsil edilmelidir. PYD'nin Suriye'nin Kürtler'ini temsil etmemektedir. Biz PKK bağlantılı gruplara karşıyız.

PYD'NİN KATILMAYACAĞI GÜNLER ÖNCESİNDEN BELLİYDİ

Türkiye Cenevre'de üst düzeyde temsil edilecek. Cenevre toplantısı Ocak ayının 25'inde toplanacaktı. Burada Dışişleri Bakanımızın yoğun bir diplomasi trafiği oldu. Orada müzakerelere kimlerin katılacağı günler öncesinden belirlenmişti. Bunlar ilan edildi. Bunlardan Suriye istişare heyeti oluşturuldu. Bu dediklerimiz Aralık ayında yapıldı. O süreçte PYD devre dışı bırakılmışken, tekrar PYD'yi Cenevre'ye dahil etmek, şu andaki müzakerelere aykırı bir durum. Suriye muhalefetinin yanında yer almayan, PKK'yla kirli ilişkilere devam eden grubun Suriyeli Kürtleri temsil etmesi elbette mümkün değildir. 

DEVLETİN İMKANLARIYLA ÇUKUR KAZMAYA DEVAM EDİYORLAR

Son aylarda Doğu ve Güneydoğu'da belli belediyelerin ne tür yasadışı faaliyetler içinde olduğunu biliyoruz. Bu hendeklerin, çukurların hangi makinalarla ne tür imkanlarla kazıldığı herkes tarafından biliniyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı bununla ilgilidir. Devletin verdiği imkanlarla çukur kazmaya çalışanlarda ısrar edenler sanki onların bir müktesep hakkıymış gibi faaliyetlerinde ısrar ediyorlar. Buna karşı elbette devlet gerekli önlemleri almak durumundadır. Burada yasa dışı bir şey olduğunda oraya müdahale etmek mülki amirin hakkı ve yetkisidir.

BİZ BAŞİKA'DA DAEŞ TERÖRÜYLE MÜCADELE İÇİN VARIZ

Suriye'nin kuzeyinde ifade edilen bölgelerde fiili durumlara sessiz kalmamız mümkün değildir. DAEŞ'le mücadele bahanesiyle orada coğrafya ve demografiyle oynamak ancak Suriye'nin geleceğini karartır. Mütteffiklerle yapılacak Cenevre görüşmesinde konu ayrıntılarıyla ele alınacaktır. Başika'ya DAEŞ'le mücadele kapsamında askerlerimizi gönderdik. Bunu Iraklı yetkililerle, Musul Valisi'yle yapılan görüşmeler sonucunda gönderdik. Şu anda misyon konusunda herhangi bir ihtilaf sözkonusu değil. Şu anda Iraklıların da kaygılarını giderecek şekilde bir süreç başlatılmış durumda. Oradaki birinci öncelik DAEŞ'le mücadeledir. Biz Irak hükümetinin güven ve istikrar çabalarını, reform çalışmalarını da desteklediğimizi ifade ettik. Oradaki eğitim faaliyetlerimiz devam edecektir. 

LEYLA ZANA İLE RANDEVU İÇİN PROGRAM YAPILIYOR

Leyla Zana hanımefendiyle görüşme meselesinde programlarının uygun olduğu zamanda randevunun gerçekleşmesi için arkadaşlarımız çalışmalarını yürütüyorlar. PYD'ye şu ana kadar verilen silah değil mühimmattır. Bunların PKK'nın eline geçip geçmediğini tabii ki değerlendiriyoruz. Anayasa süreciyle ilgili sayın Cumhurbaşkanımız siyasi partiler, STK'lar, üniversiteler, düşünce kuruluşları gibi farklı platformlarda bu konuyu ele alıyor ve katkılarını sunmaya devam edecek. Bizim Cumhurbaşkanlığı olarak anayasa teklifi sunmamız mümkün değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konudak kanaatlerini, görüşlerini ifade etmeye devam edecektir.

CUMHURBAŞKANIMIZ İSTİŞARELERE DEVAM EDECEKTİR

Sayın Cumhurbaşkanımız siyasi ve genel istişarelere önem vermektedir. Bu tür toplantılar devam edecek. Buna herzamankinden daha fazla ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımız bu tür toplantılara her zaman açık olmuştur. Bölgedeki kanaat önderleri, liderler, korucular, aşiret liderleri, meleler, mollalarla elbette temas etmek gerekir. Ayrıca siyasi temsilciler, meslek kuruluşların temsilcileriyle çeşitli periyotlarda buraya davet etmek ve gerekse başka platformlarda istişareleri devam edecektir. Cumhurbaşkanımız bu hafta sonu latin Amerika ziyareti olacaktır. Ardından Afrika'ya bir dizi ziyareti olacak. Mart ayı sonunda ABD'ye gidecek.

Kaynak: Sabah