Başbakan Ahmet Davutoğlu, televizyonlarda yayınlanan "Yeni Türkiye Yolunda" adlı ulusa sesleniş konuşmasında, gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

1 Kasım'dan sonra hükümetin kurulmasına müteakip, 20 Aralık'ta bütün milletin huzuruna çıktığını anımsatan Davutoğlu, seçim öncesinde verdikleri vaatleri tek tek sıraladıklarını, net bir taahhütte bulunarak üç ay içinde vaatlerin tümünü yerine getireceklerini söylediğini belirtti.

Bazılarının sözlerini çok iddialı bulduğunu, bazılarının ise "Türkiye terörle mücadele ederken bunları yapamaz. Türkiye'nin bütçe imkanlarıyla bütün bu vaatleri bu kadar kısa sürede yerine getirmek imkansız" dediğini ifade eden Davutoğlu, "O bazıları var ya işte sizin, bizim zihnimize şüphe düşürmek isteyen o bazıları var ya, bu milletin gücünü, kudretini, muhabbetini bilmiyor, o bazıları var ya, bizim milletimize hizmet etme azmimizi bilmiyor. Bakın işte huzurunuzdayım, hocalığımdan da kaynaklanan bir misalle anlatayım. Üç aylık bir dönem sonrasında işte karnemle birlikte yanınızdayım. 20 Aralık'ta 3 aylık hedeflerimizi, 6 aylık hedeflerimizi, 1 yıllık, 4 yıllık hedeflerimizi sıralamıştım, şimdi gelin hep beraber bakalım. Ama önce şunu söyleyeyim. Allah'ın izniyle, sizlerin yardımıyla, duasıyla biz 3 ayda vaatlerimizin yüzde 100'ünü yerine getirmenin huzuru içinde sizlerle birlikteyiz." diye konuştu.

Davutoğlu, gençler için pasaport harçlarını kaldırdıklarını, ücretsiz interneti başlattıklarını belirterek, "Gençler, müjdeler olsun 1 Nisan'dan itibaren 4,5G teknolojisi devreye giriyor, size teknolojinin en hızlısı lazım, bize de dinamik bir gençlik lazım. Yolunuz açık olsun. Size söz verdiğimiz her şeyi yaptık, size en büyük sözümüz çok daha güçlü bir Türkiye devretmek, onu da yapacağız inşallah" ifadesini kullandı.

"Eğitime ayrılan pay 109 milyar lira"

AK Parti 2002'de iktidara geldiğinde toplam bütçenin 119 milyar, şimdi ise 570 milyar lira olduğunu aktaran Davutoğlu, şunları söyledi:

"Ayrıca sadece şunu söylemem bile bütçedeki değişimi gösterir. Şu an bu seneki bütçemizde eğitime ayırdığımız pay 109 milyar lira yani hemen hemen 2002 yılında Türkiye'nin toplam bütçesini bu sene biz sadece eğitime ayırıyoruz ve bütçedeki eğitimin payı da yüzde 19,5. Sağlık bütçesi 95 milyar lira. Bu da sağlığa verdiğimiz önemi gösteriyor. Bu bütçemizin bereketli olmasını diliyorum. Nasıl aile bütçeleri dikkatlice, özenli bir şekilde kullanılmazsa hepinizi, hepimizi ay sonunda zorlamaya başlar, bütçe de dikkatli kullanılmadığı zaman mutlaka sıkıntı doğurur. Bakın emin olun kendi bütçemizde ne kadar titizsek, milletin bütçesinde ondan çok daha fazlasıyla titiziz."

"Dış politikada son derece hareketli günler yaşadık"

Başbakan Davutoğlu, yoğun iç gündem dışında, dışarıda da dış politikada da son derece hareketli günler yaşadıklarını, İran'a ve iki kez Brüksel'e giderek, iki kez Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi gerçekleştirdiğini anımsattı.

Davutoğlu, en önemli gelişmenin ise Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde yaşandığını, yaklaşık 12 yıl zirve gerçekleştirilmeyen Avrupa Birliği ile bir ayda iki zirve gerçekleştirdiklerini, bunda Suriye başta olmak üzere mülteciler sorununun muhakkak payı olduğunu ama ayrıca Türkiye'nin takip ettiği rasyonel dış politikanın ve Türkiye'nin bütün çevre coğrafyaları etkileyen önemli rolünün de büyük payı olduğu kaydetti.

"Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha da derinleşeceğine inanıyoruz"

Avrupa Birliği ile son yaptıkları görüşmelerde, Ege Denizi’nde yeni Aylan bebeklerinin cesetlerini görmemek için önemli bir mutabakata ulaştıklarını anımsatan Davutoğlu, "Bu da Türkiye’den Ege adalarına geçen mültecilerin geri alınması karşılığında geri alınan her bir mülteci için düzenli göç şeklinde Türkiye’den bir mültecinin Avrupa’ya gitmesi. Yani birebir yöntemiyle hem Türkiye’de mülteci sayısı artmayacak, hem kimse bir daha Ege Denizi üzerinden Avrupa’ya geçme arzusuyla, ihtirasıyla, can kaybına sebebiyet verilmeyecek. Bu uygulama 4 Nisan’dan itibaren başlayacak. Aldığımız her mülteci için bir mülteciyi Avrupa’ya göndereceğiz, böylece bir denge kurulacak ve illegal yollar ve bu illegal yollar üzerinden kazanç sağlayan, alçakça kazanç sağlayan insan kaçakçılarını engellemiş olacağız." şeklinde konuştu.

Davutoğlu, Türkiye-AB Zirvesi'nde, üyelik müzakereleri çerçevesinde 33. faslın da açılmasına karar verildiğini belirterek, "Yeni bir faslın açılmasıyla önümüzdeki dönemde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin daha da derinleşeceğine inanıyoruz" ifadesini kullandı.

"Bir ayağımız doğuda, bir ayağımız batıda"

Yurt içi ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Yani bir ayağımız doğuda, bir ayağımız batıda, bir ayağımız Silopi’de, bir ayağımız İzmir’de, bir ayağımız Manisa’da, bir ayağımız Van’da. Silopi ziyaretinden sizlere bahsetmek isterim, çünkü beklenen bir ziyaretti. Silopililerin hasretle beklediği, benim hasretle kavuşmayı beklediğim bir andı. Silopi’ye gittim, mübarek cuma namazını orada Silopili kardeşlerimle eda ettim. Esnafımızla buluştuk, Silopi’nin dertlerini dinledim ama en çok beni ne memnun etti biliyor musunuz? Silopi’nin gözünde terörün uyandırdığı karamsarlığı değil, devletin yanlarında olmasının getirdiği bir iyimserliği gördüm. Özellikle de cuma namazı için diz çöktüğümüzde yaklaşık 90 yaşlarında yaşlı bir Silopilinin, elimi tutup gözü yaşlı 'Bizi bırakmayın' deyişi hep kulaklarımda olacak. Sabah kalktığımda kulağımda olacak, toplantıya girdiğimde kulağımda olacak, gece uykuya geçmeden önce yine kulağımda olacak ama her an da yüreğimde olacak ve buradan söylüyorum. Silopi’deki kardeşlerime, Sur’daki, Cizre’deki, Nusaybin’deki, Yüksekova’daki, Şırnak merkezdeki kardeşlerime söylüyorum; sizi yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. 78 milyonumuza söylüyorum; hiçbiriniz yalnız değilsiniz, devletin merhamet eli yanınızdadır. Hiçbiriniz kesinlikle yeise kapılmayın, devletimizin kudret eli yanınızdadır."

Van ziyaretinde gördüğü muhabbetin de kendisine büyük bir enerji verdiğini vurgulayan Davutoğlu, “Bütün Doğu ve Güneydoğu’daki vatandaşlarımıza terörün, onların gününü, geleceğini karartmaya çalışan terörün gündemine teslim olmamış olmaları dolayısıyla teşekkürü bir borç biliyorum. Biz onlara güveniyoruz. Onlar çukur kazanlara, onlar el yapımı bombalar döşeyenlere, onlar mayın döşeyenlere, onlar barikat kuranlara karşı 78 milyonun sıcak nefesini hep beraber hissetmenin huzuru içinde davranacaklar” şeklinde konuştu.

"Diyarbakır ve Sur bizim onurumuzdur, mutlaka korunacaktır"

Yarın da Diyarbakır’a gideceğini belirten Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Kim ne derse desin, her an yüreğimizin en mutena köşesinde olan Diyarbakırımıza kavuşacağız, tekrar kavuşacağız. Ulu Cami’ye gideceğiz. Hain odakların büyük tahribat verdiği Fatih Paşa Camisi'ni göreceğiz. Dört Ayaklı Minare'de kültürümüzün izlerini süreceğiz. Hazreti Süleyman’ın huzuruna varacağız. Bakınız, Sur yukarıdan bakıldığında bir yürek şeklindedir, bir kalp şeklindedir. Aslında bir simgedir bu, Diyarbakır Sur içiyle yüreğimizin ta derunundadır. Diyarbakır ve Sur bizim onurumuzdur, bizim şerefimizdir ve mutlaka korunacaktır. Buradan bu vesileyle bütün vatandaşlarımıza teröre karşı gösterdikleri direnç dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum.”

"Terör bizi hayattan bezdirmeye çalışıyor"

Ankara Güvenpark ile İstanbul İstiklal Caddesi’nde hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılara şifa dileğinde bulunan Davutoğlu, şöyle dedi:

“Milletler zor zamanlardaki imtihanlarına gösterdikleri tepkilerle anılırlar. Biz bütün bu terör saldırıları karşısında her zamankinden daha fazla kenetlenmek zorundayız. Terör bizi hayattan bezdirmeye çalışıyor. Biz hayata daha çok sarılacağız. Terör bizim birbirimizden şüphe etmemize yol açmaya çalışıyor, biz birbirimize daha çok sarılacağız. Terör yeise kapılmamızı istiyor, biz teröre inat daha fazla iyimser olacağız. Terör geleceğimizi karartmak istiyor, biz her birimizin yaktığı mumla geleceğimizi daha fazla aydınlatacağız. Bu saldırılar karşısında milletimizin gösterdiği basiret ve vakar için her birinize teşekkür ediyorum."

Davutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Nevruzumuzu kutladık, önümüzde Hıdırellez var, önümüzde ramazan var, önümüzde Muharrem var, önümüzde Kurban Bayramı var, önümüzde Cumhuriyet Bayramı var. Cumhuriyet hepimizindir, ramazan hepimizindir, Muharrem hepimizindir, Nevruz ve Hıdırellez hepimizindir. Baharı birlikte karşıladık, Allah yazı da birlikte idrak etmeyi nasip eylesin. Bayram günümüzü engellemeye çalışanlara karşı da hep beraber duralım. Allah gecenizi hayreylesin, baharınızı hayreylesin, yılınızı hayreylesin. Hayırlı akşamlar diliyorum."