Nuri ELİBOL WASHINGTON

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’deki temasları çerçevesinde Brookings Enstitüsü’nde konuştu, katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, başta terör ve Suriye konusu olmak üzere özetle şunları söyledi:
¥ (Diyarbakır'daki terör saldırısı) Terör örgütü, köşeye sıkıştıkça bu tür eylemlerle alçak ve kirli yüzünü de ifşa etmektedir. Terör belasını bu ülkenin önünde bir engel olmaktan çıkaracağız.
¥ Çeşitli kılıflarla himaye gören terör, aldığı bu cesaretle ülkemizi, vatandaşlarımızı hedef almayı sürdürüyor. Buna tahammülümüz kalmadı. Bu saldırılar, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bütün dünyanın PKK terör örgütünün ve uzantılarının gerçek yüzlerini görmelerine vesile olmalı.
¥ PKK'nın DAEŞ'le mücadeleye katkı sunduğu propagandası alıcı buluyor. Böyle bir durum yoktur, bunlar yalandır.
¥ Kendi ülkelerine yönelik terör tehditleri karşısında tüm hak ve özgürlükleri askıya alacak düzeyde sert önlemlere başvuranların, ülkemizdeki demokratik standartlarla ilgili söyleyecekleri bir şey olamaz.
¥ Türkiye şu anda dünyanın en eli kanlı terör örgütlerinin ortak hedefi durumunda. Buna rağmen demokrasiden, özgürlüklerden, hukuk devletinden taviz vermeden mücadelemizi sürdürüyoruz. Maruz kaldığı yüksek birçok terör tehdidiyle mukayese edildiğinde hak ve özgürlükler bakımından Türkiye'den daha ileri standartta bir ülke yoktur. Bu hakkın, ülkemize ve milletimize teslim edilmesini özellikle bekliyorum.
¥ Güçlü bir iş adamımızı (Özdemir Sabancı) öldüren bir terörist (Fehriye Erdal), şu anda Brüksel'de elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. 10 yıl oldu, biz kendisini istedik hâlâ teslim edilmedi.  Aldığımız cevap şu; 'Biz, özgürlüklerden yanayız'. Bu nasıl özgürlük? Teröriste özgürlük olur mu? O, öldürülen insanın hakkını kim alacak, kim savunacak? Nasıl bir özgürlük bu? Bunu, düşünce özgürlüğü olarak bize tanımlıyorlar.
¥ Maalesef İslam dinini terörizmle ilişkilendirmek gibi bir eğilimle karşı karşıyayız. Antisemitizme karşı olduğumu başbakanlığımın ilk yılında açıklamış bir liderim. Aynı şeyi Batı'dan bekliyorum. Onların da İslamofobiayı aynı şekilde insanlık suçu olarak açıklamaları gerekir.
¥ Türkiye'de cezaevlerinde anayasayla teminat altına alınan basın hürriyeti kapsamında hükümlü ve tutuklu hiçbir gazeteci yoktur.
¥ (Amerika ile ilişkiler): Bu ilişkinin her zaman canlı ve dinamik tutulması gerektiğine inanıyoruz. Şüphesiz bazı meselelerde görüş ayrılıkları olabilir. Bu makuldür, olması da lazım. Ancak Türk-Amerikan ilişkileri, bu sıkıntıları diyalog yoluyla çözebilecek derinliğe ve güce sahip olduğunu geçmişte defalarca göstermiştir. Bugün de aynı şekilde ilişkilerimizi güçlendirebileceğimiz zemine sahip olduğumuzu görüyoruz.