Yücel Kayaoğlu ANKARA - Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın açıkladığı rakamlara göre PKK, terör operasyonları sırasında aralarında tarihi cami, külliye, kilise ve türbenin de olduğu 13 dinî mekânı yakıp yıktı. Terör örgütü, Diyarbakır’da Şeyh Muhtarlar Camii, Dört Ayaklı Minare, Protestan Kilisesi, Arap Şeyh Camii, Kadı Camii, Hasırlı Mescidi, Nasuh Paşa Camii, Diyarbakır Ulu Camii, Fatih Paşa Cami ve Şafiler bölümü ile Ermeni Katolik Kilisesi’ni tahrip etti. Mardin’in Nusaybin ilçesinde ise Zeynel Abidin Külliyesi ile Selman-ı Park türbesine zarar verildi. Diyarbakır’da Kurşunlu diye de anılan ilk Osmanlı eseri Fatih Paşa Camii, operasyonlarda en fazla zarar gören eserler arasında yer aldı. 2008 yılından itibaren 865 bin liralık bir maliyetle onarımı yapılan caminin, orijinal kapı ve kepenkleri yandı, özgün mahfili yok oldu, mihrap ve minberi büyük zarar gördü. Sokağa çıkma yasağı sebebiyle hasar tespiti yapılamadığını kaydeden Veysi Kaynak, zarar gören yerlerin onarımı için çalışma başlatacaklarını söyledi. 

TERÖR ÖRGÜTÜNÜN “ŞEYTANİ OYUNU” 
Cami cemaatini kalkan yapmışlar

PKK’nın Kızılağaç’taki saldırıda cami cemaatini zırh olarak kullanıp, algı operasyonu yapmaya çalıştığı ortaya çıktı.
Muş’un Kızılağaç beldesindeki jandarma karakoluna çarşamba günü PKK’lılar tarafından gerçekleştirilen ve bir korucunun şehit olması neticelenen hain saldırıda, terör örgütünün şeytani planını hayata geçiremediği ortaya çıktı. Yaşanan saldırının detaylarını anlatan Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Kızılağaç beldesine öğle saatlerinde gelen terörist grubunun karakol yakınlarındaki camide cemaati rehin aldığını söyledi. Teröristlerin caminin camlarına yerleştirdikleri uzun namlulu silahlarla jandarma karakoluna saldırdıklarını anlatan Sözen, askerin sağduyusu sayesinde PKK’nın kirli oyununun amacına ulaşmadığını anlattı. Sözen, yapılan planı şöyle deşifre etti: “PKK, camide vatandaşları rehin tutarak, saldırı gerçekleştirdi. Eğer asker karşı karşılık verseydi ‘asker camiye saldırdı’ diye bir propaganda yapıp silahlı kuvvetleri zorda bırakmak ve kendilerini aklamak üzere bir senaryonun içerisine gireceklerdi. Buradaki sivil vatandaşların askerden gelen kurşunlarla ölmesi durumunda da ‘asker vatandaşa camide kıyım, katliam yaptı’ şeklinde ellerini güçlendireceklerdi. Ama askerimiz de korucumuz da, şehit olma pahasına ateşin geldiği camiye hiçbir şekilde karşı saldırıda bulunmadı. PKK terör örgütünün Muş’taki en son kirli ve kanlı senaryosu da bir kez daha önlendi. Bu hadise terör örgütünün din düşmanı, ateist bir senaryonun mahsulü olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.”