Damla Peker ANKARA
Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yaşadıklarını anlatan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya “darbe başarılı olsaydı, Türkiye parçalanarak bir işgal ülkesi hâline gelirdi” dedi. 
15 Temmuz gecesi bakanlıkta toplantı masasında ekibiyle beraber çalışırken danışmanının odaya girdiğini ve “Sayın Bakanım köprüde tanklar var, herhâlde darbe oluyor” dediğini aktaran Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, bunu duyar duymaz hemen Başbakan’a ulaşmaya çalıştığını söyledi. Bakan Kaya daha sonra yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “Bakan arkadaşlarımla görüştükten sonra bakanlıktan ayrıldım. İlk olarak evime gittim. O zaman bebeğim 6 aylıktı, oğlum ise 6 yaşındaydı. ‘Çankaya Köşkü’ne gideceğim’ dedim. Annemle vedalaştım, çocuklarımı anneme emanet ettim. Eşim, ‘Asla seni yalnız bırakmayacağım, ben de geleceğim’ dedi ve eşimle beraber saat 10.30 sularında Çankaya Köşkü’ne doğru yola çıktık. Yollar birçok noktada tutulmuştu. Ara sokaklardan Çankaya Köşkü’ne ulaştım. Burada istişareler yaptık. Darbe teşebbüsünü durdurmak için neler yapabileceğimizi konuştuk. Orada TBMM’yi açma kararı aldık. Meclis Başkanımız ve Bakan arkadaşlarımız ile beraber Çankaya Köşkü’nden Meclis’e doğru yola çıktık. Meclis’e geçerken Çankaya Köşkü’nün kapıları da tanklarla tutulmuştu. Genelkurmay’ın orada vatandaşlarımıza ateş ediliyordu. Meclis’e ateş altında girdik. Meclis Başkanımız zor şarlar altında Meclis oturumunu başlattı. Farklı siyasi partilerin grup başkan vekilleri, milletvekilleri Meclis’te millî iradenin savunucuları olduğumuzu göstermek üzere bir araya gelmiştik. Tam konuşmalar yapılırken o inanılmaz şeyi yaşadık. TBMM’yi o alçak, hain FETÖ’cü grup bombaladı. ‘Ölsek dahi orayı terk etmeyeceğimizi’ ifade ettik ve darbe geri püskürtülene kadar Meclis’te kaldık. Gece bombalar atıldıktan sonra Meclis’in bodrum katına indik. Orada çok güzel bir yazı kalem alındı. Darbe teşebbüsünü asla kabul etmeyeceğimizi, darbeye karşı olduğumuzu söyledik.”

“DARBE BAŞARILI OLSAYDI PARÇALANMIŞ BİR ÜLE OLACAKTIK”
Cumhurbaşkanının çağrısının darbenin geri püskürtülmesinde gerçekten önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Kaya “Darbe başarılı olsaydı ne olacağının en büyük göstergesi aslında o gece yaşananlar. Birlik beraberliği olmayan, tamamen dışa bağımlı, parçalanmış bir ülke olacaktık. İşgal edilmiş bir Türkiye olacaktık. Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerçekten çok büyük bir devlet. Bu kadar hain bir darbe teşebbüsüne rağmen darbenin arkasından pazartesi günü bankalar, borsa normal bir şekilde açılmış ve kısa sürede ülke toparlanmıştı” ifadesini kullandı. 

“HEPİMİZ TRAVMA YAŞADIK” 
Hepimizin büyük bir travma yaşadığımızı dile getiren Kaya “Evim Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne çok yakın. Benim evimin camları patladı. Külliye’de o bombalar patlarken, uçaklardan atışlar yapılırken çocuklarımın başında annem vardı. Çocuğum ananesine sormuş ‘ne oluyor’ diye. Annem de çocuğa ne kadar anlatabilirse. Sürekli anneme sarılarak o gece sabaha kadar ne bebek uyumuş ne de oğlum uyumuş. Şehit yakınlarımızdan gazilerimizden başlamak üzere darbe gecesinden itibaren bizim ekiplerimizin bir kısmı sokaklarda, bir kısmı hastanelerdeydi. Toplumsal olarak çok büyük bir olay yaşadık. Yaraları hâlâ sarmak için uğraşıyoruz” dedi. Kaya, FETÖ ile iltisaklı görünen Bakanlığa bağlı 44 kreşin kapatıldığını, 500’e yakın kreşin de savcılık soruşturmasının devam ettiğini ifade etti. 

FETÖ İLE PKK BİRLİKTE ÇALIŞIYOR
Darbe teşebbüsü sonrasında FETÖ’yle çok ciddi bir şekilde mücadele başlattıklarını ifade eden Kaya,  “Kritik noktalara kadar sızmışlar. Öyle ki 7 Haziran seçimleri dönemi vatandaşlardan sürekli tepkiler geliyor, ‘Yardımlarımız kesiliyor’ diye. Biz sonradan fark ettik ki sosyal yardımlaşma dayanışma vakıflarında terör örgütüyle iltisaklı kişiler vatandaşların özellikle seçim öncesi yardımlarını keserek hükûmete karşı provokasyon amacı gütmüşler” dedi. FETÖ’nün, hendeklerin kazıldığı bir dönemde PKK terör örgütü ile iş birliği içinde doğu ve güneydoğuda yaşayan vatandaşları devlete karşı kışkırtma amaçlı faaliyetler içine girdiklerini dile getiren Kaya “Şimdi görüyoruz ki bu FETÖ, PKK ile el ele birçok faaliyet yürütmüş. Güçlü bir devletiz ama mücadele uzun sürecek” diye konuştu. 

MAHKEME SALONUNDA TİYATRO OYNUYORLAR
∂ FETÖ davalarını yakından takip ettiğini, Silivri’deki Çatı davasını 5 saat izlediğini belirten Kaya şu sözleri kullandı: Gerçekten salonda durması çok zor. Mahkeme salonlarında hain teröristlerin davranışları akıl almaz. FETÖ’cüler utanmaz ve arsızca yalanlar söylüyor, resmen bir tiyatro oynuyorlar. Sanki milletin üstüne, TBMM’ye ve Külliye’ye atılan bombaları başkası attı. Sanki 250 vatandaşımızı şehit eden onlar değildi. Hiçbir ilgileri yok gibi konuşuyorlar. Şehit yakınları ve gazilerimiz de o tiyatronun içinde izlemek zorunda kalıyorlar ve onlar için çok zor bir süreç oluyor. Hâl ve hareketleriyle açıkçası şehit yakınlarımızı, gazilerimizi de tahrik ediyorlar. Davalara gelen ailelerimizin salonda bütün tahriklere rağmen vakur duruşlarını bozmadıklarını görüyoruz. Onların bu vakur duruşlarından dolayı teşekkür ediyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar hak ettikleri cezayı alacaklar. Adaletimize olan güvenimiz sonsuz. Biz şehit yakınları ve gazilerimizin yanındayız. Mahkeme salonları dışına çadırlar kurduk. Mahkemelerde psikologlarımız da bulunuyor. Biz aile Bakanlığı olarak ekiplerimizle birlikte şehit yakınlarımızın, gazilerimizin hizmetindeyiz.

“DARBECİLERİ CEZALANDIRMAK ŞEHİTLERE BORCUMUZ”
Darbe teşebbüsü karşısında müttefik dediğimiz ülkelerden gerekli hassasiyeti görmediğimizi söyleyen Kaya, şöyle konuştu: Maalesef bizi yalnız bıraktılar. FETÖ elebaşı hâlâ Pensilvanya’da. Bu terör örgütüne mensup olan kaçaklar Avrupa ülkelerine sığınıyorlar. Bu da bizi gerçekten çok üzüyor. Bu kişilerin iade edilmesi gerekiyor ki bizim onları yargılamamız onlara gereken cezayı vermemiz bizim şehitlerimize karşı olan vatan borcumuz. Biz sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Şehitlerimize karşı borcumuzu da ödeyeceğiz. 

BAKAN KAYA: MÜCADELE SÜRECEK
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, arkadaşlarımız Çetiner Çetin ve Damla Peker’e darbe girişimi gecesi yaşadıklarını anlattı.

 

DARBE GECESİ EVLATLARIMI BIRAKIP ÇIKTIM
“Ben bir siyasetçiyim ama bunların hepsinin önünde anneyim. Bir anne olarak önce evlatlarınız aklınıza geliyor” diyen Kaya “Fakat düşününce, bir evlat annesiz yaşayabilir ama vatansız yaşayamaz. Bu duyguyla evlatlarımı anneme emanet ederek evden çıktım. Ben o gece evlatlarımın yanında kalsaydım millî iradeyi savunmasaydım ve benim gibi milletimiz sokaklara çıkmasaydı çok farklı bir tablo olacaktı. O gece kadınlarımızın gösterdiği cesur duruş çok önemliydi” diye konuştu. 

564 KİŞİ İHRAÇ EDİLDİ 86 KİŞİ AÇIĞA ALINDI
Kendi bakanlığında sözleşmeli personel olarak vakıf bünyesinde çalışan personellerin iş akitlerini feshettiklerini belirten Kaya “Mücadelemiz sürüyor. Bakanlığımızda 564 ihraç var. 86 kişi açığa alındı. Sözleşmeli personelden de 452 kişinin iş akitleri feshedildi” dedi.

KADINLARIMIZ ÜSTÜN CESARET GÖSTERDİ
15 Temmuz’da kadını, erkeği, yaşlısı, genci ile 80 milyonun hepsinin duruşunun çok önemli olduğunu söyleyen Bakan Kaya “Ama kadınlarımız millî mücadelede olduğu gibi 15 Temmuzda da üstün cesaret ve fedakârlık örneği gösterdi. O gece oraya çıkan erkeklerin de arkasında bir kadın var. Şehit olan kadınlarımızın eşlerinin bize anlattığına göre; eşlerini ‘Bu gece sokağa çıkmazsam eğer, yarın çocuklarımın çıkacağı bir ülke olmayacak’ diyerek şehadete yollamış” ifadesini kullandı.

 

ŞEHİT OLAMADIĞI İÇİN ÜZÜLENLER VAR
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak şehit yakınları ve gazilerle yakından ilgilendiğini, bütün şehit ailelerinin evlerini, gazileri ziyaret ettiğini belirten Bakan, şu ifadeleri kullandı: Daha evladını görmeden şehit düşen şehitlerimiz var. Yıllarca bebek bekleyip bebeği olacağını dahi duymadan şehit olan, sonradan eşinin hamile olduğunu öğrenenler var. Üç şehidimizin şehadetleri sonrası bebekleri dünyaya geldi. Yine şehitlerimizin evlatları var. Biz onların her zaman yanındayız. Ne yaparsak yapalım şu da çok büyük bir gerçek ki şehitlerimizin yerini doldurmak mümkün değil. Bedenlerinden parçalarını kaybettiler. Birçoğu da şehit olamadığı için üzgün durumda. Derya kardeşimiz bir bacağını kaybetti ama ‘Bu vatan için bir bacak ne ki’ dedi.