Prof. Dr. Hacımüftüoğlu, AA muhabirine, medreselerin ve buralardaki eğitim sistemi ile anlayışın tarihteki önemini anlattı.

Medreselerin, belli bir temel eğitimden sonra alimler yetiştiren yüksek eğitim kurumları olduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu, "Medreseler, belli bir tabandan, temel bilimler üzerine inşa edilen yüksek ilimlerin tahsil edildiği, aynı zamanda sadece tefsir, kelam, hadis ya da İslami ilimler adıyla bilinenler değil, diğer tüm felsefe, mantık, hukuk, geometri, matematik ilimlerinin, hele hele astronomi ilminin çok ağırlık bulduğu ilim ve irfan kaynaklarımızdır." diye konuştu.

Medreselerin, Türklerin tarihte kurduğu büyük medeniyetlerin temeli olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, şöyle devam etti:

"İnsanoğlu, aciz olarak yaşatılmasından dolayı her şeye muhtaçtır. Binaenaleyh bunlar, kainatın kitabının okunması demektir. Bütün bunları okumak suretiyle yaşatıcıyı bulmaktır asıl olan. Onun için işin temelinde Allah inancı var. İlim tektir. Medreseler de bu tek hakikatın peşine koyulmuştur. Sadece ilim kafi değil, aynı zamanda insanın arif olması, irfan sahibi olması lazım."

Anadolu'da birçok ilim şehrinin bulunduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, Erzurum'un da bunlar arasında yer aldığını ve Çifte Minareli Medrese'nin, bugünün üniversitesi olduğunu söyledi.