MURAT ÖZTEKİN

YÜKSEKTEN UÇAN 'BALON'!
Bir saatçinin oğlu olan İngiliz meteorolog ve bilim adamı James Glaisher, hava tahminlerini daha iyi yapabilmek için balonla yükseklere çıkılması gerektiğini düşünüyordu... Bunu bilim adamlarının arasında açıkladığında kendisiyle alay edilmişti... Etrafındakilere aldırmayan Glaisher, takvimler 1862’yi gösterirken ne yapıp edip balonla bir insanın çıkabileceği en yüksek seviye olan 36 bin fite ulaşarak tarihe geçmişti… James Glaisher’in bu başarı hikâyesi İngiliz yönetmen Tom Harper tarafından bir filme dönüştürüldü: “Balon Pilotları”.

'Balon Pilotları' vizyona giriyor 'Balon Pilotları' vizyona giriyor

YAŞANMAMIŞ BİR HİKÂYE!
“Yaşanmış hikâyelerden ilham alınarak çekildiği” ifade edilen filmde, “yaşanmamış kısımlar” epey fazla. Yönetmen Harper, filmi “cinsiyet eşitliğine uygun” kılmak için tarihin akışını değiştiriyor; gençleştirdiği James Glaisher’in yanına “Amelia Rennes” adlı kurgusal bir kadın karakter ekliyor ve hava yolculuğuna ikisi çıkıyor (Aslında yanında erkek bir baloncu var) Filmde bu karakterleri ise daha evvel “Her Şeyin Teorisi”nde bir araya gelen Eddie Redmayne ve Felicity Jones, canlandırıyor. Himesh Patel ve Lewin Lloyd da oyuncu kadrosunda yer alıyor.

YÜKSEKTEN DÜŞÜŞ…
Film, Amelia ve James bir stadyumdan balonla yükselmek üzereyken açılıyor. İkili teatral bir şovla yükselmeye başladıktan sonra flashback’lerle maziye doğru dönüyor ve ikilinin o ana kadar yaşadıklarına şahitlik ediyoruz. Dünyayı anlamak için balonla yükseklere çıkmanın elzem olduğunu düşünen James, en yükseğe uçmak için balon pilotu Amelia’yı ikna etmeyi başarıyor. Bunun için birlikte çalışıp en güçlü balonu inşa ediyorlar. Havada Amelia’nın kendisi gibi balon pilotu olan eski kocası olduğunu ve yaşadığı dramları da öğrenmeye başlıyoruz. Bu dramlara daha önce hiç kimsenin çıkmadığı rakımdaki zorlu hava şartları eşlik ediyor. İkilinin şimşek dolu bulutları atlaması yeterli olmuyor, yükseklerde karşılarına daha büyük mâniler çıkıyor.

TARİHİ YENİDEN YAZIYORLAR
Yönetmen Tom Harper, “Balon Pilotları” eserinde tarihte yaşananları bugün yükselmekte olan eşitlik fikirleriyle deforme ederek seyirciyi kendine çekecek bir hikâye meydana getirmeyi hedefliyor. Ama nafile! Kurgu kadın karakter ortaya çıkarıp “esas oğlanı” (James Glaisher) arka plana koyma fikri, filmi realitenin gücünden mahrum bırakıyor. Balon yükseldikçe de tempo düşüyor; yukarıdaki “sessizlikte” sathi diyaloglarla gelişen dram tesirli olmuyor. Eddie Redmayne ve Felicity Jones gibi yıldız isimlerin oyunculuk performansları da durumu değiştiremiyor. Buna rağmen eserde görsellik olarak daha ziyade efektlere yaslanılıyor ve temiz bir görsel işçilik meydana getiriliyor. Dinamik kamera çekimleriyle de yükseklik korkusu olanların fobilerini tetikleyecek çarpıcı sahnelere yer veriliyor. “Balon Pilotları” görselliğiyle başarılı olsa da ruh eksikliği ile  “vasatın” üzerine çıkamıyor.

UCUBE AİLE ŞEHRE İNDİ!
Amerikalı karikatürist Charles Addams’ın 1938’de New Yorker dergisinde ortaya çıkardığı korkunç ve sıra dışı Addams Ailesi, şimdiye kadar doğduğu yer olan ABD’de büyük rağbet gördü. Sayısız TV dizisine aktarılan hikâyeden üç film çıktı. Hollywood şimdi bu “ucube” aileyi yeni nesiller için yeniden canlandırıyor! Conrad Vernon ve Greg Tiernan ikilisinin yönetmenliğini yaptığı “Addams Ailesi” adlı animasyon film, farklılıklara saygıya dair mesajlar barındırıyor. Filmde şöyle bir hikâye var: Sıra dışı hâllerinden ötürü dışlanan aile, New Jersey’de sislerle kaplı bir tepedeki yıkık dökük bir malikânede yaşamaya başlarlar. Bu esnada evin ergen kızı Wednesday, düşmanları Margaux’nun kızı Parker’la arkadaş olup devlet okuluna gider. Kısa zamanda yeni dünya adapte olan ergen kız,  pembe tokalar takmak gibi normal şeyler yaparak annesi Morticia’nın sabrını zorlar. Addams’ların hayatla yüzleşmeleri komik anları beraberinde getirir... Köklerine bağı olan animasyon film, alt metinleriyle yetişkinlere de hitap ediyor!

KIRMIZIGÜL İŞİ!
Türkücülük kariyerinden sonra herkesi şaşırtan bir hızla yönetmen olarak sinemada ilerleyen Mahsun Kırmızıgül, “Beyaz Melek” filminde Doğu portresi çizmiş, “Güneşi Gördüm”de sapkın bir genç üzerinden politik eleştirilerde bulunmuş, “New York’ta Beş Minare” filminde ise şaşırtıcı bir şekilde “dinler arası diyalog” mesajları vermişti… Kırmızıgül, çok tepki çeken bu filmlerden sonra çektiği “Mucize” isimli eserde engelli Aziz’in hikâyesiyle Doğu’da geçen bir dramı anlattı. Şimdi de “Mucize 2: Aşk” filmiyle o hikâyeye devam halkası ekliyor. Mert Turak, Fikret Kuşkan, Biran Damla Yılmaz, Erdal Özyağcılar ve Şenay Gürler gibi isimlerin yanı sıra Kırmızıgül de filmde rol alıyor. Eserde geçen hikâyede, engelli olmasına rağmen Aziz’le evlenen Mızgin, eşiyle birlikte Batı’da bir kasabaya yerleşiyor. Hayata tutunmaya çalışırken peşin hükümlerle mücadele etmek mecburiyetinde kalıyorlar. Sinemacı Bahattin’le tanışmaları ise kendilerine yeni bir kapı aralıyor... Yönetmen Kırmızıgül, ikinci taksitte mevzuyu Batı’ya taşıyor. Eser, yönetmenin diğer yapımlarını hatırlatan, ağdalı bir dram sunuyor.

KÂBUS MAZİDEN GELİYOR
Kariyerinde daha evvel “Clowntergeist” adlı korku filmi bulunan genç yönetmen Aaron Mirtes “Curse of the Nun’’da kapalı mekânda geçen bir korku sunuyor. Başrollerinde Lacy Hartselle ve Kate Kilcoyne’ın yer aldığı filmde şöyle bir hikâye var: Mazisinde dramlar olan genç kadın Anna yeni kocasıyla birlikte yeni bir eve taşınmak üzeredir. Taşınmaya başlarken Rahibe Catherine’nin kılığındaki kötü bir güç kendisine mâni olmaya çalışır. Her tarafta “Burada kal!” yazıları gören Anna, geçmişiyle yüzleşerek korkunç varlığı yenmek zorundadır. Hristiyanlık inancından beslenen eser, zayıf ticari korku filmlerinden biri olmanın ötesine geçemiyor.

HAFTANIN DİĞER FİLMLERİ
¥ Uzun Kız
¥ Kahraman Balık
¥ Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi

EN ÇOK SEYREDİLENLER
¥ “Cep Herkülü” 254 bin 651
¥ “Recep İvedik 6” 187 bin 693
¥ “Karlar Ülkesi II” 171 bin 797
¥ “7. Koğuştaki Mucize” 113 bin 375
¥ “Charlie’nin Melekleri” 43 bin 774