GİZEM DUMAN

Ünlülere beslenme tavsiyesinde bulunan bir diyetisyen ya da kalp cerrahı ‘kalp’ten ölebiliyor. Ya da tutkuyla bağlı oldukları mesleklerini icra ederken aramızdan ayrılabiliyorlar. “Hayat vadeden” işlerine rağmen genç yaşta hayatını kaybedenleri hatırlatalım istedik bu hafta. 

 

 Yelda Kahvecioğlu

Diyet ve sağlıkla ilgili yazılar yazan, birçok ünlüyü zayıflatan diyetisyen Yelda Kahvecioğlu, mart ayında evinde ölü bulundu. Kahvecioğlu’nun ortaokul yıllarından bu yana kalp ritminin bozuk olduğu ortaya çıktı. Mide ilaçları kullanan ünlü diyetisyenin kalp krizinden öldüğü anlaşıldı. 30 yaşında hayata gözlerini yuman Kahvecioğlu’nun sosyal medya hasabından paylaştığı son mesajı yürekleri burkmuştu: “Hep birilerini mutlu etmek için yaşadın. Ne onları mutlu edebildin. Ne kendin mutlu kaldın. Ya sonra? Aşk 3 kişiyle yaşanmaz! Yaşansaydı aşk olmazdı.” Yaşam koçluğu yaptığı Demet Akalın’ın onun hakkında yazdıkları da bir nevi özet geçiyordu kısa hayatını: “Evinde 2 gündür ölü beklemiş. Allahım hiç mi akrabası, çalışanı yoktu. Ahh be Yelda.”

Marc Vivien Foe

Mesleği gereği en sağlıklı olarak düşünülen futbolculardan biriydi Marc-Vivien Foe... 2003’te Kamerun-Kolombiya maçında sahada kalp yetmezliğinden öldü. Maçın 71. dakikasında aniden yere yığıldı ünlü futbolcu. Maçın heyecanından kimse fark etmedi onu. Hakem oyunu durdurdu. Hareketsiz yerde yatan Foe’nin gözleri de yukarı doğru kaymıştı. Henüz 28 yaşında milyonlarca kişinin gözü önünde hayata veda etti.

Dr. Murat Alten

Uzun yıllar boyunca birçok kalp hastasının şifa bulmasına vesile olan 62 yaşındaki Kalp ve Damar Cerrahı Dr. Murat Alten, nisan ayında kalp krizinden öldü. Evli ve iki çocuk babası Alten, aynı zamanda Denizli Tabip Odası eski başkanlarındandı. Kalp şikâyetiyle görev yaptığı hastaneye gitti. Muayene oldu, evine döndü. Aort damarı patlayan Dr. Alten hastaneye kaldırıldı fakat kurtarılamadı.

Renç Koçibey 

Motosiklet sevdası bir zaman sonra araba tutkunluğuna dönüştü Renç Koçibey’in. Türkiye’deki ilk ralliyi 1968’de Anadol ile kazandı. Koçibey, özellikle yokuş aşağıya hızlı gitmesi ve kötü hava şartlarında sergilediği üstün pilotluğuyla tanınıyordu. 1984’de Balkan Şampiyonluğu kazandı. 1988’de dünyanın en iyi Mitsubishi pilotu seçildi ve iki kez Paris-Dakar Ralli’sine katıldı. İzmit Dilburnu’nda yarışacağı pisti denerken önündeki kamyonun altına girdi. Kızı Alara Koçibey, Cem Uzan’ın eski eşi.

Ayrton Senna

Formula 1 denince akla o gelir. Pistlerin Michael Schumacher’den önceki efsane ismiydi. 1960 yılında Brezilya’da doğdu. Formula 1 dünya birinciliğini 3 defa kazandı. 1994 San Marino Grand Prix’inde lider durumda iken 7. turda Tamburello virajında geçirdiği kazada can verdi. Birçok otorite tarafından gelmiş geçmiş en iyi F1 pilotu olarak kabul ediliyor. Ondan sonra pistlerin tozunu attıran Michael Schumacher ise, yaklaşık 2 yıl önce İsviçre’de kayak yaparken geçirdiği kaza sebebiyle komalık oldu. O günden bu yana hâlâ hayatta kalma savaşı veriyor. 

Paul Walker

1973 doğumlu ünlü aktör Paul Walker, tam bir hız tutkunuydu. “Hızlı ve Öfkeli” filminde canlandırdığı polis memuru Brian O’Conner rolüyle şöhrete kavuştu. Walker, ardından birçok aksiyon filminde oynadı. 2002 yılında People Dergisi tarafından “Dünyanın En Güzel 50 İnsanı” arasında yer aldı. Sörf yapmaktan da hoşlanan Walker’ın hayatı adrenalin doluydu. Zaten bu tutku sonunu getirdi. Tarihler 30 Kasım 2013’ü gösterdiğinde Kaliforniya’da arkadaşının kullandığı aracın aşırı hız sebebiyle kontrolünü kaybedip bir ağaca çarpması sonucunda hayatını kaybetti. 

Oktay Çakmak

Dalmak da büyük bir tutku. Her adrenalin sporunda olduğu gibi riskleri fazla. Belgesel yapımcısı ve sunucusu Oktay Çakmak da o riski göze alarak uzun süre bu sporla uğraştı. Geçen haziran ayında Antalya’da arkadaşlarıyla birlikte dalan Çakmak’ın bir süre sonra cansız bedenine ulaşıldı. En ileri seviyede dalış eğitmeni olan Oktay Çakmak’ın genç yaşta hayatına mal olan hatası, yeterli teknik donanıma sahip olmadan derin ve tehlikeli mağaraya dalmasıydı.