Talip Karakaş

Anne baba Mardinli. Kendisi Diyarbakır doğumlu. 2 yaşından beri ailece İstanbul’dalar. Aralarından su sızmayan bir kız kardeşe sahip. Mesleğine tek kelimeyle âşık. Hayat Devam Ediyor dizisinde canlandırdığı çocuk gelin karakteriyle girdi hayatımıza. Ardından ödüller ve Adını Kalbime Yaz geldi. Oynadığı rollerden midir bilinmez yüzünde hep bi hüzün var. Aslında eğlenceli, hayat dolu… “Beyazcamdan sıkıldı mı acaba?” diyordum, meğer beyazperdeye ağırlık vermiş. Yepyeni üç karakterle sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Hanımlar beyler, işte karşınızda Meltem Miraloğlu… (Küçük bir not; soyadına da âşık…)


Klasik sorudan başlayayım. Oyunculuğa nasıl başladın? Ailen karşı çıkmadı mı?


 Ortaokul lisedeyken eve 5 dakika geciksem sorun olurdu. Küçüklüğümden beri oyunculuk hayalimdi. Renkli kalemlerle oyuncuların resimlerini çiziyormuşum. Bir gün “Ben tiyatrocu olmak istiyorum” dedim. Babam ilk başlarda karşı çıktı. Annem, “Biz yapamadık. O dönem imkânlarımız yoktu, bize o fırsatlar verilmedi. Kızım ben senin doğru yolda ilerleyeceğine inanıyorum.  Ama benden hiçbir şey saklamayacaksın” şartını koştu. Babam da zamanla ikna oldu.  4-5 sene tiyatroyla uğraştım.

Peki pişman mısın, “Başka bir meslek seçseydim” diyor musun?

 Kesinlikle hayır. En sevdiğim işi yapıyorum. Dünyaya 30 kere gelsem, yine iyisiyle kötüsüyle bu mesleği yapmaya devam ederim.

Dizilerde göremiyoruz seni?

2 senedir dizi yok. Sinemaya ağırlık verdim. Aşık Veysel’in hayatını anlatan filmde başroldeyim. Aşık Veysel’in eşini oynadım. Festivallerde yarışacağı için seneye vizyona girmesi planlanıyor. Haluk Piyes’in “Ateş” filminde roman bir kadını canlandırdım. “Sekerat Son” adlı filmim de nisanda sinemalarda. Burada İstanbullu, entelektüel bir genç kızı oynadım. Türü gerilim. Bir ölüm hikayesini anlatıyor. Sekerat, ölüm anı demek. Musalla taşına kafamızı koydukları an. İnsan öldüğünü o zaman anlıyor. Şeyda Şen, hem yönetmeni hem senaristi. Görüntü yönetmeni Aşkın Sağıroğlu. Esra Harmanda annem, Batuhan Aydar kocam rolünde.

Hâlâ Hayat Devam Ediyor’la anılıyorsun. Bu iyi mi kötü mü?

Güzel bir şey aslında. Yine öyle bir proje gelse hiç düşünmeden “Evet” derim. Çünkü bu tür rolleri bir sosyal sorumluluk projesi olarak görüyorum. Vicdani sorumluluk hissediyorum. Sosyal sorumluluk için kısa filmler geldiği zaman bile hemen kabul ediyorum. Hatta ücret de almıyorum. Okul, cami yaptırabilecek imkanlarım yok.


Hayranlarından tepkiler nasıl?


Bir gün caddede kardeşim Sibel’le yürüyoruz.  Genç biri önümüzü kesti. Eli ayağı titriyor. “Ben sizin için hapis yattım” dedi. Şoke olduk. Vuracak mı bizi derken hikâyesini anlattı. Meğer hayranımmış. Askerdeyken dizimi izliyormuş. Komutan yasaklamış. Karşı çıkınca 9 gün ceza yemiş.

Türkan Şoray’ı da andırıyorsun. Onun gibi kuralların var mı?

 Aslında bu tür benzetmeleri sevmiyorum. Türkan Şoray, Angelina Jolie nasıl tekse ben de bir kimlik olarak tek olmak isterim. Türkan Şoray’ın yolunda ilerlemek isteyen bir oyuncuyum. Zengini de, fakiri de, Doğuluyu da, Batılıyı da  en iyi şekilde canlandırmış biri. Sette ne gerekiyorsa onu yaparım. Keskin kurallarım yok. “Ben bunu yapmam” yerine “Yapmaya çalışırım” diyorum.

3 farklı karakterle karşımıza çıkacaksın. Zor olmadı mı, nasıl hazırlandın?

Roman rolü teklifi geldi. Bir gün arkadaşımla bir arabanın içindeyim. “Karaktere çalışmalıyım” dedim. Camı açtım. “A be bakar mısın?” gibisinden Roman şivesiyle yolu falan sordum. Baktım ki insanlar yadırgamıyor, “Tamam, doğru yoldayım” dedim. Aşık Veysel filminde yönetmenimiz bir köyde kalmamızı istedi. Hatay’daydı çekimler. Hiç tanımadığım bir köylünün evinde günlerce kaldım. Zorunlu olmamasına rağmen sabah erkenden kalkıp tarlada çalıştım. Traktör kullandım. Ata binmem gerekiyordu. Biniciliği öğrendim. Dörtnala gitmem gereken bir sahne vardı. Çekimler başladı, bir süre sonra düştüm. Normalde setin durması lazım. Bütün ekip yardıma koştu. Belim çok kötüydü ama ben “Devam edelim” dedim.  


İLGİNÇ 1 ANI

­­Evin oralarda annemle yürürken bir kadın beni gördü. “Kızım, seni çok seviyorum” dedi. Beni gerçek hayatta da mağdur zannediyormuş. “Gel bizim evde kal” teklifinde bulundu.  “Abla ben burada oturuyorum. Yanımdaki de annem” dedim. “Olsun sen yine de gel bizde kal” cevabını verdi.


Meltem Miraloğlu’nun en büyük destekçisi kardeşi Sibel.

Mini test

❚ Şahan mı Cem Yılmaz mı?
    Okan Bayülgen (Onun gibi birini bulsam hemen evlenirim)
❚ Yaz mı kış mı?
    Kış
❚ Messi mi Ronaldo mu?
    Ronaldo
❚ Anne mi baba mı?
    Ayırt edemem
❚ Asya mı Avrupa mı?
    Asya
❚ Kıvanç mı Kenan mı?
    Kenan
❚ Gündüz mü gece mi?
    Gece
❚ Komedi mi dram mı?
    Dram
❚ Papatya mı orkide mi?
    Papatya
❚ Arabesk mi pop mu?
    İkisi de
❚ Otomobil mi motosiklet mi?
    Otomobil
❚ Siyah mı beyaz mı?
    Siyah
❚ Twitter mı Facebook mu?
    Facebook
❚ Pizza mı lahmacun mu?
    Pizza
❚ Spor mu klasik mi?
    Spor
❚ F.Bahçe mi G.Saray mı?
    Fenerbahçe
❚ Nuri Bilge mi Zeki
Demirkubuz mu?
    İkisi de
❚ Kedi mi köpek mi?
    Köpek

Dizi mi sinema mı?

 

Sekerat Son’u çekerken 1 gün izinliydik. Yaklaşık 2-3 saatlik uykuyla çalışıyorduk. Ama çok keyifliydi. Sinema filminin çekimleri aslında daha zor. Ama 15 gün, 1 ay çalışıyorsun o kadar. Dizi öyle değil. Uzun solukluysa sürekli çalışıyorsun. Ben ikinci şıkkı daha çok seviyorum. Her gün çalışmaya alışığım. Şu an bir dizide oynamayı çok istiyorum. Zaten bizi yoksun bırakmasınlar, daha gencim. Para da lazım. (Gülüyor)

“Dizi olsun da ne olursa olsun” mu diyorsun?

Her önüme gelen projeyi kabul etmiyorum. Seçiciyim. “Oynamam” dediğim durumlar var. Ama proje içime sindiğinde en iyisi olması için elimden ne geliyorsa yaparım. Bana iş ilk geldiğinde, “Şu oynuyor, parası şu” dediklerinde “Bunlar önemli değil, senaryoyu söyleyin” cevabını veriyorum.  Senaryo benim için çok önemli. Güçlü kadını oynamayı daha çok istiyorum. Çünkü, güçlü kadınları hayatım boyunca örnek almışımdır. O tarz projelerin içerisinde olmak isterim.

Özel hayat ne durumda? Evlen baskısı falan yok mu?

Dünyaevine girdiklerinde annem 15, babam 17 yaşındaymış. O yüzden çok erken yaşta evliliğe karşılar. 17-18 yaşlarında çok teklif geldi, başta babam kabul etmedi. Kader kısmet bu işler. Bir de enteresan bir huyum var. Bunalıma girdiğimde âşık oluyorum. Denize düşen yılana sarılır hesabı. Bunalımdan çıkınca “Ben buna mı âşık olmuşum” diyorum. Çözemedim bunun sebebini. Oğlak burcundan mıdır bilmiyorum.

Estetik yaptırdın mı hiç?

Hiçbir yerimde hiçbir şekilde estetik yok. Ne burun ne dudak… Yakından gören anlayabiliyor zaten. Sosyal medyadan da sürekli soruyorlar. Bu arada Instagram, Twitter ve Facebook’ta şahsi hesaplarım var. Yeni kullanmaya başladım. Sahte hesaplara kanmasınlar. Adreslerim şunlar: facebook.com/meltemmiraloğlu, twitter.com/meltemmiraloğlu, instagram.com/meltemmiraloğlu.