Birçok dizide ve sinema filminde yardımcı yönetmen olarak görev yapan Caner Ceyhan, önceki gün intihar etti. Ailesinin yaşadığı Didim’de önceki gün toprağa verilen Ceyhan’ın, yakın çevresini şaşırtan intiharına, işlerindeki sıkıntılarının sebep olması, sinema sektöründeki çalışma şartlarını, dizilerin süreleri ve sektördeki tekelleşme tartışmalarını da tekrar gündeme getirdi. Yönetmen Yüksel Aksu, Caner Ceyhan’ın işini iyi yapan biri olduğuna değinerek, “Ben onu dizi sektörüne soktum. Sonra sevilen ve aranan biri oldu” ifadelerini kullandı. Aksu, dizi sektörüne dayanamadığı için sektörden uzaklaştığını aktararak şöyle devam etti: “Ben çobanlık ve kamyon şoförlüğü yapmış, turizmde, inşaatta, madende çalışmış biriyim. Dünyanın emek ve emekçi tarihini biliyorum. Dünyanın en vahşi sektörü, Türkiye’deki dizi sektörü. Ben asistanlığa başladığımda 36 dakika olan diziler, şimdi 150 dakika. İnsanlar setlerde 24 saat çalışıyor.”
Senarist, yapımcı ve yönetmen Nazif Tunç ise “Birtakım sanat çetelerinin baskıları, yapımcı baskıları genç arkadaşların kendi sanatlarını göstermelerini engelliyor. Birtakım buhranların içine sürüklenebiliyor ve Caner’in başına gelen gibi, bu tip üzücü durumlar yaşanabiliyor. Sanat ve kültürde bir iktidar var. Bu iktidarı ele geçirmiş olanlar taştan ve mermerden de sert bir zihniyet içinde, kendi düşüncelerinden olmayanları aralarına almazlar. Manevi gerçekçilik, dini inanç ve duygusal bir takım beslenmeler anlamında, bu tür yerlerde yetişmiş olanları, sanatçıları reddeden, afaroz eden bir zihniyet. Gizli örgütlenmeden daha kararlı bir şey” değerlendirmesinde bulundu.
Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (Sinebir) Yönetim Kurulu Başkanı, yönetmen İsmail Güneş de sektörün en önemli problemlerinden birinin, uzun çalışma saatleri olduğunu bildirdi.
Haddinden fazla çalışan insanların, yorulduklarında isyan ettiklerinden bahseden Güneş, bu durum karşısında, işverenlerin isyan eden insanları bir daha çalıştırmadıklarını anlattı.