Şarkıcı Sibel Can'ın eski eşi Sulhi Aksüt ile kardeşi Yusuf Ziya Aksüt'e, "dolandırıcılık" suçundan 3 yıl dokuzar ay hapis ile 12 bin beşyüzer lira adli para cezası verildi.

Aksüt kardeşlerin dolandırıcılık iddiasıyla yargılandığı davaya bakan Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi, sanıkların bu suçtan cezalandırılmasına hükmetti.

GEREKÇELİ KARAR HAZIRLANDI

Sulhi Aksüt ile Yusuf Ziya Aksüt'ü 3 yıl dokuzar ay hapis, 12 bin beşyüzer lira da adli para cezasına çarptıran mahkeme, gerekçeli kararını da hazırladı. Buna göre, özel bir şirkette genel müdür olan Aytekin Reşit Kadıoğlu'nun, Mart 2012'de bir arkadaşı vasıtasıyla Yusuf Ziya Aksüt'le tanıştığı belirtilerek, Kadıoğlu'na kendisini, "çok farklı alanlarda ticari girişimleri olan bir iş adamı" şeklide tanıtan Aksüt'ün kardeşi Sulhi Aksüt'ü de tanıştırdığı kaydedildi.

KÖY ARAZİSİNİ İNŞAAT ALANI OLARAK GÖSTERMİŞLER

Sanıkların, Riva Bahadır köyünde inşa edilecek 300 konutluk villa projesiyle ilgili köydeki bir araziyi inşaat alanı olarak Kadıoğlu'na gösterdikleri aktarılan kararda, sanıkların villa satmayı teklif ettikleri Kadıoğlu'ndan 800 bin lira istedikleri ifade edildi.

Kararda, Kadıoğlu'nun 5 Nisan 2012'de arsa bedeli olarak Yusuf Ziya Aksüt'e banka yoluyla 150 bin, tapu işlemleri için de 9 ve 24 Nisan 2012'de 50 bin lira olmak üzere toplam 200 bin lira gönderdiği belirtilerek, sanıklardan Sulhi Aksüt'ün Kadıoğlu'ndan ayrıca İngiltere'de kuracağı bir şirket için 22 bin pound borç aldığı dile getirildi.

NE TAPU VERDİLER NE DE İNŞAATA BAŞLADILAR

Sanıkların uzun süre beklemesine rağmen müdahil Kadıoğlu'na herhangi bir tapu vermedikleri gibi bir inşaata da başlamadıkları anlatılan kararda, parasını geri isteyen Kadıoğlu'nu da sürekli oyaladıkları aktarıldı.

Kararda, "Daha sonra aldıkları paraya karşılık müdahile 270 bin lira senet verdikleri, ancak senedi ödemedikleri, aradan 2 yıl geçmesine rağmen sanıkların halen müdahilin parasını iade etmedikleri ve müdahili kandırmak için kendilerini olduğundan daha farklı gösterip çok zengin olduklarına dair kanaat uyandırdıkları anlaşılmıştır." denildi.

"270 BİN LİRAYI ÖDEMEDİLER"

Gerekçeli kararda, savunmalarında varlıklı insanlar olduklarına dair beyanda bulunan sanıkların sahip olduklarını iddia ettikleri mal varlığı ve ticari hacimlerine göre küçük bir miktar sayılabilecek 270 bin lirayı müştekiye iade etmediklerine dikkat çekilerek, "Sanıkların baştan beri müdahil Kadıoğlu'nu dolandırmak kastıyla hareket edip, 2012 Nisan ayı içinde farklı tarihlerde müştekiden 200 bin lira ve 22 bin pound almak suretiyle hileli davranışlarıyla müdahili aldatarak dolandırıcılık suçunu işledikleri, müdahil beyanı, tanık anlatımları ve banka dekontlarıyla sübuta ermiştir. Sanıkların ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına karar vermek gerekmiştir." ifadesi kullanıldı.

Sanıkların savunmalarında, "suçu işlemediklerini, Kadıoğlu ile bakır ticareti yapacaklarını, gönderilen paraların da bu iş için kurulacak şirketin sermayesi ve ortaklık parası olduğunu" belirttikleri aktarılan kararda, sanıkların amacının en baştan itibaren müdahil Aytekin Reşit Kadıoğlu'nu dolandırmak olduğu, işledikleri dolandırıcılık suçunu gizlemek ve Kadıoğlu'nu kandırmak için bakır ticareti yapılacağına dair savunma geliştirdikleri kaydedildi.

"PİŞMANLIK YOK, İNDİRİM DE YOK"

Kararda, sanıkların suçlamaya ilişkin pişmanlık göstermedikleri belirtilerek, müdahilin uğradığı zararın miktarı ve suçun işleniş özelliklerine göre alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu, sanıkların aynı suçu müdahile yönelik farklı tarihlerde birden fazla işlediği gerekçesiyle de cezada artırım yapıldığı ve indirim uygulanmadığı kaydedildi.