Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin İstanbul Haliç Kongre Merkezi’ndeki mezuniyet törene katıldı. Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker’ın, “Erdoğan ciddi şekilde geri kabul anlaşmasını uygulamama yoluna giderse, niçin Avrupa’ya vizesiz seyahat etme imkanı verilmediğini Türk halkına kendisi anlatmak durumunda kalır” dediğini hatırlatarak, özetle şöyle konuştu:
∂ Ey Başkan, sen Türk milletini tanımadın be tanımadın. Bu millet, oradan gelecek vizeymiş, geri kabulmüş, bunların peşinde değil. Siz şu anda tam manasıyla Türkiye’nin peşindesiniz, ‘eğer Türkiye kapıları açar da bu mülteciler Avrupa’ya doğru yürürse bizim halimiz ne olacak’ diye düşünüyorsunuz.
∂ Geri kabul, vesaire bütün bunlar, sizin ne kadar sözünüzde durmaz insanlar olduğunuzu gösteriyor. Çünkü bu anlaşmaları sizinle yaptık, bunlar yazılı kayıtlarda var. Siz verdiğiniz sözde durmuyorsunuz. İşte sizin çirkin yüzünüz bu, Erdoğan bu çirkin yüzünüzü ortaya koyduğu için çılgına dönüyorsunuz. Onun için de ‘Erdoğan’dan nasıl kurtuluruz’ diye bunun çalışmaları içerisindesiniz.
∂ Avrupa Birliği bize verdiği sözü yerine getirmeyip, terör tanımı gibi kesinlikle iyi niyetli olmayan bir konu üzerinden vize serbestisinden imtina ederse biz, meseleyi milletimize rahat anlatırız. Sayın Komisyon Başkanı o bakımdan rahat olsun. İngilizlerin yaptığı gibi biz de milletimize gider ‘Avrupa Birliği ile müzakerelere devam mı tamam mı’ diye sorarız. Milletim ‘devam’ derse biz de devam ederiz.
∂ 1963’te söz verdiniz, sene 2016, 53 yıl geçti hâlâ oyalıyorsunuz. Ey Avrupa Birliği, siz bizi halkının büyük bir çoğunluğu Müslüman olduğu için kabul etmiyorsunuz. Aksini ispat edemezsiniz ve bunu Fransa’nın eski Dışişleri Bakanlarından biri bana zaten açık açık söyledi. ‘Niye?’ dedim, ‘Müslümansınız’ dedi. ‘Biz de bunu biliyoruz aslında’ dedim ama yine de bakalım bir samimiyet testidir diye bu yola girdik .
∂ Hem ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanına her türlü hakareti edeceksiniz hem de korkudan bahsedeceksiniz. Bunlar kendi şerleriyle, kendi şirretlikleriyle, kendi karanlık ilişkileriyle milleti korkutmaya çalışıyorlar.
∂ Çıkmış bir tanesi diyor ki, ‘Bu muhtarların seçilmesini yanlış buluyorum, herkesin oyu geçerli olmamalıdır…’ Bunlar ne cins adamlar. Sen sanatçı olsan ne olur, profesör olsan ne olur, doçent olsan ne olur? Önce millete saygı duyacaksın.