umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “24 Haziran’da mesele, Türkiye’nin istiklali ve istikbali meselesidir. Her kim, 24 Haziran’ı hırslarının, öfkelerinin, kırgınlıklarının hesap yeri gibi görürse sadece kendinin değil, evlatlarının da geleceğini tehlikeye atar” dedi.
Denizli ve Kocaeli’de halka hitap eden Erdoğan, uluslararası camiada Türkiye’yi büyüttüklerini belirterek söyle konuştu: “Davos’da ‘One minute.’ dedik işi bitirdik. BM’de ‘Dünya beşten büyüktür.’ dedik, onlara bunu öğrettik. Bu liderlik işidir liderlik, çıraklık işi değil. Bakkal dükkânınız var çırağa teslim eder misiniz? Aslında o, yakasından partisinin rozetini çıkarmadı. Partisi onu başından savmak için sahaya sürdü. Seçim beyannamesini bile ona okutmadılar, Genel Başkan okudu. Gördük ki bir ayda Muharrem de başımıza kesildi bir küçük Kılıçdaroğlu. Daha doğrusu bu da çakma Kılıçdaroğlu. Bunların tek derdi seçimden sonra CHP Genel Başkanlığı koltuğuna kimin oturacağı. Tayyip Erdoğan’a sataşarak, AK Parti’ye saldırarak sadece kendi partileri içindeki konumlarını tahkim etmeye çalışıyorlar.

 DELİLİN VAR MI TERBİYESİZ!
 Kalkmış Kadıköy’de miting yapıyor, ‘Hırsız Erdoğan’ diye bağırtıyor. Kimi, kendi tabanını. Bağırtan kim, Muharrem. Yazıklar olsun. Hangi delilin var terbiyesiz. ‘Man Adası’ dediniz, sizleri yargı mahkûm etti. 197 bin liraya sizi mahkûm etti. Bunlarda terbiye diye bir şey yok, ahlak diye bir şey yok. Ne olacak, 24 Haziran’da sizleri inşallah benim milletim sandığa gömecek.
Bay Muharrem, (Kanal İstanbul'a karşıyım) diyor. Kafaya bak, kafaya. Yok, ufuk yok. Daha şurada geçenlerde bir gemi Boğaz'da yalıya çarptı. Bu tanker olsaydı, Allah muhafaza aylarca orada yangın olurdu. Kafası basmıyor, genel başkanının da basmıyor.

DEMİRTAŞ’IN ADAYLIĞINA TEPKİ
Tutturmuşlar 'İşte çıksın aday'. Ne demek? Buyurun, konuşmasını yapacak, bitti. Partisi de propagandasını yapıyor. Bu bile ona fazla. Çünkü aday olmanın da bir ehliyetinin olması lazım. Şu anda tutuklu mu adam? Tutuklu. Bitti. Bir an önce adaletin kararını vermesi lazım aslında. Çünkü bu kadar insanın ölümüne neden olan birisini önce o ölenlerin ailelerine sormak lazım. Yasin Börü'nün annesine sormak lazım, 'Ne diyorsunuz?'

Ahların, vahların hiç faydası olmaz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yenikapı'daki Avrasya Gösteri Merkezi'nde düzenlenen İçişleri Bakanlığı Mensupları ve İstanbul Muhtarları İftar Programı’na katıldı. Burada katılımcılara hitap eden Erdoğan, özetle şunları söyledi:
∂ Biz eğitime önem verdik, derslik yaptık, üniversite açtık, harçları kaldırdık, yurt yaptık, okullarımızı en modern araçlarla donattık, öğretmen atadık diyoruz. Herkesin kitabı masasının üzerinde. Ama benim bu yavrularım bunun farkında değil. Bunun kadir kıymetini bilmiyor.
∂ Buradan sizlerle birlikte tüm milletime çağrı yapıyorum; aman ha memleket ziyaretini veya tatili uzatıp da sandıkları boş bırakmayın. Oy vererek sadece ülkeye cumhurbaşkanı ve milletvekili seçmiyorsunuz. Aynı zamanda geleceğinizin kararını veriyorsunuz. Bunun için mutlaka sandığa gidip iradenizi yansıtın. Allah göstermesin bir aksilik olursa o ahların, vahların, keşkelerin hiç kimseye faydası olmaz.
∂ Dünyada en az gelişmiş ülkelere destekte bir numaralı ülke Amerika görünür fakat gayrisafi milli hasılaya göre dünyada bunun bir numarası Türkiye. Biz bir numarayız. Amerika gerimizde, İngiltere falan çok daha geride.
∂ Şimdi sıkıysa herhangi bir hastane, hastayı kapıdan geri çevirsin. Böyle bir şey yok. Geri çeviremez. Bakın buna özeli de dahil, çeviremez. Eğer böyle bir muamele yapıyorsa bedelini öder.
∂ Atatürk Havalimanı’nı muhteşem bir projeyle Millet Bahçesi yapıyoruz. Çoluğu, çocuğu hep gelsin oralarda sere serpe yuvarlansınlar. İngilizin Hyde Park'ı varsa ki 170 bin metrekare falandır, Amerika'nın Central Park'ı varsa ki o da 2-3 civarındadır. Bizim onlardan daha büyüğü niye olmasın? Burası 12 milyon metrekare.

Bunların hayatı yalan!

“Bugün gazetelerde okudum. Bay Kemal, Bay Muharrem, ne diyor biliyor musun? ‘Onlar size o millet kıraathanelerinde kek versin, ben de size fabrikalarda iş vereceğim.’ Bunların hayatı yalan zaten ve bu kıraathanenin ne olduğundan da haberi yok. Hatırlayın, eskiden bu kıraathanelerde iskambil, okey oynarlardı, paralı adeta kumar oynarlardı. Bu kıraathanelerde kitaplar, internet olacak, kek, çay, kahve de olacak, gençlerimiz orada kitap okuyacaklar.”