Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu toplantısına katıldı. Türk Konseyi Sağlık Bilimi Kurulu Toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık altyapımızın gücü depremde olduğu gibi korona virüs salgınında da en büyük avantajlarımızdan biridir. Dünyanın son dönemde karşılaştığı en büyük sağlık krizi olan korona virüs salgını sürecinde canla başla fedakarca çalışan sağlık ordumuza buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ölenlere Allahtan rahmet diliyorum. Yaralı sağlık ordumuzun mensuplarına şifalar diliyorum. Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen bu salgın maalesef yeni dalgalarla hala yoluna devam ediyor. Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği can kaybı sayısını 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı hala kesin ve etkili bir çare bulunamamıştır. Fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmaları bu konudaki en büyük ümidimizdir. Türkiye bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer yandan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun bir çaba içindedir. İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşlarımıza uygulayabilecek aşamaya gelmiş olacağız. Yılsonu itibariyle dünyadaki aşı çalışmalarından bilim insanlarımızın uygun gördüğü birini veya birden fazlasını vatandaşlarımızın istifadesine sunmayı planlıyoruz. Amacımız ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak bu hizmeti bütün vatandaşlarımıza ulaştırmaktır. İşte böyle bir dönemde gerçekleşen Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu 4. Toplantısını işbirliği imkanlarını genişletilmesi ve eldeki birikimin paylaşılması bakımında önemli bir adım olarak görüyorum” dedi.

“Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi”
Salgın sürecinde ülkelerin yardım ve dayanışma konusunda iyi bir sınav vermediğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sürecinde dayanışma ve yardımlaşma konusunda gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya maalesef iyi bir sınav veremedi. Bırakın yardımlaşmayı, dayanışmayı salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada örnek bir tavır ortaya koyduk. Tüm dünyada din, dil, ırk bölge ayrımı yapmadan yardımına koşmayı kendimize görev atlettik. Salgın döneminde 155 ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap vererek elimizdeki imkanları paylaştık. Maskeden solunum cihazına ve kimi ilaçların üretimine kadar her konuda kendimiz ve dostlarımız için en iyisini yapmanın gayreti içinde olduk. İnşallah bundan sonrada aynı insani ve vicdani tavrımızı sürdüreceğiz. Rabbimden bütün insanlığı bu salgından bir an önce kurtarmasını diliyorum” diye konuştu.

“3 çocuk temennisi Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir”
Türkiye’nin dünyanın genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeler arasında ilk sırada yer aldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye artık 84 milyonu bulmak üzere olan nüfus içindeki 15 milyona yaklaşan ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisiyle gerçekten imrenilecek genç bir insan kaynağına sahiptir. Hali hazırda 30 yaş nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40’a yaklaşıyor. Ayrıca çeşitli statülerde ülkemizde yaşayan 5 milyon yabancıyı da bu insan havuzuna ekleyince rakam 90 milyonu buluyor. Her ne kadar doğum oranları düşüyor olsa da hala dünyanın en genç ve nitelikli nüfusuna sahip ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyoruz. Her fırsatta dile getirdiğim en az 3 çocuk temennisi öyle rast gele söylenmiş bir ifade değil. Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir. Genç ve yetişmiş insan nüfusumuzu korumak mecburiyetindeyiz. Dikkat ederseniz sadece genç demiyorum. Aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve milli değerlerle güçlü bir şekilde donanmamış, çağın teknolojisine ve pratiklerine hakim şekilde yetiştirilmeyen bir genç nüfus avantaj olmaktan çıkıp başlı başlına bir sorun haline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür ve bilim alanındaki hassasiyetimi sürekli daha ileriye taşıyoruz. Geçtiğimiz asra gelişmiş, bu sıfatla damga vuran ülkelerin nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz. Hatta bu endişenin batıda giderek yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebebi olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

“Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor”
Yüksek teknolojinin kullanımı ve tasarımı konusunda her projeye destek verdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye salgının etkisiyle hızlanan küresel yapılanma süreciyle ilgili analizlerde geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor. Katıldığımı bilim toplantılarında ve ödül törenlerinde gördüğüm bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye’nin geçtiğimiz dönemde demokrasi de ve kalkınmada gerçekleştirdiği tarihi atılım her alanda olduğu gibi bilim ve araştırma faaliyetlerinde de önümüzü açmıştır. Başbakanlığım ve cumhurbaşkanlığım döneminde bilimsel çalışmaların teşviki araştırma geliştirme faaliyetinin yaygınlaştırılması yüksek teknolojinin tasarımı ve kullanımı hususundaki her projeye şahsi destek verdim. Bu süreçte gerek üniversitelerimiz, gerekse kurumlarımıza bağlı araştırma tasarım teknoloji kuruluşlarımızı, gerek özel sektörümüz birbirlerini destekleyecek şekilde hızlı bir yükselişe geçmiştir. Türkiye’nin sağlıktan savunma alanına kadar geniş bir yelpazede dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde bu güçlü işbirliği ve yoğun çalışma iklimi vardı. Gençlerimize ve çocuklarımıza bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapından pek çok proje yürütüyoruz. Yurtdışındaki bilim insanlarımızın Türkiye’ye dönüşünü teşvikten okullarımıza kurduğumuz deneye yap atölyelerine kadar geniş bir alana yayılan bu gayretlerimizin karşılığını yavaş yavaş almaya başladık” dedi.

“İçinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz“
2023 hedefleriyle ilgili konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Halen içinden geçtiğimiz şu kritik süreci başarıyla geride bırakıp 2023 hedeflerimize ulaştığımızda karşımızda yepyeni bir Türkiye göreceğiz. Bu güne kadar kat ettiğimiz mesafe sayesinde artık geleceğimize dün olduğundan daha fazla umutla bakıyoruz. Ülkemize ve kendimize olan güvenimizin artması 2053 vizyonumuzun altını daha güçlü bir şekilde doldurmamızı sağlıyor. Maruz kaldığımız tüm saldırıları, önümüze çıkartılan tüm engellemelere rağmen diğer alanlarla birlikte bilimde de Türkiye’yi dünyanın en ileri ülkeleri arasında ilk sıralara taşımakta kararlıyız. Bu konuda en büyük desteği yine bilim insanlarımızdan bekliyoruz. Sizlerin yol göstericiliğinde hep birlikte sürekli daha ileriye giderek tarihin verdiği sorumluluğu hakkıyla ifa edeceğimize inanıyorum” diye konuştu.