Aylık İmsakiye
  • İmsak
  • Güneş
  • Öğle
  • İkindi
  • Akşam
  • Yatsı
46 Ramazan 1440
20 Haziran 2019 Perşembe

İşgal altında ramazan

İşgal altında ramazan

Mescid-i Aksa, mübarek ramazanı doyasıya yaşayabileceğiniz nadir yerlerden biri. Ne var ki etrafı İsrail askerleriyle çevrilmiş. Filistinliler öz yurtlarında garip, öz yurtlarında parya.

FATİH SELEK

Kudüs...                
Bütün dinlerin hayat bulduğu ve kesiştiği bir şehir...            
Hazreti Muhammed, Hazreti İbrahim, Hazreti Davud, Hazreti Musa, Hazreti Yusuf, Hazreti Yakup, Hazreti Süleyman, Hazreti İshak, Hazreti İsa’nın izlerini taşıyan bir şehir.
Peygamber Efendimizin miracına şahitlik etmiş, Kur’ân-ı kerimde övülmüş bir şehir.
Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’den sonra üçüncü mukaddes yer olan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı bağrına basan şehir.


ŞEHRİN KALBİ: MESCİD-İ AKSA

Hafta sonu adını daha çok İsrail zulmüyle duyduğumuz Kudüs’teydik.
Bu kadim İslam beldesinde ramazan her şeye rağmen bir başka güzel.
Mescid-i Aksa, mübarek ayı doyasıya yaşayabileceğiniz nadir yerlerden biri.
Kanuni Sultan Süleyman’ın etrafını surlarla çevirdiği Kudüs, adeta bir canlı bedenini andırıyor. Günün her saati oluk oluk insan akan ve ucu mutlaka Mescid-i Aksa’ya çıkan eski sokakları bedenin damarları; Mescid-i Aksa da damarları besleyen, şehri yaşatan kalp gibi...
Aksa ve çevresinde hareketlilik hiç bitmiyor. On bir ayın sultanı için ışıl ışıl süslenen sokaklardan sabah namazına yakın insan seli başlıyor. Omzuna seccadesini atan geliyor. Sabah namazları burada çok bereketli geçiyor. Hele bir de günlerden cuma ise değmeyin gitsin. Tam bir bayram havası yaşanıyor.

HADARA HADARA
Mescid-i Aksa’da iftar saati yaklaşınca tatlı bir telaş başlıyor. Avluda öbek öbek yer sofraları kuruluyor. Kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar huzur ikliminden pay almaya çalışıyor.
İftar vermek isteyenlerin “Hadara, hadara, hadara (Buyurun gelin)” bağırışları dualara karışıyor. Ezan sesiyle uğultu birden kesiliyor. Saniyeler sonra insanı yerinden hoplatan bir gürültüyle top patlıyor. Artık Allah ne verdiyse millet yemeğini kaşıklıyor.
Bir çorba içimi vakti geçtikten sonra Kıble Mescidi’nden bu sefer o mukaddes davet geliyor: “Kad Kameti’s-Salâh” (Namaz başladı).
Orucunu açan cemaate koşuyor. Ardından teravih hazırlıkları başlıyor. Öyle bizdeki gibi jet imam filan yok. Aheste aheste kılınan teravih namazları en az iki saat sürüyor. Sonra cemaat dağılıyor. Burada kalıp sabaha kadar ibadet etmek isteyene İsrail askerleri izin vermiyor ama caddelerde hareketlilik kuşluk vaktine kadar sürüyor.

İSLAM DÜNYASININ KIRMIZI ÇİZGİSİ
Üzerlerindeki mirasın değerinin farkında olmalarından mıdır yoksa ellerinde kalan son toprağa sarılma ihtiyacından mı bilinmez, Filistinliler Mescid-i Aksa’ya pek düşkünler.
Belki de kendilerini en hür, en güçlü, en kurumlu, en mahzun hissettikleri tek yer burası. Zira Aksa’nın sadece onların değil, İslam dünyasının kırmızı çizgisi olduğunu biliyorlar.
Ne var ki mukaddes mekâna çıkan bütün kapıların başını İsrail askerleri tutmuş. Kimisi siyahî, kimisi sarışın, kimi kadın bu askerler ellerinde uzun namlulu silahlarla korku salıyor; gözlerinin tutmadığı insanları durdurup sual ediyorlar.
Faysal kapısından girerken beni de durdurdular. Başımda takkem yoktu zira.
-Are you Muslim (Müslüman mısın?) dedi birisi.
“Yes mes okey mokey” diye kıvranmadan büyük bir gurur ve içtenlikle suratına haykırdım:
-Elhamdülillah, Elhamdülillah!
Kudüs’ün kalbindeki kelblerden mi korkacağım? Bıraktılar tabii.
Güya Müslüman olmayanı içeri almıyorlar.
Peki siz ne geziyorsunuz burada?
Geçit vermedikleri yetmiyormuş gibi bir de içeri girip baskın yapıyorlar. Bu tacizlerle akıllarınca sindirmeye çalışıyorlar.

KÖŞE KAPMACA SAVAŞI
Mescid-i Aksa’da bildiğiniz savaş veriliyor. Geçtiğimiz aylarda bir gece mukaddes mabede giren İsrail askerleri, kendilerinin “Golden Gate” dediği rahmet kapısını (Babü’r-Rahmeh) zincirlerle kapatmış. Ardından marjinaller Burak Duvarı’nda olduğu gibi ayin yapmaya başlamışlar. Filistinliler kırmış, onlar yine kapatmış. Zalimler direnç karşısında pes etmek zorunda kalmış. Bu oldubittiye izin vermeyen Filistinliler, hemen orayı seccadelerle donatıp mescit yapmış.
Anlayacağınız öz yurtlarında garip öz yurtlarında parya durumuna düşen bir avuç Müslüman, İslam aleminin izzetini koruyor.


SADECE BİR TANE AÇIK KAPIMIZ VAR O DA TÜRKİYE

Filistinlilerin önde gelen isimlerinden Dr. Nasır Halid çektikleri ızdırabı anlatırken dünyanın İsrail zulmüne kayıtsızlığına isyan ediyor.  Dr. Halid şöyle diyor: Daha dün akşam biz çıkarken yüz kadar İsrail askeri Mescid-i Aksa’ya giriyordu. Cemaat burayı işgal etmelerinden korkuyor. Hiçbir Arap ülkesi bunlara ne bir şey söylüyor ne müdahale ediyor ne de yardımda bulunuyor. Biz bir savaş hâlindeyiz. Çünkü savaşta hangi zorluklar varsa onu yaşıyoruz. İslam âleminden önce dua sonra harekete geçilmesini istiyoruz. Çünkü Mescid-i Aksa bütün İslâm aleminin aktidir. Bizim burada yaşıyor olmamız kaderimiz ama Mescid-i Aksa’da her bir Müslümanın mesuliyeti var. Ramazan ayının başından bu yana her gün teravih namazından sonra İsrail askerleri mutlaka Mescid-i Aksa’ya girdi. Maalesef buna kimse bir şey yapamıyor. Aksa’dan sorumlu olan Ürdün bile sesini çıkarmıyor. Dolayısıyla insanlar da belli bir noktadan sonra durgunlaşıyorlar. Arap dünyasındaki insanlarla bile iletişim kuramıyoruz. Bu İsrail vatandaşı olarak bize yasak. Bu yüzden bir yardım da gelmiyor. Kimseyi gidip ziyaret edemiyoruz. Onlar da bize gelemiyor. Sadece bir tane açık kapımız var, o da Türkiye.

BURAYI BOŞ BIRAKMAYIN
Dünya genelinde zaman zaman İsrail protesto ediliyor, bunun bir tesiri oluyor mu?
Dr. Halid, bu soruya “Elbette” diye cevap veriyor ve şöyle devam ediyor: Bu gösteriler çok büyük moral oluyor, mücadele ruhunu canlı tutuyor. Halkımız bizi unutmadılar diye düşünüyor umutlanıyor ve nöbetlerini tutuyorlar. Siz gazeteciler ve yazarlar olarak yazılarınızla, mesajlarınızla Türk halkını buraya davet edin, gelsinler. Ne olur burayı boş bırakmasınlar.


YÜZ SENE ÖNCEKİ GİBİ

Sur içindeki Kudüs’ün şehir yapısı neredeyse hiç bozulmamış. Doku, yüz yıl önce ne ise bugün de aynısı. Mukimler ecdadının mirasıyla ve kokusuyla iç içe yaşıyor. Ramazanda tarihî sokakları ışıl ışıl yapan Müslümanlar, geleneği geleceğe taşıyor. Basılmaktan yüzeyi pürüzsüz hâle gelmiş kaldırımlar ve tepesinde yükselen kubbeli çarşılar, sizi alıp asırlar öncesine götürüyor.

DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Emperyal düzenin bir kuralı var. Kavram üretenler düşünceleri yönetiyor. Düşünceleri yönetenler yargıları ve algıları yönetiyor. Algıları yönetenler ise bizi yönetiyor. Siyonist akıl bu anlamda algı operasyonlarını çok iyi yapıyor. Bizim kadim değerlerimizi, kendi ifadeleriyle dünyaya tanıtıp, bunları sahiplenmeye çalışıyorlar. Bu Kudüs’te net şekilde görebiliyoruz. Mesela;
Ağlama Duvarı değil Burak Duvarı:  Peygamber Efendimiz miraca Burak isimli bir binekle yükseliyor. Burak’ı bağladığı rivayet edilen yere Burak Duvarı deniliyor. Duvarın iç tarafı Burak Mescidi, dış tarafı ise Yahudilerin Ağlama Duvarı dediği yer. Siyonistler burasını Süleyman Mabedi’nin kalıntısı olarak görüyor. Oysa duvar, Mescid-i Aksa’nın bir parçası.
Muallak Taş değil Hacerü’l-Müşerrefe:  Altın kubbesiyle bilinen Kubbetü’s-Sahra’nın ortasında büyük bir kaya bulunuyor. Yahudiler kayayı “Muallak Taş” diye ifade ediyor ve Mesih’in tahtının burada kurulacağına inanıyor. Müslümanlar ise “Hacerü’l-Müşerrefe” (Şerefli Kaya) diyor. Neden şerefli? Çünkü Peygamber Efendimiz bu kayanın yanında miraca yükseldi, peygamberlere namaz kıldırdı.


MİRASIMIZI GELECEĞE TAŞIYORLAR
Bugün İsrail’in işgali altındaki topraklarda birçok Osmanlı eseri bulunuyor. Türk yardım kuruluşları bunları ayağa kaldırarak hem İsrail’in üstüne konmasını hem de yok olmalarını engelliyor. O kuruluşlardan biri Mirasımız Derneği. Şimdiye kadar 76 ev ile 46 camiyi restorasyondan geçiren derneğin ihya ettiği yerler arasında Kudüs’te Selâhaddin-i Eyyûbi’nin evi, Yafa’da Hasan Bey Camii ve Bahr Camii de bulunuyor. Derneğin yetkililerinden Halis Mutlu “Dünyada 12 milyon Yahudi var. Yarısı İsrail’de. Bunlar Kudüs’ü Yahudileştirmek için 3 bin dernek kurmuşlar. Yahudi dernekleri vasıtasıyla İsrail’e yılda 1,5 milyar dolar civarında yardım gidiyor. Ne hazindir ki, iki milyarlık İslam dünyasından Filistin’e gelen ise yılda 15 milyon lira. Türkiye’de Kudüs’e sahip çıkmak için kurulan benim tespit edebildiğim dernek sayısı ise sadece 37” diyor. Mirasımız Derneği, ramazan boyunca Mescid-i Aksa’da binlerce kişiye iftar veriyor. Biz de Filistinlilerle kardeşlik sofrasına birlikte oturup unutulmaz anlar yaşadık.


MESCİTLER MESCİDİ 
Çoğu zaman Kubbetüs Sahra ile Mescid-i Aksa karıştırılıyor. Oysa Kubbetü’s-Sahra, Mescid-i Aksa’nın bir parçası. 144 dönümlük bir araziye kurulan Mescid-i Aksa, yedi ibadethaneden oluşuyor. 

Kubbetü’s -Sahra’nın içi.

 

23.05.2019 - 09:55