M.EMİN ULUÇ
Süper Lig'de yeni sezonu açmak neredeyse baştan aşağı yenilenen Fenerbahçe'ye nasip oldu. Stadını geliştiren, sponsorlarını değiştiren, kadrosunu tam 10 yeni isimle güçlendiren, hocalık makamını 3 dönem sonra bir lejyonere teslim eden sarı-lacivertliler, tıklım tıklım olmasa da coşku dolu tribünler önünde Eskişehir'i konuk etti. Fenerbahçe sahaya mutlak favori olarak çıktı. Türk futbol tarihinin en pahalı kadrosu hem de kendi evinde oynayınca aksi düşünülemezdi. Ancak maç başladığında işler pek de beklendiği gibi gitmedi. Shakhtar maçlarındaki oyuncu ve oyun tercihleriyle Fenerbahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden etmeyi başaran Vitor Pereira, Eskişehir karşısında da aynı ısrarı sürdürünce sarı-lacivertliler pozisyon üretmekte zorlandı. Neyse ki, Skibbe'nin Es-Es'i Lucescu'nun Shakhtar'ı kadar tecrübeli ve cesur değildi de, Saracoğlu'nda bir şok yaşanmadı. İlk yarı bitiyordu ki, Fenerbahçe'nin en kötülerinin iş birliği dengeyi bozdu. Hasan Ali ortaladı, Sow vurdu, tribünler coştu: 1-0. Öldürücü darbe ise hemen ardından geldi Fernandao, devrenin skorunu ilan etti: 2-0.
Causic kızardı
Eskişehir ancak soyunma odasına gittiğinde rakibin adından korkmaması gerektiğini anlamış olacak ki, sahaya döndüğünde ilk kez atak yapmayı düşündü. Ama bu sefer darbe beklenmedik bir yerden geldi. Profesyonelliği hırsına yenik düşen Causic kırmızı görünce, kırmızı-siyahlıların zaten az olan ümidi tükendi. Nihayetinde sarı-lacivertliler, lige 3 puanla başladı ama henüz hazır olmadıkları da net bir şekilde görüldü. Hasan Ali ve Şener'in bu formlarıyla ancak zaruri hallerde forma giyebilecekleri, Diego ve Nani'nin savunma zaafları nedeniyle orta sahanın ekstra mesai yapacağı, Van Persie'nin henüz zayıf olduğu anlaşıldı. Her şeyden önemlisi  Pereira'nın inadından vazgeçmeyeceği netleşti. Fenerbahçe, tüm oyuncular maksimumu yakaladığında ve birbirlerine uyum sağladıkları anda hocanın hayalindeki oyun ortaya çıkabilir. Fakat mevcut şartlarda tribünler doğum sancısı çekmeye devam edecek…