Kararda, usulüne uygun olarak alınmayan telefon görüşme tapelerinin yasak delil niteliğinde olduğu, bir kısım sanıklarla ilgili olduğu belirtilen olay yeri görüntülerinin ise isnatlarla örtüşmediği belirtildi.
Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanığın darbeye teşebbüs ve örgütten beraat ettiği davanın gerekçesi açıklandı. İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan 57 sayfalık gerekçeli kararda, Taksim ve Beşiktaş bölgesinde yaşanan Gezi olayları sürecine yer verildi. Kararda, operasyon kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen tabanca, mermi, gaz maskesi, gaz bombası, sis bombası, meşale ve muşta gibi malzemeler ele geçirildiği hatırlatıldı.
Kararda, sanıkların, müştekilerin ve tanıkların dava kapsamında alınan ifadelerine yer verilerek, telefon sinyal tutanakları, savcılık mütalaası ve delil değerlendirmelerine değinildi. Sanıkların tamamının, Beşiktaş Spor Kulübü taraftarı oldukları belirtilen kararda, “Sanıkların kendilerini Beşiktaş Spor Kulübü Çarşı taraftar grubu olarak isimlendirdikleri, aralarında takım taraftarlığından ve sosyal paylaşımlardan kaynaklanan arkadaşlık ve dostluk ilişkisi dışında, hiyerarşik yapı, görev dağılımı, organizasyon şeması, maddi kaynakları, silah mühimmatı, gizlilik esasları bulunmadığı” vurgulandı.

HERHANGİ BİR İLLEGAL FAALİYETTE BULUNMADIKLARI KAYDEDİLDİ
Grubun takım taraftarlığından kaynaklanan, legal sosyal etkinlikler dışında herhangi bir illegal faaliyet içinde bulunmadıkları kaydedilen kararda, “Grubun Haziran 2013 tarihinde olan Taksim Gezi Parkı protestolarını düzenleyen yapı içinde bulunmadıkları, sanıkların Taksim Gezi Parkı protestolarına katılmalarına rağmen, her sanık için ayrı ayrı, gün, zaman ve eylem belirtilerek somutlaştırılamadığı” ifade edildi.

“TELEFON TAPELERİ YASAK DELİL NİTELİĞİNDE”
Dosyada dava açılması için yeterli delil olarak gösterilen baz istasyonu tespitlerinin, tek başına bir anlam ifade etmediği, yan delillerle de desteklenmediğine dikkat çekilen kararda, “Bu dosya açısından usulüne uygun olarak alınmayan telefon görüşme tapelerinin yasak delil niteliğinde olduğu, bir kısım sanıklarla ilgili olduğu belirtilen, olay yeri görüntülerin ise isnatlarla örtüşmediği, emanete alınan malzemelerin de daha sonra bir kısım sanıkların ev aramaları sonucunda elde edildiği” belirtildi.

ÖRGÜTÜ KURAN, YÖNETEN VE ÜYE OLAN TESPİT EDİLEMEDİ
Deliller ve tespitlere göre yapılan değerlendirmede, sanıkların, ne şekilde terör örgütü (silahlı örgüt) kurduklarına, sanıkların hangilerinin yönetici, hangilerinin üye olduğu, ne tür yönetsel faaliyetlerde bulundukları tespit edilemediği ifade edildi. Kararda, “Örgütün üyelerinin kimler oldukları, aralarındaki hiyerarşik yapı, görev dağılımı, faaliyet organizasyon şeması, silahlı terör örgütünün amacı ve bu amaç için kullandığı araçlar, maddi kaynakları, örgüte özgülenen silah mühimmatı, iş bölümü, gizlilik esasları gibi terör örgütlerini teşkil eden somut olgu ve veriler tespit edilemediği anlaşıldığından, ‘silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmaktan’ haklarında dava açılan tüm sanıklar hakkında, suçun yasal tipik unsurları bulunmadığından, unsurları itibarı ile oluşmayan bu suçlardan, sanıkların, ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir” denildi.

“DARBEYE TEŞEBBÜS ETTİKLERİ İDDİA EDİLMİŞTİR”
Tüm sanıklar hakkında, “Türkiye Cumhuriyet hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” suçundan dava açıldığı hatırlatılan kararda, sanıkların Taksim Gezi Parkı projesine karşı düzenlenen gösterilere katılarak, İstanbul ve Ankara'daki Başbakanlık çalışma ofisini işgal etmek isteyerek sürdürdükleri eylemlerle, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapamaz hale getirmeye çalıştıklarının iddia edildiği vurgulandı.

“ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR”
Kararda, “Sanıkların atılı suçu uygun vasıtalarla işleyerek amaca ulaşmaya yetecek plan ve organizasyon dahilinde, maddi ve manevi alt yapısı oluşturulmuş, görev paylaşımlı, hiyerarşik yapıda bir eylem şeması ile ve birbirleriyle önceden tasarlanan şekilde hareket ettiklerine ve suçun maddi ve manevi unsurları ile sanıkların kastlarının, bu suça yöneldiğine dair, her türlü şüpheden uzak, yeterli, kesin ve somut olgular bulunmadığından, "şüpheden sanık yararlanır" genel ilkesi de göz önüne alınarak, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmaması nedeniyle, tüm sanıkların ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir" denildi.

TÜM SANIKLAR “DARBE” VE ÖRGÜTTEN” BERAAT ETMİŞTİ
Çarşı taraftar grubu üyelerinin de aralarında bulunduğu 35 sanık hakkında Gezi Parkı davasında geçtiğimiz günlerde mahkeme kararını açıklamıştı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararında “darbeye teşebbüs” ve “izinsiz gösteri” suçlarından tüm sanıklar hakkında beraat kararı vermişti. Mahkeme 4 sanığı, ruhsatsız silah ve yasaklı madde taşımak suçlarından 5 aydan 2 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarına çarptırmıştı.

BAŞSAVCILIK İTİRAZ ETTİ
Çarşı taraftar grubunun “darbeye teşebbüs” ve “örgüt kurmak” suçlarından beraat etmesine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirten Başsavcılık sanıkların bu suçlardan cezalandırılması gerektiğini belirtti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekili Mehmet Akif Ekinci, Çarşı taraftar grubu sanıkları hakkında “darbeye teşebbüs” ve “örgüt kurmak” suçlarından beraat kararı verilmesine itiraz etti.