Ali Çelik Muğla 

Evet, yanlış okumadınız dünyanın ilk arazi scooter’ı… Motosiklet dünyasında yeni bir tür veya sınıf ortaya çıkartmak, otomobil dünyasında olduğu gibi sık görülen ve kolay bir iş değil. Fakat, iki teker dünyasının en büyük üreticisi konumundaki Honda, bu konuda deneyimlerini konuşturarak X-ADV ismini verdiği yeni modelini bütün dünya ile aynı anda ülkemizde satışa sundu. 

Geleceğin ipuçları

X-ADV’nin tanıtım toplantısında, göreve başladığı nisan ayından bu yana ilk defa basın mensuplarının karşısına geçen Honda Türkiye Başkanı Takuya Tsumura, yeni modelin, kullanıcılarından gelen geri dönüşlere nasıl kulak verdiklerinin bir kanıtı olduğunun söyledi. Tsumura şöyle devam etti; “Tarihimizde ilk defa İtalyan bir tasarım ekibi ile çalışarak X-ADV modelimizi motosiklet dünyasına sunduk. Sürüş kabiliyetleri ve görünümüyle yeni bir segment açan X-ADV, asfalt ve off road yeteneklerini scooter üzerinde birleştiriyor. Kendi açtığı sınıfta rakipsiz olan SUV scooter konseptimiz, hafta içi işe giderken konforla, hafta sonu arazi de heyecanla ve yazın tatile giderken güvenle kullanılabilecek yepyeni bir ‘kavram’ aracı. X-ADV aynı zamanda motosiklet dünyasının geleceği ile ilgili önemli ipuçları taşıyor.”

X-ADV’nin 750cc’lik çift silindirli motoru, 55 beygir güç ve 68Nm tork üretiyor. Çift kavramalı otomatik DCT şanzıman çeşitli sürüş modları sunuyor ve manuel kullanıma da olanak veriyor. Yakıt sarfiyat test sürüşümüzde, spor modu ve yüksek devirli sürüşle 100km/3,8 litre olarak gerçekleşti. Aslında bu motor ve şanzuman NC 750 serisinden tanıdık… 

Türünün ilk örneği

Gelelim kendine özel ayrıntılara; X-ADV’nin tüm far, sinyal ve stop üniteleri LED olarak görev yapıyor buna 21 litrelik koltuk altında bagaj aydınlatması da dâhil ve yanına 12v piriz çıkışı da konulmuş. Akıllı anahtarı cebinizden çıkarmadan motoru çalıştırmak, yakıt deposu ve bagaj kilidini açmak mümkün. Africa Twin’de kullanılan elcik korumaları, standart sunulan yan ve orta ayakları dikkat çeken unsurlardan. X-ADV’nin gösterge paneli ise rally motorlarındaki gibi büyük kare tasarlanmış. İhtiyaç duyulan tüm bilgileri gözler önüne seriyor. Önde 17, arkada 15 inçlik tel jantlar, darbeleri sönümleyen uzun yol tipi ve arazi şartlarına uygun amortisörlerle desteklenmiş. Dört pistonlu kaliperlerle hizmet veren ABS sistemi ise zorlu test şartlarımızda bizi memnun etti. Şehir içi ve uzun yolda çeşitli hava durumu senaryolarına göre rüzgâr koruması sağlayan ön cam, 5 farklı yükseklik ayarına sahip ve gerçekten oldukça başarılı. İlerleyen günlerde Honda X-ADV’nin test sürüşü deneyimlerimizi detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacağız. 

Türkiye'de ciddi potansiyel var

X-ADV lansmanında konuşan Honda Türkiye Motosiklet Satış ve Pazarlama Müdürü Bülent Kılıçer, gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen motosiklet sayısının ülkemizden çok yüksek olduğunu söyledi. Bu duruma etki eden en büyük faktör ise toplumdaki tehlike algısı. Türkiye motosiklet pazarını değerlendiren Kılıçer, ‘Durumu Çin mallarından önce ve sonra olarak değerlendirmek gerek. Pazar 2006’da 500 binlere kadar çıktı ama plaka takılmamış 150 bin civarında Çin motoru vardı. Satışların yükselmesiyle vergiler arttı ve pazar 192 bine kadar düştü. Son 10 yılda 180 bin ile 200 bin arasında değişen pazar 2 yıldır maalesef daha da aşağı seviyelere iniyor. TÜİK rakamlarına göre biz yüzde 23’lük payla pazarı domine ediyoruz. Vietnam'da 3, Taylanda'da 4 kişiden biri motosiklet kullanıyor. Türkiye’de ise ortalamada 25 kişiye 1 motor düşüyor. Brezilya ve Arjantin'de pazar hacmi 2 milyon civarında ve ortalamada 14 kişiden biri motosiklet kullanıyor. Yani Türkiye'de ciddi bir büyüme potansiyeli var.’’ 

Otomotivden sonra motosiklet üretimi de gelebilir 

Kılıçer, büyümedeki en büyük problemin ‘tehlike algısı’ olduğu söyleyerek şöyle devam etti; “Araştırmalarımız yüzde 55’lik oranla birinci sırada tehlike ve kaza riski, yüzde 7 kullanım zorlukları ve yüzde 6 ile pahalı fiyatlar konusunda toplum üzerinde algı oluştuğunu gösteriyor. Potansiyel kullanıcıları incelediğimizde ise yüzde 54 kaza korkusu, yüzde 33 yaşının ilerlemesi, yüzde 26 gibi bir oranla aile ve eş baskısı var. Son 12 yılda toplamda 17 bin kişiye motosiklet eğitim verdik, bu rakamın 4’te 1’den fazlasını kadınlar oluşturuyor. Biz Türkiye'ye karşı olan inancımızı kaybetmedik. 2020'de hedefimiz Türkiye pazarının yüzde 50'si. Ayrıca yatırımlarımızı artırarak yola devam ediyoruz. 50 binlik satışları gördüğümüzde yerli üretim planlarına başlayabiliriz."